Halk, ortak çıkarlar etrafında birleşmiş, belli bir bölgede yaşayan insan topluluğuna verilen genel addır. Diğer bir deyişle; halk, bir ulusun kurduğu devlette büyük kalabalığı ortaya getiren, çalışan ve hemen hepsi üretici olan yurttaşların topluluğudur. Halk, belirli bir ulusu meydana getiren belli bir bölgedeki insanları anlatmak için kullanılmaktadır. Atatürk’ün anlayışında halkçılık ise; siyasi, ekonomik ve toplumsal uygulamalarda halkın çıkarının ön planda tutulmasını öngörür. Atatürk, halkçılığı bir rejim ve yaşam biçimi ve siyasal rejimin halk egemenliğine dayanacağını ifade etmiştir:
“Bugünkü mevcudiyetimizin asli mahiyeti; milletin genel eğilimlerini ispat etmiştir, o da halkçılık ve halk hükümetidir. Hükümetlerin halkın eline geçmesidir. İdareyi halka teslim etmek için çalışalım. O zaman bütün müşküllerin ortadan kalkacağına kaniyim.”
“Bir kelime ile ifade etmek lazım gelirse diyebiliriz ki yeni Türk Devleti bir halk devletidir, halkın devletidir.”
Halkçılığın birbirini tamamlayan üç önemli niteliği olduğu söylenebilir. Birinci unsur, halk yönetimi yani siyasal demokrasidir. İkinci unsur, kanun önünde herkesin eşit olması, hiçbir kişi veya zümreye ayrıcalık tanınmamasıdır. Üçüncü unsur, sınıf mücadelesinin reddi ve toplumun dayanışma içinde gelişmesidir.
Atatürk, 1922 yılında yaptığı bir konuşmada; “Ulusumuzun bugünkü yönetimi gerçek niteliği ile bir halk yönetimidir” demiştir. Ayrıca 1923 yılındaki bir konuşmasında ise, “Halk ulusal egemenliği benimsemeli ve memlekette tek egemen ve buyurucu gücün kendisinden başkası olmadığını unutmamalıdır.” Atatürk’e göre Türk halkı halkçılığı benimsemiştir.
“Halkçı demek ulus içinde hiçbir hisse, ayrılık ve üstünlük tanımayan ve her şahsın öteki kadar hak ve onur sahibi sayan, ekonomik alanda birini ötekine, işçiyi patrona, patronu işçiye hizmet edecek, tüketiciyi üreticinin eline düşürecek durumlara yön vermeyen bir varlık demektir.”
Halkçılık; sosyal, siyasal, ekonomik anlamda hiçbir ayrıma, istisnaya, imtiyaza izin vermez. Halkçı bir devlette, hükümet ayrı bir sınıf değildir. Bunun için yönetenlerle halk arasında hiçbir ayrılık yoktur. Halkçılık, Partinin çok önemle göz önünde tuttuğu, herhangi bir yerine el değmesine asla izin vermediği bir ilkedir.
Cumhuriyet Halk Partisi, demokrasiyi bütün anlamıyla halktan gelen kudretle halka giden ve halk içinde yaşayan bir varlık olarak anlıyor ve böyle uyguluyor. Bunu da Büyük Önder Atatürk, “Biz bize benzeriz” demekle ifade buyuruyor.
Halkçılığın birinci şiarı, halkı ayrı görmemektir. Halkı yükseltmek ve ekonomi alanında iş birliği yaratmak ülkümüzdür. Bu nedenledir ki iş bölümünü bir düzende tutmuştur. Hepsinden önce refaha doğru yürümek için ne yapılacağını teşkilatlandırmış, bir sınıf ayrıcalığını sarsacak doğal olmayan teşekküllere yol vermemiş, sınıf kavgalarına yol açmamıştır. Bu görevi başarmak için de kol bükmekten, kafa kırmaktan ziyade ulusu ve onun içinde aileyi mutluluğa götürecek yolları aramıştır, herkese kazanç yolunda dilediği işi yapmayı üstün tutmuştur. Memleket ihtiyacını düşünmüştür.
Şahsi gücün sosyal ve ekonomik kriz yaratarak şahsi çıkarını devlet çıkarı üstünde ve sınıfların zararına yol açmasına parti asla izin vermez.
Parti; Cumhuriyet döneminde uygulamaya konulan halkçılık ilkesi ile toplumdaki siyasal, ekonomik, dinsel ve askeri gruplar arasındaki farklılaşmayı kaldırmaya çalışmıştır. Toplumu oluşturan bireyler arasında siyasal, hukuksal eşitlik sağlanmış, sınıf ayrıcalıkları reddedilmiştir.
Ekonomik olarak halkın geçim düzeyinin yükseltilmesine çalışılmış, toprak reformunun gerçekleştirilmesi öngörülmüştür. Halkçılığın gereği olarak eğitim alanında eşitlik getirilmek istenmiş, bireylerin, hiçbir sınırlama olmaksızın yetenekleri ve çalışmaları ölçüsünde her göreve gelebilmeleri sağlanmıştır. Halkçılık, toplumu oluşturan bireylerin devlete olan güven duygularını artırıcı ve milli birliği pekiştirici bir ilke olmuştur. 1930’lu yılların başlarından itibaren ise Devletçilik ilkesi ile desteklenerek siyasal anlamının yanı sıra ekonomik bir anlama da kavuşmuştur.
Prof. Dr. Duran BÜLBÜL
Çok Okunanlar
Fon soruşturmasında yeni gelişme: 5 lüks villaya el koyuldu
Nihat Zeybekci de fona yatırım yapmış
AYM’den YENİ Parti’ye 30 gün süre
Salih Tanrıkulu Borsa İstanbul’daki görevlerinden ayrıldı
Antalya’daki fuhuş ve uyuşturucu soruşturmasında 18 gözaltı
Fatma Betül Sayan Kaya sessizliğini bozdu
Onur Emrah Yıldız’ın AKP paylaşımı yoruma kapatıldı
Başsavcılık, VAR merkezinin kamera kayıtlarını talep etti
Almanya Başbakanı Merz: Rusya müzakerelerle ilgilenmiyor
Fon soruşturması için ekonomi yönetimiyle kritik toplantı