Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
51,4850
Dolar
Arrow
44,4973
İngiliz Sterlini
Arrow
58,7512
Altın
Arrow
6806,2388
BIST
Arrow
10.729

Dolarla bile yüksek enflasyon yaşarsan…

TÜİK’in enflasyon verilerine güvenmediğim için, 2022 yılı başından itibaren kendi tüketim sepetime göre kendi enflasyonumu ölçmeye başladım. Bağımsız iktisatçılardan oluşan ENAG’ın ölçtüğü enflasyonla at başı gidiyordu. 2025 Mayısına kadar devam ettim. TÜİK’le aramda anlamlı fark varken ENAG’la anlamlı bir fark oluşmayınca, 2025 Mayısından itibaren kendi enflasyonumu hesaplamaktan vazgeçtim. 

Mehmet Şimşek döneminde, baskılanmış kur yoluyla enflasyonu düşürme politikasını çok yetersiz bulduğumu ifade etmiş; o tarihten bu yana da defalarca, ‘Türkiye yalnızca TL enflasyonu değil, dolar cinsinden de enflasyon yaşıyor’ demiştim.

Baskılanmış kur politikasının ihracatçı ve turizmciyi vurduğu konusunda hemen herkes fikir birliği içindeydi. Ama tahribatın boyutunu tespit etmek için Türkiye’de dolarla yaşanan enflasyonu da açıkladım. İşin bu tarafı ile pek kimse oralı olmadı. Bugün geldiğimiz yerde, sadece ihracatçılar değil, turizmciler de epey yakınıyorlar.   

Türkiye, artık dolarla yaşadığı enflasyonu da tartışmak zorunda.

Önce ihracatçı sanayicilerin itirazları yükselmişti. Yüksek faizden yakınıyorlardı. Hem krediye ulaşmanın zorluğunu yaşadılar. Hem de yüksek faiz nedeniyle döviz kurunun baskılanması sonucu dış pazarlarda rekabet gücünü kaybetmeye başladılar. 

Aynı şey turizmciler için de geçerli. 

Turist, Türkiye’ye avro ile dolarla geliyor. Yaz sıcağında otellerde klima kullanımı had safhaya ulaşıyor, ödediği elektrik faturaları, her şey dahil otellerde açık büfe gıda harcamaları, etin, peynirin, sütün fiyatı Türk Lirası ile çok yüksek oranlarda artıyor. Ancak dolar ve avro aynı oranda artmıyor. Kâr oranları geriliyor, bir süre sonra turizmde satış fiyatları maliyetleri karşılayamıyor. 

Şimdi yaz sezonunun ortasındayız.Bu kez aynı itiraz turizm sektöründen geliyor.Oteller doluyor ama işletmeler para kazanamıyor. Bankalara olan kredi borçları şişiyor. Daha küçük boyutlu  ve ağırlıklı olarak iç turizme yönelik çalışan Çeşme, Bodrum gibi yerlerde tesisler fiyatlarını artırabiliyor. Ancak başta Antalya olmak üzere her şey dahil kitle turizminin yapıldığı büyük kapasiteli oteller, uluslararası rekabet nedeniyle fiyatlarını artıramıyor. Geçen yıl bir odayı kaç avroya sattıysa bu yıl da o fiyattan satmak zorunda kalıyor. Hadi bilemedin yüzde 5 artırabiliyor. Oysa enflasyon ve döviz arasındaki makas çok daha fazla açılmış durumda. Aşağıda detaylı bir tablo ile konuyu açıklamaya çalışacağım.

RAKAMLAR ORTADA

Mehmet Şimşek göreve geldiğinde dolar 21,15 liraydı, bugün 46,80 lira.

Artış yüzde 121.

Avro 22,61 liradan 53,52 liraya yükseldi.

Artış yüzde 137.

Dolar ve avrodan oluşan kur sepeti 21,88 liradan 50,16 liraya çıktı.

Artış yüzde 133.

Aynı dönemde TÜİK enflasyonu yaklaşık yüzde 205 oldu.

ENAG’ın ay ay yayımladığı enflasyon oranları üzerinden yaptığımız bileşik hesapta ise Haziran 2023’te 100 kabul edilen endeks Haziran 2026’da 534’e çıktı.ENAG’a göre aynı dönemde birikimli enflasyon yüzde 434 oldu.

Kur sepeti resmî enflasyonun yaklaşık 72 puan, ENAG enflasyonunun ise 300 puandan fazla gerisinde kaldı.

Bunu eğlence için yapılmış sıradan bir istatistik hesabı olarak görmemeliyiz. Bu Türkiye’nin uluslararası rekabet gücünün erimesidir. Türkiye’nin cari açığının her geçen yıl daha da şişeceğinin, dış borç batağına daha fazla saplanacağının, faiz ödemeleri yoluyla yurt içinden yurt dışına daha fazla kaynak aktarılacağının alarm sinyalleridir.

DOLARLA ENFLASYON

Yazının girişinde belirtmiştim. Bu tahribatın büyüklüğünü görmek için dolarla enflasyonu dikkate alıp tartışmalıyız. 

Tabloda görüyorsunuz. Dolar kuru bu dönemde yaklaşık 2,21 katına çıktı.TÜİK’e göre fiyatlar ise yaklaşık 3,05 katına yükseldi.(3,05’i 2,21’e böldüğümüzde 1,38 sonucunu buluyoruz.)

TÜİK’in resmî verilerine göre Türkiye’de fiyatlar son üç yılda dolar cinsinden yaklaşık yüzde 38 arttı. Bu, yıllık bileşik ortalamayla yaklaşık yüzde 11’lik dolar cinsinden enflasyon anlamına geliyor. Dikkatinizi çekerim, TÜİK’e göre…

Peki ENAG’a göre… Son üç yılın birikimli dolarla enflasyonu yüzde 141. ENAG’a göre üç yıllık yüzde 141 artışın yıllık bileşik karşılığı da yaklaşık yüzde 34 dolarla enflasyon.

Peki ihracatçı ya da turizmci dövizle fiyatlarını Türkiye’de yaşanan dolarla enflasyon oranı kadar artırabilir mi? 

TÜİK'e göre bile yıllık  %11, ENAG'a göre %34 olan dolar enflasyonu, dünyadaki hiçbir yabancı turistin ya da ithalatçının kabul edemeyeceği, sürdürülemez bir oran.

Turizmci bu farkla nasıl rekabet edecek? İhracatçı bu farkla nasıl mal satacak?

TEORİK DENGE KURU NEYİ GÖSTERİYOR?

Bir de teorik kur hesabı yapalım.Burada “kur şu olmalıdır” demiyorum. “Döviz kuru ile enflasyon arasındaki ilişki kopmasaydı, artışlar birbirlerine paralel olarak gitseydi, dolar, avro ve sepet kur ne olmalıydı” diye soruyorum. 

Türkiye ile dış dünya arasındaki enflasyon farkı kapanmış olsaydı, kur sepetinin hangi düzeylere işaret edeceğini hesaplıyoruz.Dış dünyada üç yıllık toplam enflasyonu yüzde 10 varsayıyorum ve bizdeki enflasyondan düşüyorum. 

Bu durumda, yaklaşık olarak;

46.80 olan dolar kuru bugün TÜİK’e göre 59, ENAG’A göre 103 lira… İkisinin ortası bir senaryoda 81 TL

53.52 TL olan avro TÜİK’e göre 63, ENAG’a göre 110 TL, ikisinin ortası bir senaryoya göre 86 TL

(Dolar + Avro) / 2 diye hesapladığımız 50 liralık sepet kur, TÜİK’e göre 60, ENAG’a göre 104 TL, ikisinin ortası bir senaryoya göre de 82 olmalıydı. 

Nasıl, fay hatları deprem için biriken enerji hakkında fikir veriyor? Bu da benzer bir şey. Teorik kur hesabı, tam olmasa bile devalüasyon için biriken bir enerji baskısını göstermesi bakımından önemli. 

ENFLASYON PATLAMAZ MI?

Mevcut kur ve faiz politikasından vazgeçilirse ve kur kısa sürede bu söylediğimiz seviyelere gelirse elbette enflasyon iyice zıvanadan çıkacaktır. Ancak mevcut faiz ve kur politikası sonucunda enflasyonun düşmediği de ortadadır.  

Döviz kurunu enflasyonla mücadelede kısa süreli olarak çıpa gibi kullanabilirsiniz.

6 ay, 9 ay. Bilemedin bir yıl...

Ama tek başına para politikası ile enflasyonu düşüreceğim derseniz, aradan üç yıl geçer, bir arpa boyu yol almamış olursunuz. Yoksulu daha yoksul hale getirirsiniz. Toplumu fakirleştirirsiniz. Talebi kısacağım derken üretimi ve arzı baltalarsınız. Döviz getiren altın yumurtalayan tavukları, ihracatçıyı, turizmciyi kesersiniz. 

Bu kur politikasıyla ithalatı ucuzlatırsınız ama çiftçiyi, sanayiciyi ve turizmciyi rekabet edemez hale getirirsiniz. Sonunda cari açığı patlatırsınız. Cari açığı finanse etmek için daha fazla dış kaynak bulmak zorunda kalırsınız.

Daha fazla sıcak para çekmek için daha yüksek faiz verirsiniz, içeriden dışarıya daha fazla kaynak transfer edersiniz.

Üstelik bütün bunlara rağmen enflasyon TÜİK’E göre yüzde 30’lara, ENAG’a göre yüzde 50’lere yapışıp kalır.

Açıklandığı günden bu yana, üç yıldır uygulanan dezenflasyon politikasının eksikliklerini defalarca yazdık, televizyonlarda anlattık. Bu politikanın ağır bedelini emekliler, işçiler, çiftçiler ödedi. Toplum giderek yoksullaştı. Şimdi ekonominin, emek dışı kesimleri, ihracatçı sanayiciler ve turizm işverenleri de kaybetmeye başladı.

Emekten sermayeye kadar tüm üretici güçler yakınıyorsa, sadece devletle iş yapanlar, rantiyeler, para ve sermaye piyasalarının spekülatörleri kazanıyorsa, o ülkenin ekonomisi de toplumsal yapısı da büyük bir çürüme ve çöküş sürecine girmiş demektir.