Açık açık ve haykırarak ifade etmek gerekiyor ki bugün Türkiye’nin yaşadığı bunalım, yalnızca ekonomik bir krizin veya bir finansal vurgunun çok ötesinde.
Adliyeden bürokrasiye, ekonomiden toplumsal dokuya kadar uzanan bu karanlık resim derin bir sistemik çözülmenin ve devlet adabının yitirilmesinin, acı bir neticesi olarak karşımızda duruyor.
Sorunun özü, bütün yetki ve iradenin tek bir adamda toplanması... Böylece denetim mekanizmaları işlevsizleştirildi ve her koşulda 'tek adam rejiminin unsurları'na kişisel çıkar elde etmeleri için uçsuz bucaksız yollar açıldı.
Suç odakları devletleşti. Halkın başına gelebilecek en korkunç şeylerden biri tam olarak budur....
Devletin kurumsal kapasitesi zayıfladı. Liyakatsizlik ve hukuksuzluk adeta olağan bir yönetim biçimine dönüştü. Yıkıcı gelişmeler ekonomiyi, beraberinde toplumsal ahlakı çökertti. Yalan, manipülasyon, algı olağanlaştı. Suç ve günahlar, inançla perdelendi.
Denetimden kopan ve güç zehirlenmesi yaşayan iktidar çevreleri, ortak çıkarlar etrafında birbirlerini koruyan kapalı bir suç sistemi inşa ettiler.
Ortaya çıkan gerçeklik adaletin, şeffaflığın ve ortak akıl bilincinin yerle bir olduğu ağır bir toplumsal yıkımdır. Ahlâk, vicdan, merhamet çökmüştür.
Sıklıkla, kendime "Nereye kadar gidecek, nereye varacak, neleri yitireceğiz ya da elimizde kalanı koruyabilecek, cumhuriyeti yeniden ayağa kaldırabilecek miyiz? diye soruyorum. Pek çoğumuzun olduğu gibi benim de zihnim de hep bu sorular dolaşıp duruyor. Çoğu zaman kendimi derin bir umutsuzluğun içinde bulsam da her seferinde içimde umut çiçeklerinin yeniden yeşermesini izliyorum. Çünkü tarih bize, kuralların ve kurumların işlemediği düzenlerin sürdürülemez olduğunu defalarca gösterdi.
Türk toplumunun tüm katmanlarının en acil ve yaşamsal görevi; kişilerin iktidarına dayanan yapıları geride bırakıp, kuralları açık, kurumsal kapasitesi güçlü, işleyen bir hukuk devletini yeniden inşa etmektir.
Demokrasinin teminatı olan laikliği, bilimi, aydınlanmayı ve insanca yaşam savunusunu omuzlamak, hepimizin ortak sorumluluğu. Devlet, şeffaf ve adil kimliğine yeniden kavuşturulmadan, bu ülkenin ve insanımızın yaralarını sarmak mümkün değil.
Çok Okunanlar
Türk vatandaşı Cansu, Afganistan’da ölüm riskiyle karşı karşıya
Aziz Yıldırım Fenerbahçe’nin transfer borçlarını açıkladı
Fenerbahçe’de yönetim kuruluna 9 proje için yetki
İstanbul için kuvvetli sağanak ve fırtına uyarısı
Tera Portföy CEO’su gözaltına alındı
Fenerbahçe'de kritik mali kurul sona erdi
Yasadışı kazançlar, yoksullaşan vatandaşlar…
Deniz Göktaş yarın ilk kez hakim karşısında
Odysseus'un yolculuğu-4. İthaka: Eve dönmek yetmez!
Güneş eritmiyor, ayaz donduruyor!