Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
55,2394
Dolar
Arrow
47,7642
İngiliz Sterlini
Arrow
64,4951
Altın
Arrow
6825,9851
BIST
Arrow
14.110

Yeni altyapı yükleniyor 3- Veri merkezleri ve dünya düzeni

Haberlerini algoritmaya bırakma, hangi kaynağı okuyacağına sen karar ver. 12punto'yu tercih ettiğin kaynaklar arasına ekle!

Bir önceki bölümde hesaplama kapasitesinin yapay zeka (AI) çağının stratejik üretim faktörlerinden birine dönüşmekte olduğunu tartıştım. Fakat hesaplama kapasitesinin ekonomik, politik ve stratejik önemini anlamak için bir adım daha atmak gerekiyor. Hesaplama kapasitesinin nerelerde üretildiği ve iletişim düzenimizin nasıl değiştirdiğine ve veri merkezleri arasındaki stratejik ilişkiye bakmak gerekiyor.

Örneğin İstanbul’da cep telefonundan bir AI uygulamasına birkaç cümle yazdığımızda bunun arkasında yalnızca bir yazılım çalışmıyor. İstek, iletişim ağları üzerinden veri merkezlerine ulaşıyor; burada büyük işlem kümelerinde işleniyor ve sonuç yeniden aynı ağlar üzerinden kullanıcıya dönüyor. Kullanıcı için süreç birkaç saniyeden ibaret. Fakat o birkaç saniyenin arkasında binlerce işlemci, yüksek miktarda elektrik, soğutma sistemleri, fiber ağlar ve fiziksel bir tesis var. Bu durum sadece AI chatbotları ve uygulamalarıyla sınırlı da değil. Bir YouTube videosunun izlenmesi, Netflix’te bir filmin açılması, Instagram’da bir videonun yüklenmesi veya bir arama motorundaki arama sonuçları, dünyanın farklı noktalarındaki veri merkezlerinin ve iletişim ağlarının birlikte çalışmasına bağlı. Yani aslında dijital medya ne kadar kablosuz ve bulut tabanlı görünürse görünsün, gerçekte çok büyük bir fiziksel altyapının üzerinde çalışıyor.

Yapay zeka yükselişi bu altyapıya yeni bir işlev ekliyor: Veri merkezleri iletişimi taşırken, iletişimin kendisini üretmeye de başlıyor. Başka bir ifadeyle internet bilgiyi dolaşıma sokup, platformlar bu dolaşımı veriye bağlarken, AI ise içerik üretimini de aynı hesaplama altyapısının içine çekiyor. Bir haberin özetlenmesi, bir videonun çevrilmesi, bir görüntünün üretilmesi ya da bir arama sorgusunun yanıtlanması hesaplama yoluyla iletişim üretimi anlamına geliyor. Bu nedenle veri merkezlerini teknolojinin arka planındaki tesisler olarak görmek yeterli değil. Çünkü veri merkezlerinin coğrafyası, giderek iletişim ve hesaplama gücünün ekonomik coğrafyasına dönüşmekte.

Dünyanın en büyük veri merkezi kümelerinden biri olan Northern Virginiabunun iyi bir örneği. Bölgenin fiber ağlara yakınlığı, geniş arazi imkanı ve enerji altyapısı onu yıllar içinde dijital ekonominin önemli düğümlerinden birine dönüştürdü. İrlanda da benzer biçimde Avrupa’nın önemli veri merkezi merkezlerinden biri haline geldi. Son yıllarda Körfez ülkelerinin büyük ölçekli veri merkezi ve AI yatırımlarına yönelmesi ise başka bir gelişmeye işaret ediyor. Enerji zenginliği artık hesaplama kapasitesi üretmek için de kullanılmak isteniyor. Bu dönüşüm Türkiye açısından da teknoloji şirketlerinin ne kadar AI geliştirebildiğinden ibaret değil. Türkiye’nin küresel dijital ekonomideki konumu; veri merkezleri, enerji kapasitesi, fiber ağlar, denizaltı kabloları ve bölgesel veri trafiği açısından yeniden düşünülmek zorunda. Avrupa, Kafkasya, Orta Doğu ve Orta Asya arasındaki konumu Türkiye’ye önemli bir iletişim ve veri geçiş avantajı sağlarken, bu avantajın gerçek bir hesaplama kapasitesine dönüşebilmesi için güçlü veri merkezi altyapısı, güvenilir enerji ve yüksek kapasiteli ağ yatırımları gerekiyor. Başka bir ifadeyle Türkiye’nin dijital ekonominin altyapısında nasıl bir konum alacağı tüm bunlara bağlıyken, Türkiye bu yeni coğrafyada verinin geçtiği bir koridor mu olacak, yoksa verinin işlendiği, hesaplamanın üretildiği ve bölgesel dijital gücün merkezlerinden birimi olacak?Bir veri merkezi kurulduğunda sunucular elektrik, fiber ağlar, soğutma sistemleri, trafo merkezleri ve yeni enerji yatırımları da beraberinde geliyor. Böylece veri merkezi, kendisini çevreleyen yeni bir dijital altyapı ekonomisi yaratıyor. Veri merkezlerinin haritası ile dünya ekonomisinin yeni haritası arasında ilişkisellik artıyor.

Bu noktada medya ve iletişim açısından da derin bir dönüşüm yaşanıyor. Geçmişte iletişim gücü, büyük ölçüde içerik üretme ve dağıtma kapasitesiyle ilişkiliydi. Gazeteler matbaaları, televizyon kanalları yayın ağlarını, haber ajansları küresel muhabir ağlarını kontrol ederek güç kazandı. İnternet bu yapıya platformları ve veri toplama kapasitesini ekledi. AI ise üçüncü bir katman getiriyor: hesaplama kapasitesini.Artık bir platformun gücü yalnızca kaç kullanıcısı olduğuyla veya ne kadar veri topladığıyla ölçülmeyebilir. O veriyi ne kadar hızlı işleyebildiği, hangi YZ modelleri çalıştırabildiği ve bunu hangi altyapı üzerinde gerçekleştirebildiği de önem kazanıyor.Bu nedenle Google’ın veri merkezleri, Microsoft’un bulut altyapısı veya Amazon’un devasa sunucu ağları giderek küresel iletişim sisteminin fiziksel düğümleri haline geliyor.Bir başka deyişle, medya ekonomisinin görünür yüzü platformlarda kalırken, ekonomik ve stratejik ağırlığın büyük bir bölümü platformların arkasındaki altyapıya ve altyapı tekellerine doğru kayıyor.

Bu dönüşümün jeopolitik sonucu ise daha da ilginç. Denizaltı fiber optik kablolarının güzergahları nasıl ülkelerin iletişim güvenliği açısından stratejik hale geldiyse, veri merkezlerinin ve hesaplama kapasitesinin nerede yoğunlaştığı da gelecekte benzer bir önem kazanabilir. Çünkü artık ekonomik ve stratejik odak, bilginin nerede işlendiği, veri merkezlerinin nerelerde toplandığı, hangi algoritmalar tarafından dönüştürüldüğü ve bu süreç üzerinde kimin kontrol sahibi olduğu ile ilişkilendirilecek. Körfez ülkelerinin büyük AI altyapı yatırımları, enerji sermayesinin hesaplama sermayesine dönüştürülmesi, küresel güç dengelerinde yeni bir pozisyon arayışına da işaret ediyor. Benzer biçimde ABD ve Çin’in gelişmiş çipler ve AI altyapısı üzerindeki kontrolü, teknoloji politikasını giderek ulusal güvenlik politikasının bir parçası haline getiriyor.

Kısacası veri merkezleri binaları içinde çalışan makineler küresel dijital ekonominin hesaplama kapasitesini oluşturuyor; ona bağlanan ağlar küresel iletişimi taşıyor; onu besleyen enerji sistemi üretim kapasitesini belirliyor; bulunduğu ülke ise bu altyapı üzerinden yeni bir ekonomik ve jeopolitik avantaj elde etmeye çalışıyor. Bu nedenle AI çağında iletişim özgürlüğü veya medyanın gücü üzerine düşünürken platformlara ve platform ekonomisine bakmak artık yeterli değil. Geleceğin iletişim düzeninin önemli bir bölümü, ekranların arkasındaki veri merkezleri tesislerinde kuruluyor. Ve bu tesislerin çalışması için çip veya sermayenin yanında daha fazla “elektrik enerjisi” gerekmekte.AI fabrikaları büyüdükçe, onları besleyecek enerji sistemleri üzerindeki rekabet de büyüyecek. Bir sonraki bölümün sorusu tam burada ortaya çıkıyor: Yapay zeka için veriyi depolamak, işlemek ve dolaşıma sokmak için elektrik gerekiyorsa, geleceğin hesaplama gücünü hangi ülkeler ve hangi enerji sistemleri taşıyabilecek? Diğer yandan hesaplama altyapısının ve veri merkezlerinin önemi ekonomiyle de sınırlı kalmıyor. Çünkü aynı hesaplama kapasitesi, iletişim sistemlerinden istihbarata, otonom sistemlerden silah sanayi teknolojilerine kadar giderek askeri kapasitenin de bir parçasını oluşturuyor, stratejik ve askeri bir altyapıya dönüşüyor. Geleceğin savaşı daha akıllı silahlarla gerçekleşecekse akıllı silah sanayi mümkün kılan hesaplama; enerji ve iletişim altyapısını kontrol etme kapasitesiyle de belirlenecek demektir. Bu bağlamda bunun NATO açısından jeopolitik ve güvenlik anlamı nedir? NATO, AI, hesaplama kapasitesi, kritik altyapı ve yeni nesil silah sistemleri arasındaki ilişkiyi nereye yerleştiriyor? Gelecek hafta bu soruların peşine düşeceğiz.