Ay bugün eski bir masal kahramanı gibi mavi bir gömlek giymiş; arka yüzü bir varmış, bir yokmuş.
1 Nisan 2026’da gördük ilk kez ayın arka yüzünü; şaka gibi... Bugün 31 Mayıs, Mavi Ay var gökyüzünde. Mavi Ay, ayın mavi olması değil de;bir ayda iki kez dolunayın görünmesiymiş dünyadan.Dünyalılar sever isim koymayı, tanımlamayı, dünyalılar sever aya bakmayı...
Şimdi, ayın arka yüzünde bir taş parçasıyım,“uzaktan”ım. Mavi Ay’dan bakan bir uzaylı gibi bakıyorum dünyaya. Gözlerim dolunay gibi... Ay'dan bakarken anlamakta en zorlandığım olaylar genelde Ortadoğu coğrafyasında gelişiyor. Nedenini bilmiyorum, ben “uzaktan”ım. Ben bir taş parçasıyım. Gördüklerimi sadece hafızamda tutuyorum.
Son gördüklerime de önce “film”, sonra “Türkiye’de siyaset” dediler.
Siyaset mi? O ne? Atılır mı, tutulur mu?
“Futbol gibi” dediler, “taraftarın olacak.”
Futbol gibi mi? Ortaya bir top atıp peşinden mi koşulacak?
Top yuvarlak, o kaleye de girse gol, bu kaleye de girse gol (!)
Hem her yaşa uygun mu ki futbol? Herkes oynayabilir mi bu oyunu?
Oyun demişken, Televizyon ekralarında “Mavi Ay” diye bir dizi vardı 80’lerde. Şimdi bir adam var, 420 km yürüyor, sonra oturmak istiyor. Oturamıyor bir türlü.
Tarih 15 Haziran 2017; 9 yıl önce. Ankara’dan İstanbul’a 420 km’lik, 25 günlük bir yürüyüş başlıyor.
Performansın Adı: “Adalet yürüyüşü” Oynayan:Baş Yürüyücü
Ayın arka yüzünden düşünüyorum, ayda bir taş gibi. Siyasetin de dünyanın da üstünden: Manzara vahim, halk harap ve bitap düşmüş. Biraz Musa’yla biraz İsa’yla bölünmüş.
Bölünmüş… Musa’nın asasıyla bölünmüş bir deniz gibi. Denize düşen yılana sarılırmış ya, yılan bulmak için insanlar bir sağa bir sola dönmüş. Masal desen değil, efsane desen değil, destan desen hiç değil. Ne yılanı, bir ejderhanın içinde debelenip durmuşlar.
Her gördükleri kurbağadan prens yapmak istemişler. Çocuklara masallar, büyüklere siyaset.
Söz meclisten içeri, soruyorum: Bunca entel, bunca aydın, bunca düşünce sahibi neden düşünceye değil de lidere oynar hala? Papaz kaçtı gibi, papaz en son kimin elinde kalırsa…
Kimse büyümüyor, kimse akıllanmıyor mu? Dün o adam bugün bu adam; peşinden gidip alkışlamak için bir adam gerek. Bir adam bulup peşinden ancak az gelişmiş toplumlar gider.
Sonra da “yanıldık” deyip, oy veren ellerine, yan yana durdukları fotoğraflarına küfür ederler. Kendileri gibi düşünmeyenlere de küfür ediyorlardı bir zamanlar. Şimdiki gibi… Mütemadiyen bir küfür ve bir “aldatılma” içinde buluyor insanlar kendilerini. “Adam kazandı” dedi biri, bir diğeri için kalpler yaptı eller havada.
Bir olup, bir çift mavi gözün izinden gidemeyip, ayın arka yüzünü göremediler…
Çok Okunanlar
Türk futbolu için tarihi gurur: 'Arda Güler dünyanın en değerlisi oldu'
Özgür Özel'in Kılıçdaroğlu'na teklifi ortaya çıktı!
19 yıl sonra aralanan sır perdesi: Kadın cinayetinin faili öz babası çıktı
Ümit Taş'ın kardeşi kurşun yağmurunda öldürüldü
Mezdeke Aynur Kanbur cinayetinin falilleri yakalandı
Kılıçdaroğlu: Kurultay sürecini başlatıyoruz
'Ferdi Zeyrek'in ölüm yıl dönümünü fırsat bildiler!'
Özel ve Kılıçdaroğlu'nun akreditasyon sayıları ortaya çıktı
Sokak ortasında beş çocuk annesi eşini öldüren kocanın ifadesi
Tahıl mı balık mı? Kara ve deniz güçlerinin jeopolitik evrimi