Bir ekonomik sistemin amacı insanların istedikleri malları üretmek ve istedikleri hizmetleri yerine getirmektir. Ayrıca istedikleri mal ve hizmetlere kolayca ulaşıp, istediklerini insana yakışır bir şekilde elde etmektir. Aslında en iyi ekonomik sistem insanlara, neleri en çok istiyorlarsa onlara olabildiğince çoğunluğunu sağlayan sistemdir. Devletin ve bireylerin çabalarına hükmeden yapılar vardır. Bu yapılar, devletin ve bireylerin çabalarına hükmederek kendi çıkarları doğrultusunda ekonomik sistemi etkiler ve bazen de yönetirler. Ekonomik sistem bir ölçüde bireye hizmet eder; ancak şimdi görüldüğü gibi bir ölçüde de kendi örgütlerinin gereksinimlerine hizmet eder.
Ekonominin görevi malların üretilerek, bunalımların ve krizlerin önlemesidir. Ancak gördük ki tüm sorunları piyasa çerçevesine sokmakla tüm davranışlar, piyasanın emrine bağlandığında iktisatçıların da krize hizmet ettikleri ortaya çıkmıştır. Ülkemizde gördük ki ekonomi geliştikçe güç, tüketiciden üreticiye geçmiştir. Sonuç olarak piyasayı tüketici değil, üretici belirler hale gelmiştir. Piyasa gücü eşitsiz eşit olmayan bir şekilde dağıtıldıkça, gelişme ve gelir dağlımı da eşitsiz olacaktır.
Eğer ülkemizi daha yaşanabilir bir ülke yapmak istiyorsak; ekonomiyi piyasanın insafına değil devletin denetimine ve üretimine vermek zorundayız. Yoksa ülkemizi yaşanabilir durumda korumak için daha az yiyeceğe, daha az hizmete, daha az elektriğe daha az ücrete razı olmak zorunda kalabiliriz.
Ülkemizde en küçük sosyal ve toplumsal gelişime ve kargaşada ekonomi hemen ısınıyor. Ekonomi ısındığında, siyasi yapı bunu körükledikçe ücretlinin, emeklinin, yoksulların devletimiz için yaptığı tüm ekonomik özveriler bir anda eriyor. Başladığımız noktaya dönüyor ve tekrar bedel ödemeye başlıyoruz. Ekonomi ısınıyor; enflasyon artıyor, döviz artıyor, faiz artıyor, işsizlik artıyor, yoksulluk artıyor, borç artıyor. Son tahlilde fakirleşiyoruz.
Görüldüğü gibi en küçük krizde ekonomi halktan yana değil; baskı, çıkar grupları ve güçlüden yana. Siyasi ve ekonomik krizlerde her türlü maliyet artıyor. Maliyet arttıkça fiyatlar yükseliyor, dolayısıyla tüketim, üretim ve istihdam zincirleme olarak düşüyor. Yani yapılacak her müdahale ücretlilere, emeklilere ve yoksullara zarar veriyor.
Görüldüğü gibi ekonomi en küçük krizde halktan yana değil. Ekonomi bilmenin ve öğrenmenin amacı, ekonomik sorunlara karşı bir dizi hazır çarenin neler olduğunu öğrenmek değil, ekonomistlerin bizi yanıltması ve kandırmasını nasıl engelleyeceğimizi öğrenmek ve bilmektir.
Ekonomik koşullar kendi haline bırakıldığında en iyi sonucu güçlüler açısından sağlar.
Çok Okunanlar

Yandaş ROK'tan çok konuşulacak Fatih Altaylı iddiası

Fenerbahçe-Galatasaray derbisi için geri sayım!

İşte Mourinho ve Okan Buruk arasında yaşananlar...

Erdoğan kiminle bayramlaşmadı?!..

Aybüke Pusat sessizliğini koruyan Tolga Sarıtaş’tan tepki çeken hamle!

Oyuncu Emre Canpolat'tan Yılmaz Erdoğan'a 'boykot' tepkisi

2 Nisan reyting sonuçları açıklandı! Dün en çok izlenen yapım ne oldu?

Asal Araştırma’dan çarpıcı anket: CHP zirvede farkı açıyor

Fenerbahçe-Galatasaray derbisine kavga görüntüleri damga vurdu

Göstere göstere...