Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
51,4850
Dolar
Arrow
44,4973
İngiliz Sterlini
Arrow
58,7512
Altın
Arrow
6806,2388
BIST
Arrow
10.729

Atatürk’ün kurduğu gazeteler

O sadece asker, sadece bir devlet adamı ve  sadece bir düşün adamı değildi elbette.

Atatürk aynı zamanda gazetecidir de.

Tarih;1902

Abdülhamit’in matbaaları sıkı kontrol altına aldığı, devletin resmi gazetesi olan Takvim-i Vekayi’nin bile kapatılıp kapısına mühür vurulduğu, muhalif gazetecilerin zindana atılıp idama mahkum edildiği, yazarlarının ömür boyu kalebentliğe, sürgüne gönderildiği bir ortamda, askeri öğrenci iken arkadaşları Ali Fuat, Ömer Naci ve İsmail Hakkı ile birlikte gizli bir gazete çıkarmıştı. Başyazarı da kendisiydi.

Bu gazete ile Akademide arkadaşlarına Mili bir bilinç uyandırmaya çalışır.

Tarih 1918

İstanbul’a gelir gelmez arkadaşı Ali Fethi Okyar’a “Milleti uyandırmak için bir gazete çıkarmaktır” der.  Maaşından biriktirdiği biraz parasını ortaya koyar ve vereceği kurtuluş mücadelesine katkı olması açısından arkadaşı Ali Fethi Okyar ile birlikte gazete çıkarır.

Adı Minber.

Adını da kendisi koyar.

Gazetenin başında Ali Fethi Bey vardır, imtiyaz sahibi ve sorumlu müdürü ise Dr. Rasim Ferit’dir. 1 Kasım 1918’de yayın hayatına başlar Minber gazetesi.  Gazetenin başyazılarını Atatürk farklı adlarla yazmıştır. Ve zaman zaman da Kurtuluş Mücadelesini başlatacağının haberini de satır aralarında vermiştir. Örneğin,  Ahmet Hulki imzalı 18 Kasım 1918’de şu ilginç cümle yer almaktadır: 

“Herhalde vatanın geleceği, Mustafa Kemal Paşa’dan büyük hizmetler beklemekte haklıdır.”

Ancak sadece 51 sayı çıkarabilirler. Atatürk’ün biriktirdiği para da tükenmiştir çünkü. Destek de alamamışlardır, gazete kapanmıştır.

Tarih 19 Mayıs 1919

Atatürk, Minber gazetesinden haberini verdiği Kurtuluş Mücadelesini gerçekleştirmek için 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkar. 03 Temmuz 1919’da Erzurum’a gelir. Erzurum Kongresini düzenler ve Bu kongrede Heyet-i Temsiliye’ye Başkan seçilir.

Burada bir gazete vardır. Albayrak. Öğretmen Cevat Dursunoğlu tarafından bin bir güçlükle çıkarılmaktadır.

Mustafa Kemal Erzurum’a gelir gelmez bu gazeteye el atar. Destek verir. Düzenlediği Erzurum Kongresi ile ilgili Albayrak gazetesi yurda haber verir. Bilgi verir. Atatürk Albayrak gazetesini çıkaran Cevat Dursunoğlu’na Türkiye Cumhuriyetinin sınırlarını çizme görevini verir. Ana hatlarını kendisi verir. Gazeteci Cevat Dursunoğlu Atatürk’ün verdiği bu görevi başarıyla gerçekleştirir.

Türkiye’nin bu günkü sınırlarını Atatürk’ün direktifiyle bir öğretmen, bir gazeteci çizmiştir.

Erzurum Kongresi biter. Atatürk Sivas yollarına düşer.

11 Eylül 1919’da sona eren Sivas Kongresi’nin hemen ardından etrafındakilere yeni bir gazete çıkaracağını söyler. Gazete’nin adı;İrade-i Milliye olacaktır. İrade-i Milliye Milli İrade demektir. Ve gazetenin isminin altında da şu yazar; “İrade-i Milliye, Metalip ve Amali Milliye’nin Müdafiidir”

Yani; Gazetemiz ”Ulusal İradenin, Milletin haklarının ve emellerinin Savunucusudur” demektedir cesurca.

İrade-i Milliye gazetesi korkusuzdur. 

Atatürk’ün bulduğu İrade-i Milliye adı, hilafet iradesine, padişah iradesine karşı özellikle seçilmiş bir addır.  Atatürk tarafından kurulmuş olan gazetenin imtiyaz sahibi Selahattin Bey’dir. Yazı işleri müdürü ise Mazhar Müfit Kansu olacaktır.

Meşrutiyet döneminden kalma matbaada el yordamıyla gazete çıkarılır. Atatürk gazeteyi eline alır ve İsmail Hami adıyla yayınladığı ilk yazısını okur. Yazının adı; “Harekât-ı Milliye’nin Esbabı” dır. 

Yani; Milli Mücadelenin amacı der ve gereklerini bu yazıda açıklar.

İrade-i Milliye Anadolu’da bir umut olur, dalga dalga yayılır. Sayfaları elden ele dolaşır.

Önce haftalık, sonraları da günlük olarak yayınlanan gazetede Sivas Kongresi zabıtlarını, Atatürk’ün bildirilerini, konuşmalarını yayınlar. Kurtuluş amacı için ve Sivas Kongre Kararlarını topluma duyurmak için çıkarılan gazete çeşitli illere ve özellikle İstanbul’daki resmi dairelere  mühürlü zarflar ile gönderilir. Amaç; İstanbul’da İşgalci İngilizlerin uyguladığı basın sansürünü aşmak ve duyuruları resmi dairelere bile ulaştırmaktır.

İrade-i Milliye, Heyet-i Temsiliyenin Sivas'ta bulunduğu süre zarfında 19 sayı çıkarmıştır.

İlk sayısı, 1.000 adettir, ancak yoğun talep üzerine 5.000 adete kadar çıkmıştır.  O yıllarda Sivas'ın büyük gazetesi olan Kızılırmak bile sadece birkaç yüz basmaktadır. 

Hakimiyet-i Milliye

Atatürk’ün Sivas Günleri sona ermiştir. Anadolu’da örgütlenmeyi tamamlamış, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Derneğinin Temsil Heyeti Başkanı olarak Ankara’ya hareket etmiştir. Ankara’da ayağının tozuyla hemen bir gazete kurma girişiminde bulunur. “Bir gazete çıkaracağız” der. Ankara’da açmayı düşündüğü Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kararları ve yurt genelinde işgale karşı direniş ve Kurtuluş Savaşı hazırlıkları Millete ve o günkü başkent İstanbul’a nasıl duyurulacaktır?

Elbette basın ile duyuracaktır.

Ancak Ankara’da uygun bir matbaa yoktur. Haber salınır dört bir yana ve aranan matbaa Konya’da bulunur.  Hemen getirtilir ve matbaa makinesi, Ulus-Taşhan karşısındaki Velihanın ahırına yerleştirilir. 

Evet, Kurtuluş Savaşının sesi olan gazetenin matbaa odası bir ahırda kurulmuştur.

Ahır temizlenir. Ahırın biraz ötesinden dar merdivenlerle çıkılan iki oda vardır. İki oda da tahta direkler üzerine kuruludur. Odalardan biri gazetenin yazı odası ve  idare merkezi, diğeri de Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin merkezidir. 

Gazetenin yazarları oldukça heyecanlı ve umutludur. Hâkimiyet-i Milliye yazarlarından Yakup Kadri Karaosmanoğlu hatıralarında gazetenin idare merkezi için şöyle der:

-”Hâkimiyet-i Milliye’nin yazı ve idare merkezi dört direk üstüne kondurulmuş iki derme çatma odasıyla bir leylek yuvasını andırıyordu. Lâkin biz bu leylek yuvasında kendimizi kartallar gibi hissediyorduk” 

Sivas’ta kurulan İrade-i Milliye gazetesi ile Milletin iradesini vurgulanmıştır. Ama artık iradenin Milletin elinde olması yeterli değildir.  Hakimiyet de milletin elinde olmalıdır. O yüzden gazetenin adını da Atatürk  “Hakimiyet-i Milliye” olarak koyar.  

Başyazar da kendisidir.  Yazı işleri müdürü Nizamettin Nazif Tepedelenlioğlu’dur.

Ve 10 Ocak 1920 günü yayınlanan ilk baskısındaki başlık şudur;

“Gazetenin görevi milletin iradesini hakim kılmaktır” 

Atatürk’ün amacı Kurtuluş savaşının gerekçelerini, tüm aşamalarını ve amaçları ve nedenlerini bu gazete ile dünyaya duyurmaktır. 

Haftada iki gün yayınlanan Hâkimiyet-i Millîye 18 Temmuz 1920’den sonra haftada üç gün yayınlanmaya başlar. Atatürk ahırdan bozma bu mürettiphaneye sık sık uğrar.  Hüseyin Ragıp’ı karşısına alır ve şunları söyler;

-“Hakimiyet-i Milliye’yi her gün çıkaracağız. Bununla sen meşgul olacaksın. Her gün de oraya başmakale yazacaksın!” der

Gazete 6 Şubat 1921 tarihinden itibaren günlük olarak yayınlanmaya başlar, zamanla makinelerini yeniler ve yazı kadrosunu genişletir. 

Albayrak, Hâkimiyet-i Milliye ve  İrade-i Milliye gazetelerinin başyazılarında ve diğer yazıların da Atatürk’ün büyük ağırlığı vardır. Bu yazıların genellikle sahibi Atatürk’tür. Gazete Anadolu’da kurulan Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Derneği’nin aynı zamanda yayın organıdır. Büyük Zaferden sonra ve Cumhuriyetin ilanında da Hakimiyet-i Milliye yayınlarıyla büyük görevler alır. Kurtuluş Savaşının zaferleri ve Cumhuriyetin ilanı Hakimiyet-i Milliye’den verilmiştir. 

Sonuç olarak;

Türk Milletini kurtarma görevini üstlenen ve bu dava için ömrünü adayan, Kurtuluş mücadelesi veren, kazanan ve bu günün Türkiye Cumhuriyetini kuran Mustafa Kemal Atatürk iyi bir devrimci, asker, devlet adamı ve düşün adamıdır.

Ama aynı zamanda bir gazetecidir.