Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
56,0673
Dolar
Arrow
48,2635
İngiliz Sterlini
Arrow
65,2980
Altın
Arrow
6978,4944
BIST
Arrow
14.299

Bu bir adam kaçırmadır ve adı haydutluktur!

Haberlerini algoritmaya bırakma, hangi kaynağı okuyacağına sen karar ver. 12punto'yu tercih ettiğin kaynaklar arasına ekle!

Adını doğru koyalım.

Kimse meseleyi hafife almasın, magazinleştirmeye kalkmasın.

Amerika, egemen bir devletin devlet başkanını gözünü kırpmadan kaçırmıştır.

Bu ne bir operasyondur ne hukuki bir süreçtir ne de demokrasi müdahalesi...

Bu, açıkça uluslararası hukukun hunharca ihlalidir.

Kimin gücü kime yeterse ilkelliğinin vücut bulmuş hâlidir.

Bir ülkenin devlet başkanını rızası dışında hedef almak; tehdit etmek, alıkoymak ya da zorla tasfiye etmeye kalkmak, haydutluğun dik alasıdır.

Uluslararası hukuk ne diyor?

Egemenlik, diyor.

Devletlerin eşitliği, diyor.

Diplomatik dokunulmazlık, diyor.

Trump ne yapıyor?

“Ben istersem olur” diyor.

“Benim hukukum var, sizin yok” diyor.

“Boyun eğmeyeni tepelerim” diyor.

ABD, Maduro’yu kaçırarak şunu ilan etmiştir:

“Sandıkla yenemediğimi kaçırırım.”

“Ambargo yetmezse rehin alırım.”

“Hukuk bana işlemez.”

Bu, modern bir devletin zihniyeti değil; çünkü bu zihniyetle ancak mafya olunabilir!

Bugün için Trump’ın hedefi Venezuela...

Ama meseleyi sadece Maduro’nun kaçırılması olarak değerlendirmemek de gerekir.

Mesele tam olarak şudur:

Eğer bu kaçırma işi meşrulaştırılırsa, yarın dünyada hiçbir devlet başkanı güvende olmayacaktır. Kimin gözü kimi keserse tepesine binecek, kaçıracak ya da öldürecektir.

Ondan sonra yandı gülüm keten helva!

Bugün Latin Amerika, yarın Ortadoğu, öbür gün Asya…

Uluslararası düzen, bu haydutluğu normalleştirdiğimizde; hatta sosyal medyada bir tık fazla alabilmek için magazinleştirdiğimizde çökmeye başlayacaktır, kimsenin kuşkusu olmasın.

Trump’ın yaptığı “dünya liderliği” değildir; zorbalıktır, korsanlıktır, postmodern sömürgeciliğin fragmanıdır.

Trump, bu emri vererek aslında meşruiyetini de kaybetmiştir.

Bundan sonra yeniden başkan olabilmek için ihtiyacı olan başarı hikâyesi “Maduro’nun kaçırılması” değildir.

Uluslararası kamuoyu sessiz kalmamalı ve gerekli tepkiyi göstermelidir!

Yoksa, bunun önü açılır ki, sonrası tufan diyerek noktayı koyalım.