Dün okuduğum bir köşe yazısı, siyasetin yıllardır üzerine inşa ettiği söylemler ile gerçeğin acımasız ama bir o kadar da ironik çelişkisini, bizzat iktidarın kendi yayın organlarından birinin satır aralarında gözler önüne serdi.
Günlerdir, aylardır iç politikada müthiş bir İsrail karşıtlığı rüzgârı estiriliyor. Kürsülerde, meydanlarda "Eyyy İsrail" diye başlayan sert cümleler kuruluyor.
Toplumun vicdanı ve merhameti, Filistin’de oluk oluk akan kan ve yaşanan insanlık dışı soykırımın yarattığı acıyla sarsılıyor.
İktidarın saflarındaki milyonlarca kişi, sokaklarda dükkânlarda dökülen her damla gözyaşının sorumlusu olarak gördükleri markaları boykot etmek için canla başla çabalıyor, sosyal medya hesaplarından çağrılar yapıyor.
Peki, önceki gün New York’ta, Türkevi’nin ihtişamlı duvarları arasında neler yaşandı?
AKP'nin medyadaki amiral gemisi, kesintisiz ve sadık propaganda aygıtlarının en başlıcası Sabah gazetesinin yazarı Dilek Güngör’ün aktardığına göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler toplantısı vesilesiyle gittiği ABD’de dünyanın sermaye devleriyle bir araya gelmiş.
Toplantıda geçen "renkli diyaloglar" dikkat çekici. Biz demiyoruz, iktidar cenahının canını sıkacak tek kelime yazması mümkün olmayan Dilek Güngör paylaşıyor.
Güngör'ün satırlarına göre Erdoğan, bazılarının protesto ettiği, logolarını görünce öfkelendiği, yerlere döktüğü Coca-Cola ve PepsiCo yöneticilerine dönüp, "Hanginizin piyasa payı daha fazla?" diye sormuş. Gülüşmeler, neşeli anlar...
İşin asıl vahim ve hayret verici boyutu ise sadece bu iki içecek deviyle sınırlı değil.
Güngör’ün paylaştığı katılımcı listesine baktığınızda, tablo "Bu ne yaman çelişki" dedirtiyor...
ABD Eximbank, Amazon, Boeing, Citigroup, JP Morgan, MasterCard, Lockheed Martin, Microsoft, Uber, FedEx, Procter & Gamble, RTX ve niceleri...
Bu şirketlerin ne anlama geldiğini bilmeyen var mı?
Bu devler; İsrail’in katliam makinesine jet üreten, pilotlarına uçak sağlayan, ekonomisine can suyu veren, soykırımı finanse eden küresel monopollerin ta kendisi.
Filistin’deki acıyı yüreğinde hisseden, evine o boykotlu ürünleri sokmamak için kıran kırana bir ahlaki direniş gösteren samimi, masum insanları bu denklemin tamamen dışında tutuyorum; onların o küçük lakin özde büyük çabaları kıymetlidir.
Türkevi'ndeki buluşmayı ise halkımızın takdirine bırakıyorum....
Çok Okunanlar
Fenerbahçe’den FIFA transfer yasağı açıklaması
Fon krizinde manipülasyon döngüsü nasıl işledi?
Fenerbahçe'nin yıldızı Greenwood'un yeni adresi belli oldu
Deniz Baysal'ın 7 yıllık evliliği tek celsede bitti
Fon dolandırıcılığı skandalı ve MSCI 'Statü Endişesi'
Kim derdi ki bir tanem bir gün bozuşacağız
Ekonomiden eğitime: Söylem ve eylem arasındaki uçurumun çıkmazı
Mekke Ortak Savunma Anlaşması, bölgesel barışa yönelik kolektif bir taahhüttür
New York'ta maskeler düşerken....
10 sanığa beraat 4 sanığa 3 bin 600’er yıl hapis