Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
55,0993
Dolar
Arrow
47,7351
İngiliz Sterlini
Arrow
64,4475
Altın
Arrow
6807,7070
BIST
Arrow
13.656

Bir otomobilden ne isterim?

Haberlerini algoritmaya bırakma, hangi kaynağı okuyacağına sen karar ver. 12punto'yu tercih ettiğin kaynaklar arasına ekle!

Yıllardır otomobil kullanıyorum. Farklı markalar, farklı sınıflar, farklı şehirler… Bu kadar yılın sonunda fark ettim ki aslında otomobiller hakkında düşündüğüm şey motor gücü, beygir, menzil ya da yakıt tüketimi değilmiş. Benim için asıl soru çok daha basit: Bir araba gerçekten akıllı mı?

Bugün bana “Nasıl bir araba istersin?” diye sorarsanız cevabım elektrikli mi, benzinli mi olduğu olmaz. Bunların hiçbirini ilk sıraya koymam. Benim için en önemli özellik, aracın gerçekten kendi kendine gidebilmesi. Otonom sürüş artık otomobilin geleceği değil, bugünden sahip olması gereken temel özellik. FSD seviyesinde, yolu, trafiği ve çevresini anlayabilen bir yapay zekâya sahip olmayan bir otomobilin, ne kadar güçlü motoru olursa olsun eksik olduğunu düşünüyorum. Elektrikli olabilir, benzinli olabilir, hibrit olabilir. Bunların hepsi ikinci planda kalıyor.

Otomobil üreticileri son yıllarda ekran yarışına girmiş durumda. Ön konsola ekran, arkaya ekran, kapıya ekran… Neredeyse yakında direksiyonun üzerine de ekran koyacaklar. Ben ise başka bir şey düşünüyorum. Çarpışma anında hava yastıkları nereden çıkacak? Dev ekranlar uğruna güvenliği ikinci plana atan bir anlayışı doğru bulmuyorum. Araba lunapark konsolu değil. Önce insanı korumalı, sonra eğlendirmeli.

Günlük hayatta en çok kullandığımız ayrıntılardan biri ise bardaklık. Buna rağmen en kötü tasarlanan bölümlerden biri hâlâ orası. Bugün elimizde Stanley termoslar var, farklı boyutlarda kupalar var, kapsül kahve kupaları var. Ben kullandığım kupayı bardaklığa koyamıyorsam, o bardaklığın hiçbir anlamı yok. Farklı çaplara uyum sağlayabilmeli, içeceği sabitleyebilmeli, mümkünse sıcaklığını da koruyabilmeli. Suyu kapı cebine koymak istemiyorum. Bardaklık gerçekten bardak taşımak için tasarlanmalı.

Müzik sistemi konusunda da üreticilerin yanlış noktaya odaklandığını düşünüyorum. Ben gümbür gümbür bağıran hoparlörler istemiyorum. Ben hi-fi istiyorum. Arabada müzik dinlediğimde sadece ritmi değil, notaları da duyabilmek istiyorum. İyi bir ses sistemi yüksek ses veren değil, temiz ses veren sistemdir.

Arka koltuk da artık “idare eder” anlayışıyla tasarlanamaz. Arka tarafta bağımsız havalandırma olmalı, mümkünse dört bölgeli klima bulunmalı. Herkes kendi sıcaklığını ayarlayabilmeli. USB girişleri de artık lüks değil, standart donanım olmalı. Ön taraf teknoloji vitrini olurken arka tarafın unutulmasını doğru bulmuyorum.

Tasarım konusunda ise otomobil dünyasının gereksiz bir gösteriş yarışına girdiğini düşünüyorum. Ambiyans ışıkları, tavandaki desenler, logolar, ikonlar… Hatta Rolls-Royce’un yıldızlı tavanı bile bana gereksiz geliyor. Rolls-Royce’u çok beğenen biri olmama rağmen bu özelliğin hiçbir anlam ifade ettiğini düşünmüyorum. Ben tavanda yıldız görmek istemiyorum. Tavan gerektiğinde içeri yeterince gün ışığı almalı, istemediğimde ışığı tamamen kesebilmeli, mümkünse havalandırmaya da katkı sağlamalı. Dekor değil, işlev önemli.

Koltuk konusunda da beklentim net. Bez koltuk artık geride kalmalı. Gerçek deri olabilir, suni deri olabilir; benim için önemli olan deri hissi vermesi. Ama bu da tek başına yeterli değil. Koltuk terletmemeli. Bunun için de nefes alabilen bir yapıya sahip olmalı. Deri hissi veren ama nefes almayan bir koltuk başarılı değildir.

Koltuk ısıtma ise bana göre otomobil dünyasının en gereksiz moda akımlarından biri. Yaklaşık yirmi yıldır kullandığım otomobillerin büyük bölümünde koltuk ısıtma vardı. Açıkçası kaç kez kullandığımı bile hatırlamıyorum. Çevreme baktığımda kullanan insan sayısının da çok fazla olmadığını görüyorum. Buna karşılık koltuk soğutma gerçekten ihtiyaç. Özellikle yaz aylarında güneş altında bekleyen bir otomobile bindiğinizde bunun değerini anlıyorsunuz.

İklim değişikliği artık otomobil tasarımını doğrudan etkileyen bir konu. Araç dışarıda park halindeyken içinde çocuk, köpek ya da başka bir canlı varsa, otomobil onun güvenliğini sağlayabilmeli. Aynı şekilde araca bindiğimde koltukların bütün vücudumu yakmasını da istemiyorum. Otomobil artık sadece hareket eden bir makine değil; gerektiğinde içindekileri koruyan bir yaşam alanı olmalı.

Bu yüzden sedan otomobiller bana artık eskisi kadar anlamlı gelmiyor. Eskiden yere yakın olmanın aerodinamik avantajı vardı. Bugün ise hız sınırları belli ve SUV ya da crossover sınıfındaki araçlar da bu hızlara rahatlıkla ulaşabiliyor. Buna karşılık yollar sürekli kazılıyor, yeniden yapılıyor, bozuluyor. Daha sert yağmurlar yağıyor, daha yoğun kar görülüyor, asfaltlar daha hızlı yıpranıyor. Yerden biraz daha yüksek bir otomobil hem bu bozuk zeminlerde hem de günlük kullanımda çok daha mantıklı.

Üstelik mesele sadece yol değil. Arabaya binmek ve arabadan inmek de önemli. Bir Lamborghini Countach deneyimim oldu. Hayran olduğum bir otomobil olmasına rağmen şunu fark ettim; günlük kullanım için uygun değil. İçine girmek de çıkmak da başlı başına bir uğraş. Sedan otomobillerde bunun daha hafif bir versiyonu yaşanıyor. Sürekli eğilerek oturuyor, eğilerek kalkıyorsunuz. Ben otomobilde sandalyeye oturur gibi doğal bir oturma pozisyonu istiyorum. Uzun yol konforu da bence burada başlıyor.

Tekerlek seçimi de bu yüzden önemli. Büyük jant gösterişinden söz etmiyorum. Bozuk zemini daha rahat aşabilen, doğru yanak yüksekliğine sahip lastikler ve konforlu bir süspansiyon sistemi istiyorum. Çünkü gerçek hayat, kataloglardaki kusursuz asfaltlardan ibaret değil.

Sonuç olarak benim istediğim otomobil en fazla özelliğe sahip olan otomobil değil. Doğru özelliklere sahip olan otomobil. Kendi kendine gidebilen, güvenliği gösterişin önüne koyan, günlük hayatı anlayan, gerçekten işe yarayan bardaklıklara sahip, hi-fi ses sistemi sunan, arka koltuğu unutmayan, nefes alan deri hissine sahip koltuklar kullanan, iklim değişikliğinin gerçeklerini dikkate alan, bozuk yollarda insanı yormayan ve içine rahat girilip çıkılabilen bir otomobil…

Üreticiler hâlâ katalog satmaya çalışıyor. Ben katalog istemiyorum.

Ben akıl istiyorum.

Not: Bu özelliklere uyan modeli bulunan otomobil markaları benimle bağlantıya geçerlerse, onları duyurmak niyetindeyim.