TÜRKİYE’DE ELIZABETH VE SÜREYYA’YA GÖSTERİLEN İLGİ
II. Elizabeth, tahta çıktığı tarihten vefatına kadar ülkemizde ilgiyle izlenmiştir.
İletişimin, günlük gazete, magazin dergileri ve radyo ile sınırlı olduğu 60’ larTürkiyesinde kamuoyunda en çok konuşulan iki hanedandan söz etmek doğru olur. Biri Birleşik Krallık. Öbürü İran.
Kraliçe Elizabeth, eşi, çocukları, gezileriyle ilgiyle izlenirdi.
İran Şahı’nın ilk eşi Süreyya’nın bahtsızlığı (çocuksuzluğu) ve göz kamaştırıcı güzelliği çok konuşulurdu. (Süreyya İsfendiyari Bahtiyari) Kraliçe Süreyya, kenar mahalle kahır/kader söyleşilerinin en rağbet edilen konularından biriydi. Allah’ın ona bir çocuk bağışlamaması ortak hüzün kaynağıydı.
İran Şahı Pehveli Türkiye’ye geldiği zaman Demokrat Parti iktidarda idi. (ziyaret tarihi: 1956) Cumhurbaşkanı Celal Bayardı. Süreyya’ya gösterilen ilgi muazzam boyutlarda idi. Bayar dahil herkes bakışlarını Süreyya’dan alamıyordu. Süreyya’nın Savarona yatı ile Yalova’ya bir falcı kadına götürülme hikayesi ve derdine deva arayışı için “ Savarona’yı en çok kimler kullandı” başlıklı yazımı öneririm. Şarkta hanedan hikayeleri böyledir.
Ama “Üzerinde Güneş Batmayan İmparatorluk” için başka şeyler söylemek lazım. İngiltere (Birleşik Krallık, Britanya) Kraliçesi II. Elizabeth Pehlevi hanedanı gibi spekülasyonlara konu edilmezdi. Hayranlıkla izlenen bir simgeydi. Soyu Kraliçe Victoria’ya, İngiliz ve İskoç krallarına, Cerdic of Wessex, Kenneth Macalpin’e dayanıyordu. Charlemagne bile dolaylı olarak ataları arasında idi. Kraliçe II. Elizabeth Hanover/ Windsor hanedanına mensuptu.
İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI'NIN SONUNDA İNGİLTERE
İkinci Dünya Savaşı yıllarında İngiliz (Birleşik Krallık) tahtında VI. George oturuyordu. ülkeyi başbakan Lord Winston Churchill yönetiyordu. Hükümet bir Muhafazakar -İşçi Partisi koalisyonuydu.
İngilizler, olağan üstü koşullarda “milli birlik hükümeti” kurabilen bir millettir. Elizabeth de savaş yıllarında yardımcı hizmetler sınıfında görev aldı. Britanya’nın savunmasına katıldı.
Savaştan anti faşist cephe galip ayrıldı. Bu cephenin en büyük müttefikleri, ABD, Birleşik Krallık, Sovyet Rusya, FransızDireniş cephesi hükümetleri idi.
Savaş bittiğinde hür dünyanın öncülüğü artık ABD’ye geçmişti. İngiltere dört yıl süreyle faşizmin hava bombardımanı altında kalmıştı. Kraliçe Victoria devrindeki “üzerinde güneş batmayan imparatorluk” maziye karışmıştı.
Fakat İngiliz demokrasisi yerinde duruyordu. Westminster modeli tarihi bir gelişim seyri içinde ortaya çıkmıştı. Britanya adaları parlamentarizmin beşiği ülke olarak anılmaktaydı. Bu nedenlesiyasal kurumları, teamülleri dünyanın her yerinde ilgi uyandırıyordu.
Britanya’da tarih boyunca büyük siyasiçatışmalar yaşanmış, her biri ayrı bir krallık olan İngiltere (England) İskoçya (Scotland), Galler (Wales) ve İrlanda (Ireland) Birleşik Krallık adı altında birleşmişti. (United Kingdom) Günlük kullanımda İngiltere ifadesiyle kast ettiğimiz ülke aslında Birleşik Krallıktır.
Adalarda yüzyıllar içinde siyasi bir konsensüs oluşmuştur. Ama hala bölgesel kimliklerle ile ilgili duyarlılıklar devam eder: İskoç, İrlandalı veya Gal kimliği birden ortaya çıkıverir.
Bu gelişmelere koşut olarak İngiliz demokrasisi, Avam Kamarasının (House of Commons) siyasal sistem içindeki yetkilerinin genişlemesi ile yerleşmiştır. Bununla ilgili önemli biradım 1918 Lloyd George reformları olarak bilinir. İngiliz demokrasisi genel oy tabanının genişlemesi temelinde gelişmiştir. Bunun en önemli sonucu İşçi Partisinin (labour) güçlenmesi olmuştu.
Ancak İngiliz siyasal sisteminin temel kurumu hükümdardır: The Crown veya the Sovereign.
Eskiden öyleydi. Şimdi de öyledir. Bütün siyasal süreçler onun kimliği etrafında başlar ve biter.
II. ELIZABETH NASIL TAHTA ÇIKTI?
1952’de VI. George 57 yaşında vefat ettiğinde Churchill başbakandı. Tahtın varisi Elizabeth eşi Edirburgh dükü Philip ve iki çocuğu ile birlikte Kenya’da idi.
II. Elizabeth, tahtın varisi olarak hemen monark (kraliçe) ilan edildi.
Tahtın varisini ilan etme komisyonu o dönmeden toplandı. Meşru varisin Elizabeth olduğu ilan edildi: 6 Şubat 1952.
Bu konuda uyulması gereken usuller vardı. Babası büyük biraderi, VIII. Edward’ın tahttan feragati nedeniyle kral olmuştu. (1936)
Edward, aşkı uğruna -radyoda- bütün İngiltere’yi üzüntüye boğan bir tahttan çekilme konuşması yaptı. Bu konuşma XX. yüzyıl tarihinin en ikonik anlarından biri olmuştur.
Kısa hükümdarlığı döneminde Wallis Simpson ile birlikte Türkiye’ye gelmişler, Cumhurbaşkanı Atatürk’ün konuğu olmuşlardı. Ertuğrul yatında çekilmiş resimlerde çift görünmektedir. Bir süre sonra Kral tahttan çekildi.
II. Elizabeth’in babası İkinci Dünya Savaşı yıllarında tahtta bulunuyordu. Winston Churchill de başbakandı. Savaştan sonra İngilizler İşçi Partisine oy verdiler. Muhafazakarlar iktidardan düştü. Churchill’in son başbakanlığı II. Elizabeth döneminde gerçekleşti. (1951-1955)

ACCESSION COUNCIL NEDİR?
Accession Council, tahta çıkacak adayı onaylayan kuruldur. Monarkın ölümünden hemen sonra St. James Sarayında (kendiliğinden) toplanır. Privy Council üyeleri, Londra Belediye başkanı gibi önemli kişiler bulunurlar. Accession (tahta çıkış) parlamento önünde beyan edilir.
Bu aynı zamanda bir taahhüttür. Protestan kilisesine bağlılık ve İskoç Kilisesi’ne saygı gibi teminatları da içermektedir. Bugünden bakıldığında yadırganan bu teamüller İngiliz monarşisi açısından tarihi olaylara dayanır.

TAÇ GİYME TÖRENİ (2 HAZİRAN 1953)
İngilizler iki tören yapıyorlar. (acession to throne: tahta geçiş) ve (coronation: taç giyme) Elizabeth’in taç giyme töreni 2 Haziran 1953’de yapıldı.
VI. George 57 yaşında ölmüştü. (1895-1952) İngiliz geleneğinde, yeni hükümdar tahta geçmekle birlikte vefat eden kral için bir yıla yakın bir yas süresi vardır. Bu süre tören için hazırlıklar yapılmasına da imkan sağlamaktadır.
İngilizler taç giyme törenine çok önem veriyorlar. Kraliçe yemin ediyor ve kutsanıyor.
Elizabeth için tören Westminster Abbey’de yapıldı ve BBC tarafından yayınlandı. İngiliz tarihindeki ilk canlı TV yayını oldu. 27 milyon kişinin töreni izlediği söylenir. Bir önceki coronation babası için aynı kilisede yapılmıştı. (1937) Fakat hükümet bu kutsal töreni avam ile paylaşmak istememiş, TV’de yayınlanmasına izin vermeşmişti.
Yakınlarda bir çocuk hastanesinde tedavi gören çocuklar da düşünüldü. Hastanede canlı yayın teşkilatı kuruldu. Hasta çocuklar yeni kraliçenin taç giyme törenini sevinçle izlediler. Hastanenin adı: Great Ormond Street Hospital.
Taç giyme töreni, Fransa, Belçika, Batı Almanya, Hollanda ve Danimarka’da da yayınlandı. Daha on yıl önce, büyük travmalar atlatmış, acılar çekmiş Avrupa için Elizabeth’in tahta çıkışının yayınlanması olağan üstü bir psikoterapi oldu.
Törenin yapılacağı Westminster’a kadar kara, deniz ve hava kuvvetleri askerleri güzergah boyunca dizilmişlerdi. Kraliyet Muhafız alayı gibi başka tören birlikleri de vardı.
Başka monarşilerin hanedan mensupları davet edilmişti. Başka rejimlerle yönetilen ülkelerin devlet başkanları da çağrılmıştı.
Davetli ülkelerin bazıları hükümet düzeyinde bazıları da devlet başkanı düzeyinde temsilci gönderdiler.
Kraliçe altın varaklarla bezenmiş Royal Coach’a bindirildi. Buna Saltanat Arabası diyebiliriz. Royal Coach “Royal State Coach” olarak da anılıyor. 1760’dan beni kullanılıyor. İlk kullanan III. George.
Irish State CoachAna Kraliçe’yi, Elizabeth’in hemen arkasından getiriyordu.
Kraliçe’nin giydiği taç, Kah-ı Nur elmasını taşıyordu. Bu tacı günümüzde III. Charles devlet törenlerinde takıyor.
Seçkin aristokrat ailelerin eşleri veya kızları Kraliçeye nedimelik yapıyorlar. Kraliçenin omuzlarında “ robe of state “ var. Robe of state (resmi devlet cübbesi) İngiliz monarşisi açısından önemli. Taç giyme ve parlamentoyu açış törenlerinde mutlaka giyiliyor. Kanada gelinciği (hermin) tüylerinden yapılmış bir kadife pelerin giyiliyor.
Törende “Household Cavalry” hazır bulunuyor. Bizdeki muhafız alayına denk düşen bir birlik. Osmanlıdaki karşılığı Hassa Alayı. Birliğin kökeni 1660 yılına dayanıyor.
Törende 400 müzisyen görev almış, Büyük Britanya 41 pare top atışı ile yeni hükümdarını karşılamış.
Törenin finali, kraliyet ailesinin Buckingham Palace balkonundan halkı selamlaması ile gerçekleşiyor. İngiliz Hava Kuvvetlerine ait 165 jet alçaktan uçuş yaparak kraliçeyi selamlıyor.
Bu arada, Polinezya’da küçük bir ada olan Tonga’nın kraliçesi de kendi saltanat arabası ile törene katılmış. Tonga adaları halkı indigenious bir halktır. Ünlü anti komünist ve Marshall yardımı fikrinin sahibi George G. Marshall da konuklar arasında.
Bu arada, 1936’de tahtan çekilen VIII. Edward’da taç giyme törenine davet edilmiş, fakat eşi soylu olmadığından tek davetiye gönderilmiş. Edward daveti reddetmiş. Törene katılmamış.
TAÇ GİYME TÖRENİNDE USUL
II. Elizabeth için taç giyme töreni 2 Haziran 1953’te Westminster Kilisesi’nde yapıldı. Oysa ki 6 Şubat 1952’de tahta çıktığı ilan edilmişti. Taç giyme töreni bir yıl sonra yapılmış iki tören arasındaki zaman dilimi vefat eden kral için yas dönemi olarak anlaşılmalıdır.
Türk-Moğol geleneklerinde ise hız esastır. Osmanlı’da padişahın bütün erkek çocukları tahta adaydır. Tahta çıkan şehzade bütün erkek kardeşlerini boğdurur. Bunun zirve örneği III. Mehmet’tir. Bu eylemini Fatih Kanunnamesindeki “nizam-ı alem için karındaşın katlede. Ekser ulema dahi tecviz etmiştir. ” hükmüne dayandırmış, hanedan onun üzerinden devam etmişti.
Bu arada not edilmesi gereken bir husus daha var. İngiltere (Birleşik Krallık) kraliçesi aynı zamanda Kanada, Avusturalya, Güney Afrika, Pakistan ve Seylan Kraliçesidir.
Elizabeth’in tören davetiyesini Joan Hassal hazırlamıştı. Kraliçe’nin kostümü ise (coronation gown) Norman Hartnell tarafından dikilmişti. Üzerinde hükümdarı olduğu bütün ülkelerin -Tudor rose dahil- simgeleri vardı.
II. Elizabeth taç giyme töreninde Büyükannesi Kraliçe Victoria’nın kolyesini takmıştı.
KRALİÇE’NİN YEMİNLERİ
1707 birlik yasasına göre, Kraliçe İskoç Kilisesine hürmet edeceğine dair yemin eder. (The Act of Union) Bu tahta çıkışın bir ön şartıdır. 1707 yasası İngiltere ve İskoçya tahtlarını birleştirir. Tahtın sahibini İngiliz kilisesine bağlar. Bu da I. George’dan beri Lutheryenlik demektir.
Bundan sonra Garter Principal King of Arms yeni monarkı ilan eder. Garter Principal 1415’ten beri var olan bir kurumdur.

İNGİLİZ MONARŞİSİNİN İKİ ÖNEMLİ TACI
Birleşik Krallık hükümdarları törenlerde iki taçtan birini kullanır. Birincisi 1661’den beri kullanılmaktadır. St. Edwards Crown (Aziz Edward Tacı) olarak bilinir. Kraliçe Elizabeth’in töreninde bu taç kullanılmıştır.
Diğeri ise Imperial State Crown olarak bilinir. 1838’de Kraliçe Victoria tarafından ilk kez kullanılmıştır. Çoğunlukla parlementoyu açış konuşmalarında kullanılır. (state openining of parliament)

KRALİÇE’NİN PARLAMENTOYU AÇIŞ KONUŞMASININ ANLAMI
Bu konuşma Birleşik Krallık devlet sistemi içinde çok önemli bir konuşmadır. Hükümdarın parlamento çalışmalarını başlatma konuşmasıdır. Konuşmanın tarihi önemi ve anlamı vardır. Bu konuşma ile hükümdar yasama hakkını parlamento ile paylaşacağını taahhüt eder. Buna bizim tarihimizde karşılık gelen konuşma “Nutk-u iftitahidir”
Bu konuşma yapılana kadar parlamento (Lordlar Kamarası ve Avam Kamarası) toplanarak yasama faaliyetine başlayamaz. Bu konuşmaya ilişkin gelenekler vardır. Konuşma Kasım başında Westminster Sarayında yapılır. Monark tercihen Imperial State Crown’ı takar. Devlet giysisini (robe of state ) giyer. Bu giysi parlamento cübbesi olarak da bilinir.
Lordlar Kaması üyeleri Lord kıyafetleri iletoplantıda hazır bulunurlar. Avam kamarası üyeleri ise günlük kıyafetleri ile toplantıya gelirler. Bu İngiliz demokrasisinin gelişim tarihi ile ilgili bir gelenektir.
Egemenlik, o andan itibaren, monark, lordlar ve seçilmiş avam kamarası üyeleri arasında paylaşılmış olur.
TÜRKİYE’DE İNGİLTERE’YE GÖSTERİLEN İLGİ
Türkiye Milli Kurtuluş savaşını gerçekte İngiltere’ye karşı yürütmüştü. Diğer hasım devletler ikincil planda kalır. Hatta Meydan Muharebesi yaptığımız Yunanistan bile buna dahildir. Sebebi: Yunanistan Anadolu’da bir taşeron işgal gücü olarak bulunuyordu. Lozan’da asıl hasmımız Birleşik Krallık hükümeti idi.
Barıştan sonra İngiltere ile ilişkilerimiz makul bir dengeye oturdu. Karşılıklı olarak büyükelçiler atandı. VIII. Edward’ın Kemal AtatürkTürkiyesini ziyaret etmesi büyük ilgi uyandırdı.
Edward’ın tahtan feragati de Türk basınını uzun süre meşgul etti.
1950’lerde, hür dünyanın askeri ve siyasi önderliği ABD’nin eline geçmişti. Fakat magazin basını daha ziyade İngiliz monarşisi ile ilgiliydi.
II. Elizabeth’in 1952’de tahta çıkışı ve 1953’te yapılan taç giyme töreni Türkiye’de de büyük ilgiyle izlendi.
Taç giyme törenine Türkiye’yi temsilen Başbakan Adnan Menderes gönderildi. Cumhurbaşkanı Bayar şahsen gidebilirdi. Gitmedi. O daha ziyade ABD’ye odaklanmıştı.

Hayat Mecmuası yayın hayatına başladıktan sonra kraliçe ve hanedan daha çok ilgiyle izlenmeye başladı. (1956)
Menderes’in 1959’da Londra’da geçirdiği uçak kazasıdikkatlerin bir kez daha İngiltere’ye yönelmesini sağladı. Kraliçe ve hükümeti kazazedeler ile yakından ilgilendiler. Menderes ve Dışişleri Bakanlığı heyeti Kıbrıs Cumhuriyetini kuracak anlaşmayı imzalamak üzere Londra’ya gelmişlerdi. Yoğun sis yüzünden uçak düşmüş, Menderes hafif sıyrıklarla kurtulurken, 14 kişi hayatını kaybetmişti. İngiliz ve Türk basınında kaza uzun süre gündemde kaldı. Menderes’i bulan çiftlik sahibi aile Türkiye’ye davet edildi ve ağırlandı.
Türkiye’nin resmi ilgisi daha ziyade ABD’ye yönelmişti. Cumhurbaşkanı Bayar’ın ABD’ye davet edilmesi, Kongre’de konuşması çok önemsenmişti. (1954) 1959’de Başkan Eisenhower Türkiye’ye Geldi. Muazzam şenliklerle karşılandı.
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra, Türkiye ile İngiltere arasında devlet başkanları düzeyinde bir temas olmadı.
KRALİÇE’NİN TÜRKİYE ZİYARETLERİ
Kraliçe II. Elizabeth’in Türkiye’ye ilk gelişi 1961 yılında gayrı resmi bir uğrama biçimde olacaktı.
Milli Birlik Komitesi iktidardaydı. Devlet ve hükümet başkanlığı Cemal Gürsel’in uhdesinde bulunuyordu. Yassıada Yüksek Adalet Divanında devrik Demokrat Parti yöneticileri yargılanıyorlardı. Kurucu Meclis toplanmış, çalışmalarına başlamıştı. Kraliçe İran gezisinden dönerken Ankara Esenboğa Havalimanına indi. Devlet Başkanı Cemal Gürsel ile 40 dakika görüştü. Gündem tahmin edileceği gibi Yassıada yargılamaları idi.
Bundan sonra Kraliçe, Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay (1971) ve Abdullah Gül’ün davetlisi olarak Türkiye’ye gelecekti. (Mayıs 2008)
Buna karşılık Sunay 1967’de, Kenan Evren 1988’de Birleşik Krallığı resmen ziyaret edecek ve Kraliçe ile görüşeceklerdir.
Kraliçe’nin Türkiye ziyaretleri ve iade-i ziyaretleri ayrı bir konu olarak ilerde ele alacağım.
GEÇEN YÜZYILDA BİRLEŞİK KRALLIK TAHTINA ÇIKAN HÜKÜMDARLAR
V. George 1865-1936, VIII. Edward, 1894-1972, VI. George (1895-1952), Kraliçe II. Elizabeth (1926-2023), günümüzde Birleşik Krallık tahtında III. Charles oturmaktadır.
İNGİLİZ MONARŞİSİ ÜZERİNE SON BİR KAÇ SÖZ
İngiliz monarşisi XX. yüzyıl boyunca siyasal gücünü kaybetse de İngiliz geleneklerinden kaynaklanan meşruiyetini korumaya devam ediyor.
Geçen yüzyıl boyunca hanedandan dört kişi tahta çıktı. Bu isimler içinde en çok kendinden bahsettiren II. Elizabeth’dir.
Hükümdarlık yetkileri sembolik görünse de geleneğe dayanan İngiliz anayasa düzeni monarka büyük önem verir.
Kraliçe hükümdarlığı döneminde yasama ve yürütmeye ilişkin yetkilerini büyük bir özenle yerine getirmeye devam etmiştir.
Kraliçe’nin gelini Diana ile olan gerilimli ilişkisi, oğluCharles’in Camilla ile olan flörtü, Diana’nın mutsuz hayatı, çocukları William ve Harry’in büyümesi, kendisine bir sevgili bulması (Dodi al Fayed) ve hala tartışılan şüpheli ölümü Türkiye’de ve dünyada ilgiyle izlendi.
Uzun hükümdarlık yılları boyunca, ata binme ve avcılık merakı ile dikkatleri üzerinde topladı.
Kraliçe’nin vefatından sonra tahta çıkan III. Charles da hanedanın geleneklerini devam ettiriyor.
Son söz olarak şunu söylemek isterim. İngiltere’de hükümdarı (The sovereign) yüceltmek, İngiltere’yi yüceltmekle eş anlamlıdır.




Çok Okunanlar
İstanbul'daki milyarder sayısı açıklandı
İspanya Başbakanı’nın eşine pasaport ve yurt dışı yasağı
Halit yarbayın TSK’ya dönüş maratonu
2 milyon kişi 1000 lira verirse
Zeytin ağaçları yere serilirken yapraklar ağlar
Hayali villa ile dünya kupasına golsüz veda
Kraliçe II. Elizabeth’in tahta çıkış (1952) ve taç giyme törenleri (1953)
İstanbul Üniversitesi’nde tadilat krizi
Dünya Kupası’nda bugün hangi maçlar var?
Ankara’da korsan otopark operasyonu: 30 gözaltı