Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
51,4850
Dolar
Arrow
44,4973
İngiliz Sterlini
Arrow
58,7512
Altın
Arrow
6806,2388
BIST
Arrow
10.729

Öngörülemezlik ve Özgürlük

Timithy Snyder’in On Freedom (Özgürlük Üzerine) isimli kitabını yeni ve bittiğine üzülerek, okudum. Yale Üniversitesi'nde tarih profesörü olan yazar, en başta kendi ülkesi ABD’den örnekler verilerek birey özgürlüğünün günümüzde hemen her yörede ne denli sorunlu olduğunu olabildiğince açık ama düşündürücü, çoğu kez hüzün verici ama kimi kez de güldürücü bir akışkanlıkla dile getiriyor. Bundan 2500 yıl evvelki, resmi tarihin değişmez konusu  Atina-Isparta savaşının esasında bir demokrasi ile bir totaliter rejim arasında bir savaş olduğunu, Atinalıların aldıkları yenilgi sonucu demokrasilerini hemen nasıl gözden geçirmeye savunduklarını, tam bir kahkaha ile değil de biraz da bastırmaya çalıştığım bir tebessümle okudum. 

Yazar önce özgürlüğü pozitif ve negatif olarak ikiye ayırıyor. Her ikisinde de çok sayıda alt başlık var. Bu ayırmanın ana ölçütü ise pozitif özgürlüğün, bir şey için (freedom to) negatif özgürlüğün ise bir şeyden (freedom from) olması. Örneğin eşit eğitim veya sağlık haklarına kavuşmak, insan olmaya yaraşır bir yaşam düzeyine kavuşmak pozitif, düşmandan veya hırsızdan korunmak ise negatif özgürlüklere örnekler. 

Snyder’a göre, başta kendi vatanı olmak üzere, günümüz dünyasının otoriter rejimleri pozitif yerine negatif özgürlükler üzerine kurulmuş. Otoriter yönetimler, yönetilenlere, adeta kural olarak, hep negatif özgürlükler vaat ediyorlar ve ABD’nin güncel yönetimi buna bir örnek. Yazarın özlem duyduğu otoriter olmayan, örneğin İskandinav ülkelerinde ise pozitif özgürlükler başat. 

Burada, kitapta olmayan, bir noktaya dikkatinizi çekmek zorundayım. Geçen yüzyılın ünlü İngiliz felsefecisi I. Berlin’in de bir negatif özgürlük kavramı vardır. Bu kavramla dikkat çekilmek istenen bireyin özgür iradesidir. Örneğin kişi herhangi bir konuyu veya olayı beğenip beğenmediğini açıklamaya zorlanamaz ve özellikle de başta devlet olmak üzere herhangi bir yöneten, yönetileni böyle baskı altına alamaz. 

Snyder’a göre insanoğlunun pozitif özgürlüklerinin yeşerebilmesi beş ayrı kavram ışığında gerçekleşebiliyor: 1. Egemenlik (Sovereignty); 2. Öngörülemezlik (Unpredictability) ; 3.Hareketlilik (Mobility); 4. Gerçekçilik (Factuality); 5. Birliktelik (Solidarity).

Yeni doğmuş insanoğlunun Egemenliğinden, doğal olarak, söz edilemez. Ancak çocuğun başta anası, yakın ailesi sonra içinde büyüdüğü toplum, eğitimi ve hatta çalışma hayatı giderek onu egemen bir bireye dönüştürür. Bireyin Hareketliliğe kavuşmasının, buna koşut da herhangi bir neden veya yaşlılıkla hareket olanağının kısıtlanmasına karşı önlem alınması pozitif özgürlükler açısından, bireyin egemenliğine erişmesine benzer bir kişisel ve toplumsal çaba gerektirir.  

Gerçekçilik, gerçeği arama ve ona saygı pozitif özgürlük egemen toplumların diğer bir olmazsa olmazıdır. Yakın geçmişteki Covid salgını veya güncel ABD, İsrail- İran savaşında yaşananlar gerçekten uzaklaşarak bireyin pozitif özgürlüğüne saygısızlığın nelere mal olduğunu bize çok acıtarak anlatmıştır ve anlatmaktadır.

Öte yandan geçen yüzyılın Nazizm ve Komünizm insanlık trajedileri bize birey özgürlüğünün toplumun tek tek diğer bireyleriyle ne denli ilişkili olduğunu çok acı örneklerle göstermiştir. Snyder’in vurguladığı gibi güncel vahşi kapitalizm de çok sayıda bireyin başına giderek çok şey getirmektedir. Dünyanın en zengini olan ülkesi ihsanının yaşam beklentisi- isterseniz buna hayatta kalabilme özgürlüğü de diyebiliriz- uygar ülkeler arasında hemen en düşük olanıdır. Benzer görünüm yeni doğan ölümlerinde de vardır.  Özetle pozitif özgürlüğün, Brecht’in “Ya hep beraber ya hiçbirimiz” deyişiyle simgelenen Birliktelik boyutu da çok önemlidir.

Yazımı biraz -umarım dikkatle okuyanlara belirteyim. Hayır, yukarıda değindiğim gibi Snyder’in pozitif özgürlükler arasında ikinci sıraya koyduğu Öngörülemezliği ıskalamadım. İtiraf edeyim, yazarın değindiği bu kavramı hem ilk defa duydum hem de başta kendim olmak üzere, ülkem insanının pozitif özgürlüğü açısından son derece önemli olduğunu anladım. O nedenle yazımın başlığına da koydum.  Her türlü dünya ve ahiret görüşünden sayın ve sevgili kardeşler, daha özgür olmak istiyorsak ne olur biraz daha Öngörülemez olalım. Bize, oyumuzu isteyenler başta olmak üzere, herhangi bir nedenle nutuk çekenler neyi beğendiğimizi, neyi beğenmediğimiz, neyi istediğimizi, neyi istemediğimizi, nerede onlara alkış tutup nerede ıslıklayacağımızı bir türlü kestiremesin.

Diğer deyişle, ne olur, önce ve olabildiğince Fikri hür, İrfanı hür, Vicdanı hür olalım. Daha iyi günler ondan sonra.