CHP kurultayının iptali için açılan davadan “mutlak butlan” çıkmayınca CHP'liler cümbür cemaat rahat bir nefes aldı!
Mahkeme, ‘görevsizlik itirazı’nın sonucunu beklemeye karar verdi, duruşmayı 8 Eylül’e erteledi.
Bu demek oluyor ki, önümüzdeki yaz aylarında bu meseleyi konuşmaya, tartışmaya devam edeceğiz.
Bütün dikkatler yine CHP'nin üzerinde olacak.
İktidar için maksat şimdilik hasıl olmuş gibi görünüyor!
“Mutlak butlan” kozunu bir kerede harcamadı. Anladığımız kadarıyla elinde, hem de güçlü şekilde tutmaya devam edecek. İktidarın 2002'den beri siyasi mühendisliğin kitabını yazmış olduğunu düşünürsek, aslında CHP için ortada çok fazla sevinilecek bir vaziyet yok.
Tayyip Erdoğan, CHP'nin enerjisini sönümlendirmeyi çok iyi beceriyor, hakkını teslim edelim.
Bu kozu istediği vakit, istediği şekilde masaya süreceğinden, Özgür Özel'i köşeye sıkıştıracağından, CHP'yi yine, yeniden tartışmaya açacağından ya da bir şekilde pazarlık zemini arayacağından kimsenin kuşkusu olmasın.
Acaba, 8 Eylül'e kadar Özgür Özel'e İmamoğlu'ndan vazgeçmesi bir mühlet vermiş olabilir mi?
Mesela, “Sen İmamoğlu'nu unut, ben de CHP'ye dokunmayayım” mesajı filan?
Mümkündür...
Üç vakte kadar anlarız!
Ama, eylül ayına kadar yurdum insanının nabzını tutacak, araştırmalar, anketler yaptıracak, meselenin olurunu, olmazını görecek, stratejisini öyle belirleyecek.
Bugüne kadar hiç şaşmadı. Bunlar, Tayyip Erdoğan için kuyumcu terazisi hassasiyeti ile yapılması lazım olan ince siyasi hesaplar.
8 Eylül yaklaşırken bir bakacağız, besleme haber kanalları, sosyal medya trolleri meseleyi köpürtmeye başlamış. Kılıçdaroğlu'ndan ya da artık kimse onlar “yakın çevresinden” alınacak üç beş beyanat veya kulis bilgisi ile gündem yine CHP'nin üzerine devrilivermiş.
Sonraki duruşma muhtemelen ekimde ya da kasımda yapılacak. Günler, haftalar, aylar birbirini takip edecek! Bu, anayasa meselesini nihayetlendirene kadar böyle sürüp gidecek; yeter ki, Meclis'te Tayyip Erdoğan'ı ömür boyu o koltukta oturmasını sağlayacak, Kürtçülerin de gönlünü edecek vekil sayısını bulunabilsin, CHP de buna karşı kuvvetle muhalefet etmeye çalışmasın, iktidarın tekerleğine taş koymasın.
Belki de asıl derdi, bu dava üzerinden yaptığı şantajla CHP'nin desteğini almak. Çünkü, CHP'nin ve CHP tabanının rıza göstermediği böyle bir anayasa değişikliğinin elinde patlamasından korkuyor.
CHP'nin ikna edilmesi, Tayyip Erdoğan için kritik önemi haiz. Sadece Özgür Özel'i kafa kola almak da kafi değil.
CHP'ye müzahir kitlelerin de kontrol altında tutulması lazım. Ama bunun kolay olmadığının farkında.
19 Mart'tan sonra CHP'nin sokaktaki insanları değil, sokaktaki insanların CHP'yi yönlendirmiş olmasını, Özgür Özel'in de bu dalganın üzerine sörfünü koyup iktidara meydan okumasını dikkatlice not aldığını biliyoruz.
Şimdi kaseti tersten okuyalım.
Eğer mahkeme mutlak butlan kararı alsaydı ve partinin anahtarını Kılıçdaroğlu'na verseydi, CHP'de bir kırılma meydana gelirdi belki partiden kopmalar yaşanırdı ama iktidar elindeki bu kozu harcamış, pazarlık zeminini de berhava etmiş olurdu. Böylece zaten psikolojik ve ahlaki üstünlüğü elinde tutan CHP bu krizden daha da kuvvetlenerek çıkabilirdi.
Unutmayalım, yurdum insanı mağduru sever...
Ancak mahkeme, bu kararıyla sürecin kontrolünü yine Tayyip Erdoğan'a verdi.
Önümüzdeki aylar CHP için çok kolay geçmeyecek, diyerek yazımıza noktayı koyalım.
Çok Okunanlar
Uyuşturucu ve grup seks skandalında yeni ayrıntılara ulaşıldı
Veyis Ateş'in doğum günü partisindeki isimler dikkat çekti
'Görüntülenme sayısının 117 bin olması' suçu!..
İktidar cephesinde büyük şok!
Zam oranını saatler öncesinden duyurdular
CHP'den AKP'ye transfer olan Hasan Ufuk Çakır ilk kez konuştu
Kulisler hareketlendi! İktidardan 'liste sözü'
Özgür Özel'den Sözcü TV Genel Müdürü'ne DEM Parti tepkisi
En düşük emekli maaşı belli oldu: Beklenen oldu!
Bebek Otel’de uyuşturucu ve fuhuş partileri