Bir ezbere artık son verelim: Bizdeki kadar hain, satıcı, satılık ruh vs., ne derseniz deyin, her yerde var.
Bu dağılımda neredeyse eşitlik egemen: Her yerdeler ve çoğunluğu temsil ediyorlar; gemisini yürüten kaptanlar. İktidar bunların elinde. Serbest piyasa demokrasisi gelir dağılımında değil, fakat “hain ve satılık ruh” dağılımında pek eşit bir ortam yaratabiliyor...
Dolayısıyla, dış dünyayı hele hele de Avrupa’yı hiç bilmeden, öğrenme gereği de duymadan, bol keseden atılan sloganlardan “sarf-ı nazar” etmekte yarar var. İşte “Bizdeki kadar hain başka bir yerde yoktur!” falan gibi “işkembe-i kübradan” savrulan aforizmalara veda edelim...
Doğru değil bunlar.
Bizdekini aratmayacak kadar, hatta bizdekilerden çok daha beterleri her yerde var.
Tabii çıkış da mümkün. Hadi Hölderlin’in o şiirinden el alıp söyleyelim: Tehlikenin, tehdidin olduğu yerde kurtarıcı da olur; kötülük varsa iyilik de vardır. Peki...
Madem 30 Ağustos’u ve emperyalizme atılan büyük şamarın 104’üncü yılını önceki gün geride bıraktık, o izlekten konuşalım. Mustafa Kemal Paşa’nın Nutuk’taki girişinden:
“1335 senesi Mayıs’ının on dokuzuncu günü Samsun’a çıktım. Vaziyet ve manzara-i umumiye:
Osmanlı Devleti’nin dahil bulunduğu grup, Harb-i Umumî’de mağlûp olmuş, Osmanlı ordusu her tarafta zedelenmiş, şerâiti ağır bir mütarekenâme imzalanmış. Büyük harbin uzun seneleri zarfında millet yorgun ve fakir bir halde. Millet ve memleketi Harb-i Umumî’ye sevk edenler kendi hayatları endişesine düşerek memleketten firâr etmişler. Saltanat ve hilâfet mevkiini işgal eden Vahideddin, mütereddi, şahsını ve yalnız tahtını temîn edebileceğini tahayyül ettiği denî tedbirler araştırmakta. Damad Ferid Paşa’nın riyâsetindeki kabine âciz, haysiyetsiz, cebîn, yalnız pâdişâhın irâdesine tâbi ve onunla beraber şahıslarını vikaye edebilecek herhangi bir vaziyete razı.”
Çok bilinen bu girişte anlatılan, bir çöküş ve o çöküşün nedeni olan satılık, korkak, haysiyetsiz insan malzemesidir. Çöken Osmanlı’da, suyun başında böyle korkunç bir “riyaset” vardı ve suskun halk da bunların önünde sürükleniyordu. Aslında bir insanlık tablosu çıkarıyordu cumhuriyetin kurucu babası 1927’de. Hainlerin, satılık adamların dökümünü veriyordu. İyi.
İyi ve 2026’dayız: Burada da 1923 Cumhuriyeti’ni yıkma “başarısını” gösterip bir türlü gömemeyen kadrolara ve insan malzemesine gelinceye kadarki tarihe baktığımızda, hain ve satılık/satıcı eleman kıtlığı çekmediğimiz görülüyor. Ülkenin halinden belli. Biliyoruz.
Ama tekrar: Bu, sadece bize özgü bir kötülük değil. Her yerde ve ziyadesiyle var.
Bugünden bir örnek mi?
SATICILAR VE HAİNLER HER YERDE MADEM...
Demokrasi “şeyinden” de örnek verelim. Hani şu Türkiye’deki baskıdan kaçıp kapağı Avrupa demokrasisine attığını düşünen insanların ilk “ilticagâhından”. Daniele Ganser’in saptamaları, çok acımasız...
Türkçede de bulunabilen Ganser, hiç öyle sosyalizm iddiası olmayan, hatta onu pek de sevimli bulmayan, ama “gerçeği, sadece gerçeği” söylemekte ısrar edince sosyalistler/komünistler ile aynı zeminde buluştuğunu söyleyebileceğimiz bir çalışkan İsviçreli araştırmacı-yazar. Ve konuşmacı. Konferansları inanılmaz bir ilgiyle izleniyor yıllardır.
Ganser, dün X’teki sosyal medya hesabında Almanya’nın yönetici kadrolarını şöyle betimledi:
“Bence, ABD 26 Eylül 2022’de Nord Stream (Kuzey Akımı) boru hatlarını havaya uçurdu. Bu açıkça yasadışıydı ve bir savaş eylemiydi. Verivox’un fiyat analizine göre, G20 ülkeleri arasında elektrik, kilovat-saat başına 35,6 sent ile en pahalı Almanya’da bulunuyor. Fransa’da bir kilovat-saat 23,3 sent iken, ABD’de 18,3 sent. Rusya’da bir kilovat-saat sadece 7,63 sent, Çin’de ise 6,72 sent. Alman ekonomisi yüksek enerji fiyatlarından zarar görüyor. Birçok şirket iflas ediyor. Bence Almanya, Rusya’ya karşı yürüttüğü ekonomik savaşı sonlandırmalı ve Alman-Rus ticari ilişkilerini normalleştirmelidir. Nord Stream 1 boru hattının hasarlı hatları ile Nord Stream 2’nin hasar gören A hattının onarılması gerektiğini düşünüyorum. Nord Stream 2’nin geriye kalan tek sağlam hattı olan B hattı da Rusya’dan Almanya’ya gaz ithalatı için derhal yeniden kullanıma sokulmalıdır. Gazprom Başkanı Alexei Miller, Rusya’nın teknik olarak üç ay içinde Almanya’ya gaz tedarikini yeniden başlatabileceğini söyledi. Ancak Federal Şansölye Merz, Rusya’dan doğalgaz ithal etmek istemiyor. Merz, yüksek enerji fiyatlarındaki ısrarını sürdürüyor; oysa bu fiyatlar Almanya’ya ciddi zarar veriyor.”
Avrupa imalat sanayiinin kalbi kabul edilen, otomotivden kimyaya hemen her sektörde dev bir fabrika gibi kıtaya ağırlığını koyan Almanya, “neoekonomik güç”, yukarıdaki “enerji fiyatları”ndan ve Ukrayna savaşında ısrar eden yönetici kadrolarından sonra, en fazla binde 2-3’lük bir GSYİH büyümesi gerçekleştirebilir oldu. O da resmi verilerde öyle. Çünkü muhtemelen bu hız daha da düşük ve ekonomi küçülüyor. Dev fabrikalar Almanya dışında şans aramaya başladı bile.
Bu durumu yaratanlar kimler?
Böyle bir ortamda, bu hafta sonunda bir doğu eyaletinde, Saksonya Anhalt, seçim var. İçinde neofaşist akımların kol gezdiği bir “radikal Hıristiyan demokrat parti” olan “Almanya için Alternatif” (AfD), sandıktan tek başına iktidar olarak çıkabilir. Bu da Berlin’deki SPD ortaklı Friedrich Merz koalisyonunun sallanması, hatta Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern eyaletlerinde 20 Eylül’de yapılacak eyalet seçimlerinde yaşanacak hezimeti bile beklemeden düşmesi sonucunu verebilir. Mümkündür.
Dediğimiz gibi, “satıcılar” her yerde. Demokrasi denilen şeyde de bol bol var.
Sadece eşitlikçi, özgürleştirici, emek sömürüsüne son vereceğini ilan eden işçi sınıfı partilerinin boy gösterdiği yerlerde iyiliğin de dizginleri ele alma olasılığı var. Şu anda pek bulunmayan bir şey.
Vazgeçelim artık: “Bizdeki hainler, satıcılar hiçbir yerde yok!” demek hiçbir şeyi açıklamıyor.
Bırakalım bunları, onlar her yerde var ve çoğunluktalar.
Kendi sürprizlerimize odaklanalım.
Çok Okunanlar
Hastane tuvaletinde dünyaya getirdiği bebeği çöp kutusuna attı!
Mekke İttifakı İstanbul’da ilk kez toplandı
Iron Man oyunundan ilk oyun sızıntısı
Hepi topu 50 gazi ve bir şehit anasından korkmak da ne?!
İşsizlik oranında dikkat çeken artış
Volkswagen ve Rafael, Demir Kubbe anlaşmasına yakın
YÖK’ten üniversitelere açılım sürecine 'katkı' çağrısı
Alabora olan geminin kaptanlıyla ilgili ortaya atılan vahim iddia doğrulandı!
GTA 6 için Rockstar’dan dikkat çeken karar
Özgür Özel'den 'Yeni Anayasa' açıklaması İnce'ye 'turşu' yanıtı