Başlık doğru. Ama yanlış bir izlenim yaratıyor. Trump'ın Grönland'a göz koyduğunu açıklamasının ardından böyle başlık atınca, acaba şimdi üs mü kuruldu diye sorası geliyor insanın.
Telaş yapmayın. 85 yıl oldu üs kurulalı. Almanya'nın Danimarka'yı işgalinin ardından Grönland üzerinde hak iddia etmesi üzerine, stratejik nedenlerle de birlikte ABD bölgeyi ''korumak'' amacıyla 1941 yılında Thule'ye konuşlanmıştır. Bugünkü adı Pituffik Hava Üssü olan bu tesisin eski adı pek çok bakımdan önemli.
Thule tarihi bir yerdir. İskandinav mitolojisinde Odin adıyla da bildiğimiz kimilerine göre aralarında farklar da bulunan Wotan'a inananlar nazarında kutsal bir mekandır. Wotan'a inandığını belirten, 20. yüzyılın ilk çeyreğinde teosofi (bilimle dini birleştirmeye çalışan gizemci eğilimlerin genel adı) cemiyetlerinin belki de en önemlilerinden birini kuranlar için bilhassa önemli bir mekandı. Önemli olmasa cemiyetlerinin adını Thule koyarlar mıydı? Thule Cemiyetini kuran Rudolf von Sebottendorf, Osmanlı vatandaşı, sonradan Bektaşiliği benimsemiş bir gizemciydi. Aynı zamanda Ari ırkın üstünlüğüne inanan, antisemitist bir Alman milliyetçisiydi. Hitler'i lider seçen, ünlü Birahane Baskını sonrası onun Führer olmasına karar veren, modern deyimle bir ''king maker''dı.
Sebottendorf'un antisemitizmi (kendisini Bektaşilikle tanıştıranlardan bazıları Yahudi kökenliydi), Ari ırkı üstünlüğüne inancı, Hitler'i seçmesi, Nazi Partisi'nin esaslarını belirlemesi, Türkiye'deki varlığı, Türkiye'deki tasavvuf ekolleriyle ilişkisi, Türkiye'de ölümü... Tüm bunlar şüpheli konular. Kapsamlı ve ayrıntılı bir çalışmayı hak ediyor. Fakat şurası önemli: Sebottendorf'un talebeleri, partilileri II. Dünya Savaşı'nı kaybettikten hemen sonra kazanan tarafta önemli görevler üstlendiler. Nitekim Savaştan çok önce dünya çapında önemli isimler bu cemiyete üye olmuştu. İddialara göre İngiltere Kralı 5. George, oğluna Atatürk adını koyan meşum Aleister Crowley, Hollanda Kraliçesi Wilhelmina, ABD Başkanı Dwight D. Eisenhower cemiyete üye olmuştur. Sebottendorf'u kimlerin, nasıl eğittiği, bu yola soktuğu, güçlendirdiği konunun meraklılarınca yanıtlanmayı bekliyor.
Biz konumuza dönelim. Thule Cemiyetinin nazarında bu pek önemli olan Kuzey Avrupa toprakları, onları Hıristiyanlığın, Orta Doğu'nun ve Akdeniz'in etkisinden kurtaracak ve ''asil'' özlerine döndürecekti. Belki Almanya kökenli Nebraskalıların nazarında da bu ''asil'' öz önemlidir. Gelgelelim, bu mistik/ideolojik nedenlerin ötesinde, Rusya'ya ve Almanya'ya karşı Anglo-Amerikan dünyanın gözünde stratejik önemi haiz bu bölgenin başı boş bırakılması düşünülemezdi. 1941 yılında hem Almanya'ya hem de Rusya'ya karşı üstün bir mevzi kurmak isteyen ABD için Thule'nin değerlendirilmesi elbette makuldü. Peki ya şimdi? Şimdi Almanya yok. Ama Rusya kaygısından mı ibaret bu olanlar?
Kuzey Denizinin kontrolü, Çin ve Rusya dostluğunun bozulması, Buzulların erimesiyle açığa çıkacak kaynakların paylaşımı ve açılacak yeni ticaret yolları üzerinde hakimiyet, Avrupa'yı kontrol... Tüm bu ''ulvi'' amaçlar ABD için önemli. Mesele ABD'nin de ötesinde... Emperyalist ilişkilerin başına geçmek isteyen veya başında kalmak isteyen her kim ise bu kritik bölgeye hakim olmak isteyecektir. Trump o halde haklı! Burası kimseye bırakılmamalı. Burayı madem ki çok kişi almak istiyor, o halde burayı kontrol edecek ''bizden'' bir güce ihtiyaç var.
''Rusya Avrupa'yı işgal edecek'' diye diye Avrupa'yı koruma iddiasında bulunanlar Avrupa'yı işgal mi edecek acaba? Zamanında Ari ırkı koruma ve yüceltme iddiasında bulunanlar, yol açtıkları felaketle Almanların elini kolunu bağladılar. Almanlar Almanlıklarından utandılar. Şimdi o utanç unutuluyor. Fısıltıyla konuşulanlar, artık yüksek sesle dillendiriliyor. Savaş sesleri yükseldikçe, eski ruhlar diriliyor. Thule Cemiyetinin müritlerinin torunları başlarını kaldırıyor. Irkçılığın, yabancı düşmanlığının, işgallerin, katliamların önü açılıyor.
Bu sırada, Trump'ın Grönland açıklamaları sosyal medya geyikleriyle dalga konusu yapılıyor. 2024 yılında Trump Grönland meselesini ilk açtığında çoğunluk ciddiye almadı. Şimdi yavaş yavaş uyanıyor birileri. Trump'ın yönetim stratejisini ve söylemini hafife alanlar, aymazlıkla geçen zamana bakıp üzülüyorlar. Ama çoğunluk Trump'ı hafife almaya devam ediyor hala. Küçümseme hastalığından vazgeçip gerçekliğe bakma zamanı gelmedi mi? Çanlar şimdilik Grönland için çalıyor.
Çok Okunanlar
Öğrenci affında son viraj: Teklif Erdoğan’a sunuluyor
Fatih Altaylı'dan tahliye sonrası ilk görüntü
Hazine'den kredi kartı ve KMH limitlerine fren
WhatsApp'tan grup sohbetleri için gizlilik tartışması başlatan özellik
ABD’li ünlü dağcı gökdelene ipsiz tırmandı
YPG'nin saldırıları tekrar başladı
Şu mektuba dikkat!..
Şişli'deki kesik baş cinayetinin zanlılarının yakalanma anı ortaya çıktı
Öncesi, sonrası, bugünü ile 24 Ocak ve 12 Eylül 1980
Bilal Erdoğan kendisine verilen suyu neden içmedi?