Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
51,4850
Dolar
Arrow
44,4973
İngiliz Sterlini
Arrow
58,7512
Altın
Arrow
6806,2388
BIST
Arrow
10.729

Kuru eleştiri: Bir oyalanma siyaseti

Türkiye muhalefeti, ilericilerinin, cumhuriyetçilerinin erişkin olması ümidiyle...

Uzun yıllar muhalefette kalmanın etkisiyle, ''bizim mahalle'' tepki üzerinden büyüyüp küçülüyor. 

Kurucu, yapıcı bir siyaset hattını bir türlü tutturmuyor, tutturamıyor. 

Karşı tarafın hamlelerini izlemiyor, öngöremiyor, öngörmeye çalışmıyor. Bunlar olmadığı için karşı hamlelere hazırlık yapamıyor. 

Satrançta sırf kendi hamleleriyle plan yapan acemi oyuncuya benziyor. 

Bunun bir nedeni de yankı odalarına hapsolmuş olmamız. Ne yazık ki, kendi kendimize propaganda yapa yapa gerçeklikten kopmaya başladık. 

Muhalefetin ve muhalefetteki figürlerin zaaflarını duyamaz olduk. Hal böyle olunca karşı tarafın hamlelerini savuşturmakla yetindik. Çünkü önceden hazırlık yapamadık. 

Türkiye'nin önceliklerini, sorunlarını merkeze almadık. Bu nedenle de bu öncelikleri gözeten, sorunları çözen siyasetlere kafa yormadık. Örneğin, Türkiye'nin dış ticaret açığı ile enerji ithalatı sorunu; su sorunu; deprem ve kentleşme sorunu; üretici sermayenin finansa ve yurtdışına kaçma sorunu; toplumsal kutuplaşma vb. sorunların hiçbirinde anlamlı, akılda kalıcı siyaset üretmedik. 

Bir dostumla yaptığımız mülakatlarda, iktidar dışında hiçbir partinin Türkiye'nin enerji sorunları ve enerjide dönüşüm başlıkları altında mevcut duruma dair değerlendirmesi olmadığını, hele hele en ufak gerçekçi siyaseti olmadığını üzülerek fark ettik. 

Arka arkaya yargı paketleri açıklanıyor. Bunların hemen hiçbirinde anlamlı, somut ve derde deva olacak eleştiri veya çözüm sunamıyor muhalefet. Esasında iktidar partilerinin milletvekillerinin de bu konularda bir dediği yok. Ama siyasal iktidarın sevk ve idaresindeki yahut arkasındaki bürokrasi bu konuda canla başla çalışıyor. Devlet mekanizmasının işleyişi sayesinde iktidarın vekilleri bu konuda adım atıyormuş gibi görünüyor. Fakat esasında tüm siyaset kurumu çökmüş vaziyette. 

2023'te bir seçim yenilgisi aldık. O tarihten bu yana birbirimizle didişiyor; iktidarın hamlelerine karşı palyatif çözüm buluyor ve tepkileri havuzlamakla uğraşıyoruz. 

Kuru eleştirilerle günü geçiştiriyoruz. Türkiye'nin önceliklerine ve sorunlarına kafa yormuyoruz; kafa yoranları örgütlemiyoruz. Dahası, toplumun nitelikli, öncü ve dertli kesimlerini örgütlemiyoruz. Muhalefetin sevk ve idare edemeyip adeta ''gaza getirdiği'' en ücra köşedeki vatandaştan en kritik yerdeki beyaz yakalıya, bürokrata dek herkes sosyal medyada ve/veya yakın çevresinde tepki göstermekle yetiniyor. 

Biraz ciddi olalım. ''Like'' /''Beğeni'' ve emoji peşinde koşmanın ötesine geçmeyeceksek kapatalım dükkanı.