Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
34,9385
Dolar
Arrow
32,5064
İngiliz Sterlini
Arrow
40,8451
Altın
Arrow
2441,0000
BIST
Arrow
10.087

Çanakkale Savaşında gizemli bulutun hikayesi...

“Çanakkale Savaşı gizemli bulutlar sayesinde kazanılmış” da diyen var..

Buna kargalar bile güler.

Saçmanın dik alâsı.

Ama maalesef Kültür Bakanlığı adına görevlendirile veya rehber geçinen bazı ne idüğü belirsiz kişiler Çanakkale Cephesinde insanları gezdirirken bu saçmalığı işliyor.

Hem de gerçekmiş gibi.

Neymiş efendim, Çanakkale Savaşında Evliyalar bir bulut göndermiş, İngiliz taburunu kendi içine almış ve götürmüş. Savaşı biz böyle kazanmışız filan.

Hadi oradan.

Doğrusunu anlatalım;

Anafartalar ve Conkbayırı’nı yenilgisini kabul etmeyen İngilizler 12 Ağustos’ta kaybettiği toprakları geri almak için 163’ncü Tugay ile Küçükanafarta köyünün kuzeyindeki Kavaktepe ve Tekketepe’ye bir saldırı düzenlediler. 

54’ncü Norfolk Alay Komutanı Albay Sir Haurace Beauchamp ise arazi müsait olduğu için askerleri ile birlikte Karakol dağı eteğinde ilerlemeye başladı. Tam 4 saat boyunca ilerlediler. Ancak bu Alaya bağlı 5’nci Tabur bir süre sonra da çalılıklar arasında gözden kayboldu. Asıl birliklerinden kopmuş, ayrı düşmüştü.

Kaybolduğunun farkında olmadan Tabur bir süre daha ilerledikten sonra Türk hatlarının arasına girdi. İngiliz askerleri kendilerini bekleyen tehlikenin farkında değildiler. Neticede 36’ncı Alay Komutanı Münip Bey onları gördü.

Bekledi.

Bu arada Çanakkale kuzey cephesinde emir komuta Mustafa Kemal Atatürk’te idi.

İngiliz Taburu iyice yaklaşınca Münip Bey askerlerine süngü taktırarak etrafını çevirdi. Çarpışma başladıktan sonra İngilizlerin büyük çoğunluğunu süngüden geçirdi.

Türk ateşleri o kadar etkiliydi ki, 54’ncü Norfolk Alay’ına bağlı 5’nci Tabur Sandrinham Bölüğünden 180 asker öldürülmüş ve geriye sadece Teğmen W.George Stewart Fawkes ile çavuş kalmıştı. Onlar da 90-100 metre kadar ilerlediler.

Artık geri dönemezlerdi.

Bir süre sonra çavuş da vuruldu düştü. Teğmen Fawkes tek başına ilerlemeye devam etti. Uğradığı saldırı karşısında kendisini kaybetmişti. Yaralanmış, çok da kan kaybetmişti. 25-30 metre kadar sonra kendinden geçip, düşüp kalmıştı. Kendine geldiğinde gece olmuştu.

Gözlerini açtı, şanslıydı.

Türk siperlerinin içerisinde esir düştüğünü anladı. Türk askerleri tarafından bulunmuş, ölmediği anlaşılmış, ilk tedavisi yapılmış ve mevziiye taşınmıştı.

Hayatı kurtarılmıştı.

Olay sadece bundan ibaretti.

Bu çarpışma ve İngiliz Taburunun imhası ile ilgili belgeler Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğünün Osmanlı Belgeleri içerisinde mevcuttur.

Üstelik, Teğmen S.Fawkes bu çarpışmayı ve Türklerden gördüğü bu insani muameleyi İngiltere’ye gittiğinde herkese anlatmıştı.

Dolaysıyla söz konusu İngiliz Taburu evliyaların gönderdiği bulutlar tarafından yok edilmemiş, bizzat Mehmetçik tarafından yok edilmişti. 

Peki arkadaş bulut olayı nereden çıktı derseniz anlatayım;

Savaş bitmişti. Atatürk karşısında yenilen General İan Hamilton İngiliz hükumetine hesap verecekti. Elbette buna dair de bir rapor hazırlaması gerekmekteydi. Hamilton, 6 Ocak 1916 günü bir rapor yazdı ve bu raporda 5’nci taburla ilgili olarak “Ağaçların arasına girdiler ve gözden kayboldular” “bunların akıbetinden hiçbir haber alınamadı” şeklinde muğlak ifadeler kullandı.

Daha sonra koskoca generalin bu muğlak sözlerine bir sır, bir gizem vermeye çalışan senaristler belirdi İngiltere’de. Çok izlenmesi için bu muğlak ifadeleri çarpıtan bazı İngiliz senaristleri ve film yapımcılar İngilizlerin savaşta doğranan Norfolk taburu için “Kayıp Tabur” başlıklı filmler çektiler.

Çünkü Norfolk Alayı önemliydi. Britanya Ordusunun en seçkin askerlerinden oluşmaktaydı. Kralın yazlık sarayını koruyorlardı. İngiliz Eastern Daily Pres 7 Ocak 1916 günü bu askerlerin yok oluşunu “askerler kayboldu” şeklinde haber yapmıştı.

O nedenle bu olay İngiltere’de büyük yankı uyandırmış, senaristlerin dikkatini çekmişti. 

Gerçekte de tabur kayıp idi.

Ama bulutlar tarafından değil, bu şekilde kaybolmuştu. 54’ncü Norfolk Alay’ından kopmuş, kayıplara karışmış, ama Türklerin eline düşmüştü.

Bizde ve tüm dünyada olduğu gibi İngiltere’de de film sektörü kontrolsüz olduğu için olay iyiden iyiye çarpıtıldı. Yeni Zelanda’da ise bir Ufo dergisinde yine bir gizem, bir sır verilerek yayınlandı.

Bu saptırma propagandalar ise Türkiye’de garip bir hal aldı. Çanakkale’de zaman zaman sis de oluyordu. Ayrıca bu çarpışma Ağustos ayı gibi oldukça sıcak ve kuru bir arazide gerçekleştiği için çarpışma esnasında toz bulutu da yükselmişti. Bu da gayet doğaldı. İngilizlerin bu çarpıtmalarının üstüne gerici çevreler bu sisi veya bulutu da katarak yurt içinde kullanılmaya başladılar.

Bizim yobazlar da İngilizlerden aşağı kalmadılar. Bir bulut kütlesinin gelip İngiliz askerlerini alıp götürdüğü ve savaşın bu şekilde kazanıldığı şeklinde yayınlar yaptılar.

Bunun içinde güya savaştan sağ kurtulmuş 3 askerin ifadesini örnek gösterdiler. Halbuki o da çarpıtma. İfadede askerlerin bulutların içerisinde kaybolduğu yazıyordu. Ağustos ayında birbirleriyle toplu tüfekli çarpışan askerler yağmurda çamurda kaybolacak değiller ya, tabii ki toz bulutu içerisinde kaybolacaklardı. 

Neymiş efendim bu bulutlar atlı savaşçılara da benziyormuş.

Yok daha neler.

Bu da yetmedi, bu gizemli bulutu Evliyaların gönderdiğini bile yaydılar.

İngilizlere inanılarak yapılan bu yanlış anlatımlar, Mustafa Kemal’in o savaştaki başarısını küçümsemek, önemsizleştirmek ve o toprakları kanı ile sulayan Mehmetçiği yok saymaktan başka bir şey değildi.

Norfolk taburu 22 subay ve 350 asker zayiat vermiş ve yaralanan askerler de memleketlerine geri dönmüştür. Bunlardan Robert John Crowe böyle komik bir iddiayı duyunca şaşırmıştır. Savaştan sonra 1919 yılında bölgeye görevli gelen İngiliz Rahip C.V. Edwards Türk cephe hattının 800 metre gerisinde Norfolk taburuna ait 122 kişilik İngiliz askerlerinin cesetlerini bile buldu.

Norfolk taburu gizemli bulutların içinde değil, kahraman Türk askerlerinin ve süngüsünün ucunda yok olmuştu.

Bunu çarpıtanlara gelince;

Onların ki İngilizlere alet olmak filan değildir. Doğrusunu da bildikleri için yaptıkları düpedüz ihanettir.