Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
34,9385
Dolar
Arrow
32,5064
İngiliz Sterlini
Arrow
40,8451
Altın
Arrow
2441,0000
BIST
Arrow
10.087

Kuş Uçusu

Tarık Yılmaz’ın adını hiç duydunuz mu?

Yakın arkadaşları, ailesi, çalışma arkadaşları ve belki meslektaşlarından bazıları biliyordur.

Ama siz hiç duymamış olabilirsiniz…

Duymanız için de kimse bir şey yapmadı, yıllarca çalıştığı kurum bile…

Tarık Yılmaz 40 yaşında bir gazeteciydi. Önceki gün genç yaşta kalp krizi geçirip aramızdan ayrıldı.

(Tarık Yılmaz)

Ancak yıllardır çalıştığı gazetede bile haber olmadı…

Kuruluşundan ayrıldığı 2019 yılına kadar Sözcü Gazetesi’nin editörlerinden biriydi. Sözcü’yü Sözcü yapan kadronun perde arkasındaki kahramanlarındandı.

Okuduğunuz binlerce belki de yüzbinlerce haberin size ulaşmasını sağlayan basın emekçilerindendi…

Sonra PR dünyasına adım attı. Mesleğe küsenlerden yani…

Gencecik yaşında kalp krizine yenik düştü. Ancak Oda TV dışında yayın organları için onun ölümünün haber değeri yoktu.

Reklam müdürlerinin, yayın yönetmenlerinin çocuklarının doğum günleri bile haber olur gazetelerde…

Ancak emekçi bir basın çalışanı vefat ettiğinde internet sitelerinde bile yer almıyorsa vay halimize…

Hadi basılı gazetelerde yer bulamadık diyelim. İnternet sitesinde bile hakkında iki satır yazmaya da mı yer bulamadık.

Uzun yıllar Sözcü Gazetesi’nde çalıştım. Bünyesinde bulunduğum için hep aidiyet hissedip hep aileden gördüğüm bir yapının bu vefasızlığı beni iki kere üzdü…

Bir veda etmek bu kadar mı zor?

Hiç mi hakkı geçmedi Tarık’ın?

Türkiye’de gazeteciliğin geldiği nokta ne yazık ki bu.

Değer vermek yok.

Vefa yok.

Hani bir dizi var şimdi ‘Kuş Uçuşu’ diye reyting rekorları kıran.

Televizyon dünyasındaki entrikaları, hırsları, ayak oyunlarını anlatan…

İzlerken bizlerin bile hadi canım abartılı bir senaryo diye baktığımız.

Az bile yazmış senaristler.

Ekleyin senaryonun sonuna vefasızlığı da…

Bugün Youtube’da ‘Kuş Uçuşu’nu konuşacaktık Özge Uzun ile…

Gerçekten basın bu kadar yozlaştı mı diye…

Öyle bir hal almış ki söyleyecek söz kalmamış.

Sevgili Tarık yalandan bir senaryo kadar değer görmedi Türk basınında… Tüm emekçi gazeteciler gibi…

Nur içinde yat Tarık. En azından çalışma arkadaşların seni sevgiyle anacak.

En ufak bir hakkımız geçtiyse helal olsun.

Ama asıl mesele sen helal ediyor musun hakkını?