Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
51,4784
Dolar
Arrow
43,3978
İngiliz Sterlini
Arrow
59,4766
Altın
Arrow
7095,8004
BIST
Arrow
10.729

Allianz’la dans

Belki seyredenleriniz vardır, benim oyunculuğunun zirvesine çıktığını düşündüğüm Al Pacino’nun “Scent of a Woman" (Türkçe adıyla Kadın Kokusu) filminde bir dans sahnesi vardır. Karşınızdaki işini biliyorsa dans dünyanın en güzel şeyidir ama karşıdakinin ne yaptığını, ne yapmak istediğini anlamazsanız dans bitmeyen bir azaptır. Ticaret de böyledir. Hizmeti veren kişinin kuralları net olmalı ki siz de ne yapabileceğinizi bilesiniz.  

Hikayemiz bundan 3 yıl önce başlıyor yanlış hatırlamıyorsam. Çocuklarımız için özel sağlık sigortası yaptırmak istedi eşim. Ben genelde bu tip durumlarda acenta kimse onun kurallarına uymayı tercih ederim. Zira ne konuşulacaksa acente konuşur diye düşünürüm. O hangi sigorta şirketini önerirse o doğrudur. Eşim yakın bir acente ile konuştu ve o da Allianz ile çalışmamızı uygun gördü. Tamamlayıcı sağlık sigortaları yaptırdık.

Genelde bu tip hizmetler için kendi telefon numaramı kullanmam zira çok yoğun oluyor ama bir şekilde Allianz benim telefonuma ulaşmış. Devamlı SMS mesajlar geliyor. Kahve içer misin? Şunu yapar mısın? Diye. Ben de herhalde bir hayat şekli satmaya çalışıyorlar diye düşünüp rahatsız olmamaya çalışıyorum. Ama içimden yahu ülkede sadakat sistemi zaten çalışmıyor! Bir çalışan SushiCO var. Ona da ödül vermeye kalkıyoruz ödülü red ediyor. Yani ülke de sadakate en iyi yapan bile inanmıyor. Neden sigortacılık adına bir şey yapmıyorsunuz. Di·yorum ama söylemekte istemiyorum. Neyse iki yıl bu düşüncelerle geçti. 

Hikayemiz bu yıl sonbaharda Allianz’ı yenilemek isterken başladı. Malum çocukların kayıt süreçleri ve bir takım yatırım planları ile yoğunken birgün eşim aradı ve Allianz tamamlayıcı sigortada sorun olduğunu iletti. İki yıldır harika giden ilişkimiz ne oldu da bozuldu anlamadım?!? Eşime sordum. Eşim ilk çocuğumuz olduğu zaman bir rahatsızlık geçirdi. Rahatsızlığa teşhis konulamadı, zaten tedavi de yapılmadan iyileşti. On yıldır konu hakkında bir şey olmadı. Ama Allianz olsun istedi belki de bu konuyu bahane ederek eşime tamamlayıcı sigorta yapamayacağını söylemiş. Şimdi bir yıl önce olan bir şey olsa anlarım. Üstelik teşhis konmuş olsa onu da anlarım ama kardeşim bayram değil seyran değil amcam beni niye öptü durumu. Neyse birkaç görüşme ve yaklaşık bir ay içinde hastalığın teşhisinin konulmadığını doktor görüşmeleri ve testlerle ispat ettik de hepimize tamamlayıcı sigorta yapmaya karar verdiler. 

Aradan bir süre geçti işte asıl drama burada başladı. Bir pazar sabahı ailece kahvaltıya hazırlanacakken, eşim yataktan kalktığı gibi yere yuvarlandı. O anda insanın neler düşüneceğini sevdiği olan herkes sanırım tahmin eder. Allahtan sağını solunu bir yere çarpmamış diye sevinirken bacağım tutmuyor dedi. Kucakladığım gibi kendimizi hastanede bulduk. Çocuklar filan derken, korkunç bir pazar günü başlamıştı. Çocuklar hastalık kapmasın diye, onları araç içinde bırakıp her Onbeş dakikada bir kontrol ederek eşimi acilden hastaneye soktuk. Önce röntgen ve tomografi çekildi. Ama yaşadığımı bir ben bilirim. Röntgen çekiliyor, eşimi kucaklayıp sandalyeye koyuyorum, acil doktorunun kapısına indiriyorum sonra otoparka çıkıp çocuklara bakıyorum ihtiyaçlarını gideriyor yeniden içeri girip aynı şeyleri tomografi için yapıyorum. Eşimin bacağı tutmadığı için de onu her cihaza ben oturtuyorum. 

Röntgen ve Tomografide bir şey çıkmayıca acil doktoru da meraklanıp hastanenin (MedicalPark)  nöroloji doktorunu evinden çağırdı. Doktor hanım üşenmedi koşturarak geldi sağolsun. Bize durumun MS olma ihtimalinden bahsettti. Tabii ki çok korktuk. Ancak bunu kontrol etmek için MR çekilmesi gerektiğini onun da sabaha doğru MR makinesi boşalınca gerçekleşebileceğini söyledi. Çocuklarımız arabada, eşim yürüyemiyor ve MS ihtimali konuşuluyor. Hepimizin ne kadar zor bir halde olduğunu siz tahmin edin. 

Nöroloji doktoru yatış vermek durumundayım dedi. Ben de tabii ki ne yapılması gerekiyorsa dedim. Çocuklarımızı bir yere bıraktığım yedek anahtarla bir yakınımız gelip aracımla birlikte aldı. Biz yatış işlemlerini gerçekleştirdik. Testler, yatış, serum vs derken, saati pazar 12 yaptık. Aracım olmadığı için ihtiyaçlarımızı oradan buradan toplayıp, eşimle yemek bile yemeden yattık. Pazar akşamı hastanenin asıl büfesi çalışmadığından atıştırmalık bile bulamadık.Yanlış anlamayın bunu dramatize etmek için anlatmıyorum. Yatış kararını ne şekilde aldığımızı anlatmak istiyorum. Sabaha doğru üç kere MR çekildi eşime. Sabah 8:00 gibi de doktorumuz gelip müjdeli haberi verdi. Sinir sıkışması olabilirmiş. Yine de bir gece daha kalın dedi ama çocuklarımız dışarda rezil olmasın diye eve çıkma kararı aldık. 

Biz bu ana kadar tamamlayıcı sigortamız var zannediyoruz. Sonra çıkış işlemlerimizi yapacak arkadaş geldi ve Allianz’ın işlemlere onay vermediğini söyledi. Ben bankalar için söylenen şemsiye hikayesini hatırladım ama o kadar zor bir gece geçirmiş ve çocuklarımızın durumundan o kadar çok endişeliydik  ki; ödemeyi yapıp çıktım. Allianz’a nöroloji doktorumuz özel bir yazı yazdı red geldi. Ben tam artık bu Allianz’dan bir şey olmaz diyordum ki; beni aradılar. Ödemesini yapmamışım her an sözleşmeyi iptal edebilirlermiş. Şimdi siz söyleyin; tahsilata gelince şahin kesilen bu sigorta şirketinin, bu ödemesi hak hukuk ve ahlaka sığar mı?