Hayretten hayrete savrulmaya öylesine alıştık ki! Toplumsal hafızamızın her gün yeni bir absürtlükle sınandığı bu günlerde, Kemal Kılıçdaroğlu’nun kamera karşısına geçtiği anlar, siyaset ve medya tarihimize ibretlik bir tablo olarak kazındı.
Kamuoyunda büyük tartışma yaratan "mutlak butlan" kararının ardından Kılıçdaroğlu'nun ne söyleyeceği büyük merak konusuydu. Ses tonundan beden diline kadar her şey merak ediliyordu.
Kılıçdaroğlu'nun, "CHP’yi kodlarına kavuşturacağız, ahlaki değerleri olacak" çıkışı çok net bir mesajdı. Bunun ne anlama geldiğini herkes çok iyi biliyor. Ancak basın açıklamasının en çarpıcı tarafı, Kılıçdaroğlu'nun sözlerinden ziyade o kelimeleri kaydetmek için adeta birbirini ezen mikrofonların sahipleriydi.
Kılıçdaroğlu "ahlaki değerler" vurgusunu yaparken, karşısında dizilenlerin görüntüsü, Türkiye’de basının nasıl bir siyasi aparata dönüştürüldüğünün bemberrak bir fotoğrafıydı.
Açıklamayı takip edenler arasında kimler yoktu ki?
Cumhuriyet karşıtı yayın çizgisiyle nam salan, geçmişte Kılıçdaroğlu'na ağıza alınmayacak hakaretler savuran Akit; iktidarın başlıca propaganda organı konumundaki A Haber; kamu kaynaklarıyla fonlanmasına rağmen tarafsızlığını çoktan yitirmiş TRT; TV100; Demirören Grubu'nun CNN Türk'ü ve DHA'sı; TGRT; Habertürk; Show TV ve İHA... Hepsi tam kadro oradaydı.
Sadece bir adım geriye çekilip yakın geçmişi hatırlayalım.
Bugün Kılıçdaroğlu’nun ağzından çıkacak tek bir harfi kaçırmamak için sıraya giren, kameralarını en ön safa kuran bu medya organları; henüz geçtiğimiz seçim döneminde eşine az rastlanır bir karalama kampanyasının mimarı değiller miydi?
Aynı kanallar, aynı gazeteler; siyasi bir rakibi PKK terör örgütü ile ilişkilendirmek, itibarsızlaştırmak ve toplumsal kutuplaşmayı körüklemek amacıyla hazırlanan montajlı videoları, sahte görselleri günlerce ekranlarında ve manşetlerinde tutmadı mı?
Sırf seçim kazanmak adına her türlü gayriahlaki yöntemi meşru sayanlar, o kurgu görüntüleri gerçekmiş gibi kitlelere sunanlar, bugün büyük bir "habercilik" gayreti maskesiyle Kılıçdaroğlu'nun önünde hizalanmıştı.
Dün siyasi bir aktörü, ucuz montaj görüntülerle PKK terörüyle yan yana göstermeye çalışan iktidar medyasının, bugün Kılıçdaroğlu'nun karşısında tam kadro hazır ola geçmesi; iktidar bloğunun medyadaki tahakkümünü, gücünü ve planlı yapılanmasını tepeden tırnağa kanıtlar niteliktedir.
O mikrofonlar basın özgürlüğünün veya habercilik refleksinin değil; siyasi mühendisliklerin, yeni kutuplaşma senaryolarının ve kendi bekalarını koruma telaşının birer aracı.
Bu kadar açık seçik gelişmelere, gözümüzün içine baka baka oynanan bu pervasız tiyatroya rağmen; tüm bu sürecin aslında iktidar ve şürekasının geleceği için inşa edilen bir siyasi kurgu olduğunu göremeyenlere sarf edilebilecek tek bir cümle kalıyor...
"Ne zaman göreceksiniz?"
Çok Okunanlar
Butlan operasyonunda 9 tutuklama
Acun Ilıcalı'nın takımı Hull City Premier Lig'e yükseldi
Ortak metne 34 Türk kuruluşundan destek, hukukçudan dava sinyali
Mutlak butlan kararı sonrası Erdoğan ve Bahçeli'ye şok!
'CHP'de 3 milletvekili istifa edecek' iddiası!
Gölge bankacılık, Çin ve Türkiye: Kürede tekno-emperyalizm (II)
21 Mayıs'ın ekonomik yansımaları
'Ahmet Vardar'lık yapayım
Kılıçdaroğlu’na memleketinde soğuk duş
Merkez Bankası kredi büyümesine yeni sınırlama getirdi