Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
55,6823
Dolar
Arrow
48,8329
İngiliz Sterlini
Arrow
64,7156
Altın
Arrow
6786,3863
BIST
Arrow
13.268

Kapitalizm öldürür de gominizm yaşatır mı?

Haberlerini algoritmaya bırakma, hangi kaynağı okuyacağına sen karar ver. 12punto'yu tercih ettiğin kaynaklar arasına ekle!

Mülkiyenin meşhurlarından Prof.Dr. Ergun Türkcan Hoca yazılarına devam ediyor. Zihni maşallah pek berrak.

Sıkı bir takipçisiyim.

Çok akademisyen tanıdım ama Ergun Hoca ve yakın çevresindeki akademisyen ağı kadar bu işi hakkıyla yapanı tanımadım.

Tam gerçek bir Cumhuriyet hocası.

En son kaleme aldığı, “Kapitalizm öldürür” yazısını,

Kapitalistlerin dürttüğü savaşlarda, her taraftan çok insan, asker ölür, şehirler, alt-yapılar yıkılır, siyasetçiler de silinir gider, ama kapitalistler daha da zenginleşmiş şekilde hayatlarını sürdürürler. Bu onlar için yeni bir deneyimdir, Darwinistik içgüdüleriyle kapitali yeni bir şekle sokarlar, sistemi daha dayanıklı hale getirirler. Bu belli bir grup insan içgüdüsü, tarihsel birikimdir; süreç akıl ve içgüdünün bileşimidir. Sosyalizm ütopiktir, heyecan-öz veri rejimidir, ümit kaybolunca çöker. Etrafta kapitalistler varsa anında başına üşüşürler…

Sonuçta, özetleyelim: KAPİTALİZM ÖLMEZ, ÖLDÜRÜR.

diye bitiriyor.

Son yıllarda yaşadığımız ekonomik bunalım, beyaz yakalı 35-65 yaş arası Türk profesyonellerini de ikileme soktu.

Temel gıdası sosyalizmin benzeri “ümit” farkı ise “rant” olan Kapitalizm ve Liberalizm  uygulamaları ve hatta yarattığı sanayi devrimlerinin pozitif sonuçları bile soru işaretlerinin artmasına engel olamadı.

Daron Acemoğlu Hoca da bu konuya değinen “Hangi Liberal Demokrasi” adlı kitabı ile Kapitalistleri ürküttü ki The Economist dergisi hocayı anında hedefe koydu.

Bizi de şüpheye sevk etti.

Biz ki  Soğuk Savaş döneminde, yeşil kuşak teorisiyle “gominis” düşmanı yetişmiş beyaz yakalı nesil, anladığından olmasa da komünizme kayma eğilimine girdi.

Şimdilerde godeste olsalar da gominis olmayan Halkçı belediyeler seçimleri kazandı.

Kapitalizm ki ürettiği ürünler ve yarattığı konfor gereği ki akıllı telefonlar ve robotik devrimi ile en üst seviyeye ulaştı, fukara sosyalist düzene karşı aldığı akıl almaz galibiyetler tartışılır hale geldi.

Belli ki sınırsız özgürlük ve  üretim kabiliyeti sayesinde sosyalizme karşı kazandığı bol gollü galibiyetler, rehavete sürüklemiş.

Toplumsal refleksleri gözardı ederek, eşek gibi çalıştırıp tepesine bindiği insanların ihtiyaçlarını temel insan hakları dışına itmiş. 

Tanesi beş kuruş olan tuğla-kum-çakıldan yapılan bir ev için 30 yıl borç ödeyen primitif varlıklara dönüştürmüş.

Sosyalist Rusya’nın eski müstemlekesi Ukrayna ovasında teknoloji fakiri olarak duvara toslamasına rağmen tartışma büyüyor.

Belli ki sokak arası sıradan bir kebapçıda bir alinazik yiyecek hali kalmayan bizim gibi müesses nizamın özverili müritleri düşünmeye başladı ki evrimsel alışkanlıkları düşünmek yerine merkezin direktiflerini takip etmektir. 

Sünnet olan, camiye giden, askerliğini yapan, günde on saat ders çalışan, üniversiteyi hakkıyla okuyan, evlenip çoluk çocuğa karışan, kredi taksitlerini muntazaman ödeyen soğuk savaşın kamu düzeni müritleri, bu işte bir yanlışlık olduğunu fark edemeseler, ki evrimlerindeki eksik ya da fazla kromozomdan sebep farketmeleri imkansız, de hissettiler.

Düzenin özverili müritleri, Jared Diamond’un Tüfek-Mikrop-Çelik belgeselindeki beyaz adamın hamallığını yapan zencinin “bana neden kargo gelmiyor da hep beyaz adama geliyor” serzenişinin benzerini, “ben neden bir kebap bile yiyemiyorum ya da neden bir kahve bile içemiyorum da diğerleri on bin liralık kıyafet alabiliyor” laflarını dile getirerek derin bir yarık oluşturdu ve fakirleşti.

Parasızlıktan, hem yaşadığı şehirde hem de tatil beldelerinde Halkçı Belediyelerin plajlarına ve lokantalarına akın etti.

Çoluk çucuğunun karnını ancak Halkçı Belediyelerin sosyal tesislerinde doyurabildi.

Daha uzatmayayım da başıma bir fenalık gelip eldeki kuştan da olmayayım.

Bir zamanların anlı şanlı liberal kapitalizmi belli ki bizi öldürmese bile kötürüm hale getirdi.

Heyecanımızı ve özverimizi sıfırladı.

Eyyy Kapitalizm, madem bizi bu hale getirecektin, neden bu kadar icat, patent, üretim, konfor yarattın.

Yarattın da neden bizi yıllardır kaçtığımız, gölgesinden bile ürktüğümüz “gominizme” tepsikel bile olsa meftun hale getirdin.