Dünyanın 16’ıncı büyük ekonomisiyiz. Ne güzel. Kişi başına düşen ortalama gelirde ise dünya sıralamasında 85’inciyiz. Bu da ne kadar hantal ve verimsiz bir ekonomi olduğunu gösteriyor. Bir de gelir dağılımındaki feci bozulmayı dikkate alırsak, toplumun büyük bir kesiminin, dünya yoksulları arasında olduğunu söyleyebiliriz.
Dünyanın 16’ıncı büyük ekonomisi olduğumuz, ulusal gelirimizin (GSYH) 2024 yılında 1 trilyon 358 milyar dolar, kişi başına düşen ortalama gelirimizin de 15 bin 325 dolar olduğu, 2025’te 17 bin 748 dolar olduğu ne kadar gerçekçi? Yoksa bu büyüklük ya da zenginlik sanal mı?
Türkiye’de TÜİK’in ölçtüğü enflasyona güvenen kalmadı. Merkez Bankası ve ekonomi yönetiminin Türkiye’ye sıcak para çekmek için de döviz kurunu baskıladığı, döviz kuru ile enflasyon arasındaki ilişkinin koptuğu da ortada. Enflasyonun gerçeği yansıtmadığı, döviz kurunun baskılanıp enflasyonla ilişkisinin koparıldığı bir ekonomide açıklanan ulusal gelir hesapları gerçeklerden uzaklaşır, sabun köpüğü ve balon oluşur.
9 Mart 2025 tarihinde 12 Punto’da “Kişi başı milli gelir bilmecesi” başlıklı yazıda, açıklanan milli gelir (GSYH) ve kişi başı gelir rakamlarına itiraz etmiştim. O yazıdan kısa bir özet alıntılayalım:
“ TÜİK enflasyonunu doğru kabul etsek bile, döviz kuru baskılanmamış olsaydı, milli gelirimiz 1 trilyon 358 milyar dolar değil, 1 trilyon dolar civarında, kişi başı milli gelirimiz de 15 bin 500 dolar değil, 12 bin 500 dolar olacaktı.
Kaldı ki, TÜİK enflasyonuna güvenmiyoruz. ENAG enflasyonuna ve buna göre oluşacak döviz kurunu gerçekçi varsayarsak, milli gelirimizin 1 trilyon 358 milyar dolar değil, 760-800 milyar dolar civarında, kişi başı gelir de 15 bin 463 dolar değil, 8600 dolar seviyesinde olduğunu söyleyebiliriz.
Özetle açıklanan kişi başı gelirin yüzde 55’i sabun köpüğü… Kişi başı geliri, ulusal geliri 86 milyon nüfusa bölerek buluyoruz. Bunun üstüne hesaplara girmeyen en az 5 milyon sığınmacıyı da eklerseniz, bu rakam daha da düşük olacak.”
9 Mart 2025’deki yazıyı iki nedenle tekrarlama gereği duydum. Bir tanesi Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2025 yılını kapatırken, “Yüksek gelirli ülkeler arasındayız” diye bir açıklama yaptı. Orta Vadeli Programa göre, Milli Gelirimiz 1.5 trilyon doları geçecek, kişi başı ortalama gelir de 18 bin dolara ulaşacakmış. Bu iddianın tekrarlanması üzerine, 9 Mart 2025 tarihindeki itirazımı hatırlatmak gereğini duydum.
Bu yazıyı hatırlatmamın ikinci nedeni de şu: İtirazın tek sahibi ben değilim. Bağımsız iktisatçılardan oluşan ve her ay enflasyonu ölçen ENAG’ın kurucularından Prof. Dr. Veysel Ulusoy’un, değerli dostum iktisatçı ve gazeteci Şeref Oğuz’un sorusuna verdiği yanıt… Şeref Oğuz, Cevdet Yılmaz’ın “yüksek gelir grubu ülkeler arasındayız” iddiasını hatırlatarak, “sahi, milli gelirimiz 1,3 trilyon dolar mı?” diye soruyor.
Prof. Dr. Veysel Ulusoy da, ENAG’ın enflasyon ve reel kur rakamlarıyla hesaplamaları neticesinde; Türkiye’nin milli gelirinin 850-875 milyar $ aralığında olduğunu, fert başına milli gelirin de iddia edildiği gibi; 17 bin $ değil, iyimser hesaplarla dahi 10 bin $’ın altında olduğunu söylüyor.(2 Ocak 2026 Ekonomim Gazetesi)
Benim Mart başında, yaptığım hesaplamalarla, yılsonunda ENAG’ın kurucusu Prof. Veysel Ulusoy’un yaptığı hesaplamalar arasında büyük bir paralellik var.
Türkiye’de kamu yönetiminin açıklamalarına, özellikle de TÜİK hesaplamalarına karşı büyük bir güvensizlik oluştu. Vatandaşın çarşıda pazarda karşılaştığı fiyatlar ve altında ezildiği enflasyon ile TÜİK’in açıkladığı enflasyon arasında dağlar kadar fark var.
Bu farkı bireyler olarak çarşıda pazarda hissediyoruz. 2020 yılından itibaren de bağımsız iktisatçılardan oluşan ENAG’ın açıklamaları ile de teyit ediyoruz. Kimi iktisatçı arkadaşlar, TÜİK’e itiraz etseler bile ENAG verilerini nedense gündemlerine almak istemiyor.
Bir kere şunu söyleyelim. Herkesin yaşadığı enflasyon, kendi tüketim sepetine göre farklıdır. Ben, Türkiye’deki enflasyonu ölçemem ama 2022’den beri de kendi enflasyonumu ölçüyorum. ENAG ile at başı gidiyor. O nedenle ENAG enflasyon verilerini ciddiye alıyorum.
BİR TARAFTA 16’INCI DİĞER TARAFTA 85’İNCİYİZ
Şunu da söylemeliyim. IMF, Türkiye’nin milli gelirini ve kişi başı gelirini resmi veriler üzerinden yapıyor. Buna göre dünyanın en büyük 16’ıncı ekonomisiyiz ama kişi başı gelirde çok kötü bir performans gösteriyoruz.
IMF, Ekim 2025’te yayınladığı bir raporda Türkiye’de kişi başı milli gelirin, TÜİK’in bile üstünde, 18 bin 189 dolar olarak öngördü. Ama bu seviye bile Türkiye’nin dünya sıralamasındaki yerini 85’inciliğe düşürdü. Türkiye, 2023’te 76, 2024’te 72’inci sırada idi…
IMF’in 1980’den itibaren Dünya Ekonomik Görünüm Raporuna göre, kişi başına gelirde ülkeler sıralamasında Türkiye, 1980’de 55’inci, 1990’da 51’inci, en ağır ekonomik krizlerin yaşandığı 2001 yılında ise 71’inci idi. 2001’de 71’inci olan Türkiye 2025’te 85’inciliğe düştü.
Prof. Esfender Korkmaz ve Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz hocalara göre kişi başına gelir 2022 tarihinde 12 bin dolarla dünya ortalamasından yüzde 30 daha düşüktür. (Türkiye için Kalkınma Modeli kitabından)
Yapay zekaya bir soru sordum. Yine TÜİK’in hesapladığı GSYH’ye göre, eğer baskılanmış kur olmasaydı, Türkiye dünyanın kaçıncı büyük ekonomisi olurdu, kişi başına göre ise kaçıncı sırada yer alırdı. Yanıtı şöyle:
Dünyanın en büyük 16’ıncı değil, 22 ya da 24’üncü ekonomisi… Kişi başına sıralamada da 95 – 105’incisi… Üstüne sığınmacı nüfusu da eklerseniz, kişi başı sıralamasında birkaç basamak daha aşağı düşeceğimizi de ben hatırlatayım.
Çok Okunanlar
Anket: İmamoğlu aday olamazsa CHP'nin adayı kim olsun?
Sedat Peker'den 'Eve dönüş' paylaşımı!
Emekli zammı ve en düşük maaş AKP kulislerinden sızdı
Enes Batur'un son görüntüsü ortaya çıktı
'Son anda odaya yöneldi, kapıyı patlattık'
Bahis soruşturmasında yeni dalga kapıda: 'Taş üstünde taş kalmayacak'
İBB soruşturmasında 'cinsel saldırı' krizi
Bahçeli neden 15 Temmuz'u hatırladı?!
Ömer Çelik'ten dikkat çeken Maduro açıklaması
Grok'a verilen o talimatlara erişim engeli getirildi