Daha önce yaptığı pek çok açıklamayla tepkileri üzerine çeken Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu bu kez açıktan İran’ı hedef aldı.
Üniversite öğrencilerinin kaldığı evler için “fuhuş evleri” benzetmesinde bulunan; Sokrates, Platon ve Aristo hakkında “İslam dünyasına sokulmuş şeytanın Truva atları” diyen, Ayasofya’daki bir ikonaya “fahişe” ifadesini kullanıp “Camide fahişe olur mu?” diye soran Sofuoğlu, bu kez de kendine ait youtube kanalında İran’la ilgili akıl almaz sözler sarf etti.
İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırısını “çakma savaş oyunu” olarak nitelendiren Sofuoğlu, İran’ın bu süreçte İslam dünyasında öne çıkarıldığını ve rejimin kendisini yenilmez bir güç olarak sunacağını iddia etti.
Sofuoğlu’nun İran düşmanlığı olarak nitelenebilecek sözlerinin dayanağı ise kendine özgü tarih yorumlarıydı. Ona göre Emevileri ve Abbasileri yıkan İran’dı. İslam devletleriyle savaşan da yine İran’dan başkası değildi.
Şimdi burada duralım ve meseleye biraz daha yakından bakalım.
Tarihi işgal ve istilalarla dolu olan ABD, bu zincirin son halkası olarak İran’a saldırıyor ve bir kez daha emperyalist yüzünü gösteriyor. Böylesi bir durumda insan neden emperyalizmi ve istila siyasetini konuşmak yerine saldırıya uğrayan ülkeye hasmane bir tutum alır?
Mezhep milliyetçiliği mi?
Takıntılı bir İran nefreti mi?
Yoksa fanatizmin bilinçaltı mı?
Sofuoğlu havadaki bombaları değil, o bombaların düştüğü ülkeyi konuşuyor hâlâ. Çok değil, birkaç gün önce atılan bombalarla onlarca çocuk hayatını kaybetti. Böyle bir durumda bile İran nefretinizi kontrol altına alamıyorsanız, konuşulacak başlık siyaset değil; insaf ve vicdandır.
Elbette İran’ın siyasal yapısına, uyguladığı toplumsal politikalara itiraz edebilirsiniz. Elbette İran’ı, başta teolojik meseleler olmak üzere birçok konuda eleştirebilirsiniz. Ancak açık bir emperyalist saldırı altındaki bir ülkeyi “danışıklı dövüş” türünden kahvehane tezleriyle konuşamazsınız. Bunun adı eleştiri değil; niyetinizden bağımsız olarak düşmanca bir tavırdır.
Gelelim Sofuoğlu’nun meşhur tarihsel saptamalarına.
Neymiş? Emevileri ve Abbasileri İran yıkmış. Oldu olacak Cemel Savaşı’nı da, Sıffin’ı de İranlılar yaptı deyin.
Emeviler dediğiniz tarih; baskının, zulmün ve gözyaşının eksik olmadığı bir tarihtir. Türkler dâhil binlerce insanın kanında Emevi askerlerinin eli vardır.
Peygamberin ailesini katleden soyun adıdır Emeviler. Harre’de binlerce Müslümanı kılıçtan geçiren, Medine’yi yağmalayan, ganimet uğruna her türlü zulmü işleyen zihniyetin adıdır Emeviler.
Emevileri İran değil, kurdukları zorba düzen yıktı. Yolsuzluk siyaseti, yarattıkları toplumsal kargaşa, güç, mülkiyet ve iktidar hırsı yıktı.
Dahası, böyle bir düzen mi savunuluyor? Bu düzen yıkılmayacaktı da ne olacaktı?
Benzer bir durum, bütün dönemleri olmasa bile Abbasiler için de geçerlidir. Nihayetinde bir hanedanlıktan, bir saltanat rejiminden söz ediyoruz.
Hal böyleyken İran nefretiniz için Emeviler ve Abbasiler’den medet ummanız yalnız bugüne değil, tarihe karşı da işlenmiş bir haksızlıktır. Tarihi mezhep kavgalarının malzemesi hâline getirmek, geçmişi anlamak değil onu bugünün öfkelerine rehin vermektir.
Sofuoğlu bu sözleriyle yalnızca kendisini değil bir zihniyeti temsil ediyor. O zihniyeti tanımak gerekir. Çünkü o zihniyet, bombalar altında ölen çocuklara bakarken bile önce kinini hatırlar; emperyalizmi değil “öteki”ni görür. Konuşan isimler değişir, ekranlar değişir, kürsüler değişir ama o dar ve fanatizmle beslenen zihniyet değişmez.
Çok Okunanlar
Fatih Altaylı'dan İlber Ortaylı hakkında üzücü açıklama
Türkiye'nin yeni il adayı ilçeleri belli oldu
'Cezaevinde 16 kilo verdim, koğuşta hükümlünün boğazını kestiler'
Liverpool taraftarları Atatürk pankartı açtı
Kaplan ve Gizli Tanık Serdar Sertçelik 'Kara Para Davasında' karşı karşıya geldi
Türkiye'ye düşen füzenin sırrı çözüldü
Bir meslek grubuna daha yeşil pasaport geliyor
Bombalar yağarken İran nefreti: Sofuoğlu’nun vicdan testi
Eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanığın ifadesi ortaya çıktı
Emperyal faşizm