Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
52,0252
Dolar
Arrow
43,5617
İngiliz Sterlini
Arrow
59,6155
Altın
Arrow
7052,6595
BIST
Arrow
10.729

Herkes kendi yıldızıyla parlıyor

Hiç aklımıza gelir miydi popüler kültüre böyle sarılacağımız?

Yapay, soğuk hatta donmuş bir sabahta bir yıldızın ışığıyla uyanacağımız... Konser kayıtlarını tekrar tekrar dinleyip 90’lara koşacağımız…

90’lar, bazılarımızın çocukluğu, gençliği ya da popüler kültürün ilah yaratma zamanları. Çokça eleştirel yaklaştığımız popüler kültür bugün nasıl da birleştirdi bizi, hem de sadece 90’lara gidebilenleri değil bugünkü gençleri, üç kuşağı belki.

“Mega star” etiketi hafif hissettirdi, Tarkan’a “efsane” demek istedim bugün. Yerimde duramadan Tarkan dinlediğim ve “sen başkasın” diyerek tüm pop yıldızlarından ayrı tuttuğum Tarkan’ı her dinlediğimde ortaokulda bir öğretmenimin henüz yeni parlayan Tarkan için söyledikleri gelir aklıma. Popüler kültürün zamanda yer bulamayacağı ve bugün herkesin dilindeki Tarkan’ın da kısa sürede unutulup gideceğini söylediğinde, sessizce karşı çıkmıştım, her dönemden kalanlar olacaktı mutlaka, ve pek çokları hala kulağımızda… 

İnsan çocukluğunda, gençliğinde dinlediği şarkıyı kulağında olmasa da kalbinde taşır elbette ama Tarkan 90’lardan fazlası olduğunu gösterdi yine. “Kıl oldum abi” derkenki gülüşünden, “çişim var abi” tepkisindeki insaniliğinden hiç eksilmeden bunca yapay ışık arasında hepimizin içindeki yıldıza dokundu bir gecede.

Artık ne o bir ‘popüler kültür nesnesi’, ne de hayranları ‘geniş kitleler’ olarak tanımlanabilir. Konser, konser olmaktan çıkıp toplu bir içsel eyleme dönüşürken, herkes kendi Tarkan’ıyla, kendi şarkısını söylüyor, herkes kendi yıldızıyla parlıyordu…60’ların Pop Art’ında vurgulanan yaklaşımdan farklı olarak herkes 15 dakikalığına ünlü olmuyordu, belki zamanı şarkı sözlerinde yaşayıp bütünleşerek büyüyordu.

Sanat dokunur, sanat hatta, yakar... Bir ressam ve bir sosyal bilimci olarak müziğin insan ruhunda yarattığı doğrudan etkiyi hep çok şaşırtıcı bulmuşumdur, hiçbir sergi salonu bir konser alanı gibi olmaz. 

Yapaylığın böylesine yoğun yaşandığı bu dönemde, doğal akışında, kendiliğinden oluşan bu durum ise, abartılı görünse de gerçekliği yadsınamaz.

Ve bulutlu gökyüzünde toplumun ışığını biriktirmeyen bir yıldız da bu kadar parlayamaz…