Euro
Arrow
55,9329
Dolar
Arrow
50,1343
İngiliz Sterlini
Arrow
66,9399
Altın
Arrow
6568,1486
BIST
Arrow
11.483
Anasayfa > Yazarlar > Taner Bildik > 'Nihat Kahveci'nin boğmak istediği adam!

'Nihat Kahveci'nin boğmak istediği adam!

X Facebook WhatsApp Mail ABONE OL Google News
Yayınlanma: 07.11.2026 06:00

35 yıldır gazetecilik yapıyorum, pek çok kez tehdit aldım ama hayatımda ilk defa canlı yayında boğulmakla tehdit edildim…

Hem de eski bir futbolcu yeni yorumcu tarafından. İki gündür sosyal medyada viral olan Nihat Kahveci’nin boğmak istediği Taner Bilgin dediği adam benim. Ama keşke ekranda beddua edip hakaretler yağdırmadan önce Google’da aratsaydı adımı doğru söyleyebilirdi. Beni tanımadığını söylüyor gayet normal tanımak zorunda değil ama boğmak istediğin adamın adına da baksaydın be kardeşim. 

Nihat Kahveci gazeteci olmadığı için belki bu etik kuralları atlamış olabilir ama yanında yaklaşık 30 yıllık deneyimli gazeteci Nebil Evren meslektaşım keşke bir baksaydı! 

Neyse gelin size hikayeyi baştan sona bir de ben anlatayım…

Gonzo Sports adlı YouTube kanalımızda bir izleyicinin yorumu üzerine, “Ben kabul edemiyorum Nihat Kahveci’nin Beşiktaş maçından sonra debe debe demesi benim gözümde olan onun eski Beşiktaş aidiyetini… formayı taşıdığı için saygı duyarım ama ekranda şov yapıp sonra benim Beşiktaşlılığım sorgulanmaz demesini kabul etmiyorum” sözümün üzerine ekranda bana hakaretler yağdırmasını da yine kabul etmiyorum. 

‘DEBE DEBE NE DEMEK?

Ben gazeteciyim her şeyden önce her vatandaş gibi eleştirme hakkı olan bir sporseverim. Eleştiriyi kaldıramayacaksanız ekrana çıkmayacaksınız. 

Hepsinden öte sözlerimde ne bir hakaret ne bir tehdit ne de hedef gösterme var. Gel gelelim bana cevap verirken stüdyoda çılgınca hareketler yapan Nihat kardeşim (kardeşim diyorum çünkü yayınında benden küçükse kardeşim büyükse abi gibi bir ifade kullandı. Beş yaş büyüğüm ondan) alenen hakaret edip hedef gösterdi. Kullandığım ‘debe debe lafının ne Türk ceza kanununda ne Türk örf ve adetlerinde hakaret karşılığı yok hatta bir anlamı da yok. Spontane böyle tekrarlayarak konuşmak manasında söyledim. 

Sen de birlikte oynadığın takım arkadaşın Sergen Yalçın’a “Hocalığın ile pırtsın, yorumculuğun ile tırtsın” demiştin ya, Sergen yalçın seni boğmaya kalktı mı? Neymiş Nihat Kahveci bu sözler insanlara saldırmayı gerektirecek sözler değilmiş sanırım. Ya da sen söyleyince mübah mı? 

Ama gelelim ‘Ben Beşiktaş forması taşıdım Milli Takım forması giydim’ diyen Nihat Kahveci’nin sözlerine… 

- ‘Bir tane dıngıl var’ diye bahsediyor benden muhtemelen dingil demek istedi ama sinirden ya da başka bir nedenden dolayı kelimeyi bulamadı! 

- ‘Soyadı Bilgin Silgin siz onu izleyin’ burada soyadımla dalga geçiyor.

- ‘Lan ben Milli Takım Kaptanıyım Çapulcular laf söyleyemez herkes haddini bilecek’ demiş. Burada kendisine sonuna kadar katılıyorum, herkes haddini bilecek sen dahil Nihat kardeşim. 

- ‘Sen kimsin Lan Tan mısın Taner misin?’

- ‘Ben ona palyaço koltuğu göndereceğim…’  (Burada palyaço hakaret olarak kullanılmış mı bilmiyorum. Öyleyse teessüf ederim. Ama insanları güldürmeye çalışan palyaçoluğu öven bir söz ise teşekkür ederim ama masraf edip bana göndermesine gerek olduğunu düşünmüyorum biz de zaman zaman kendisini izlerken gülümsüyoruz kendisi kullanabilir. 

‘LAN SENİN VAR YA…’

Devam ediyor…

- ‘Nebil ben adamı boğarım. Ben senin var ya’ 

İşte burada dur!

Birini boğduğun zaman ne olur. Bir adam boğulunca ne olur? Peki seni boğarım demek ne demek? Yani canlı yayında ölüm tehdidi olarak mı anlayalım bunu? 

Yakışıyor mu Beşiktaş ve Milli Takım forması giyen bir sporcuya bu tehditler? 

Yakışmadı Nihat Kahveci! 

Ama merak etme sevgili kardeşim öyle dava falan açmak gibi bir derdim yok. (Hakkım saklı kalmak koşuluyla) 

Bana trol, hadsiz, palyaço, dıngıl, çapulcu dedin ya canlı yayında ben sana daha güzel bir üslupla cevap vereyim.

Birincisi söylediklerinin hiçbiri değilim, prim kasmıyorum ya da söylediğin gibi meşhur olmaya çalışmıyorum. Sadece mesleğimi yapıyorum. 

Ve doğduğum günden beri Beşiktaş taraftarıyım. 

Eleştirim bozuk futbol düzeninde Beşiktaşlı olup Beşiktaş’ın hakkını korumayan eski Beşiktaşlıların yorumlarını neden beğenmediğim yönünde... 

Pek çok Beşiktaş taraftarı da aynı şeyi düşünüyor olabilir. Ama ben Beşiktaş düşmanı değilim diye bana yüklendin ya… 

BİZ BEŞİKTAŞ’I İCRAYA VEREMİYORUZ

Sizler profesyonel işlerinizi yapıp Beşiktaş’tan para kazanırken ben diğer tüm taraftarlar gibi biletimi alıp yağmur çamur demeden Beşiktaş’ın maçını izlemeye gitmiş bir Beşiktaş aşığıyım. 

Ben çocuğumun adını Kartal koyacak kadar tutkunum bu renklere… 

Benim ve benim gibi milyonlarca Beşiktaşlının Beşiktaşlılığını sadece bu kulüpte top oynadınız diye sizler de sorgulayamazsınız! 

Üstelik biz şampiyon olamadığınızda ‘Şampiyonluk istedik olamadınız hakkımızı isteriz diye sizleri icraya veremiyoruz. Ama sizler kulübü icraya verebiliyorsunuz. Yani bizim için bir tutku sizin için iş olabiliyor Beşiktaşlılık. “Benim Beşiktaş'la ilişkim bir sözleşmeye, bir ücrete, bir alacak hesabına dayanmıyor. Elbette profesyonel futbolcuların hak ettikleri ücretleri istemeleri meşrudur. Nitekim sen de 2012 yılında Beşiktaş'taki alacakların için icra yoluna başvurmuştun. Benim anlatmak istediğim şu: Biz taraftarlar için Beşiktaş, maddi bir karşılığı olmayan bir sevda. Bu nedenle Beşiktaşlılığımızın kimse tarafından sorgulanmasını kabul etmiyorum.”

BİR KURUŞLUK DAVA

Şimdi bu Beşiktaşlılık duruşuyla Beşiktaş’ın formasını giymiş, göğsünde ay-yıldızlı armasını taşımış eski bir futbolcusunu hakaret etti bana diye tabii ki mahkemeye vermeyeceğim. Ama nedeni o Şanlı formaya sevgim. Böyle bir şeyle anılmak istemem. Yoksa 1 kuruşluk sembolik bir dava açmak çok kolay! 

Sevgili Nihat kardeşim, ben eleştirdim sen hakaret ettin. 

Bana trol demişsin ya Beşiktaş’ımızın maçını takip etmek üzere deplasmanda İskoçya’daydım sen de biliyorsun. Bana mesaj attığında sana küçük bir kesit üzerinden konuşmuşsun keşke tamamını izleseydin de dedim. 

Ekrandakinin aksine yazışmamızdaki üslubunla da bir sorunum yok. Ama Ekrandaki tavrın nedeniyle iki gündür ne ailem ne ölmüş annem kaldı! Üstelik senin yaptığın gibi tehditler de cabası. 

Şimdi sana soruyorum 4 çocuk babasıyım diyorsun ya… Ben de bir evlat babasıyım. Senin hedef göstermen sonrası kendini bilmez birinin saldırısına maruz kaldığımı var say benim çocuğuma hesap verebilecek misin?  Yakıştı mı o övündüğün kaptanlığa?

Bir de memlekete ne faydan var diye sormuşsun ya 35 yıldır bu ülkedeki en zor mesleklerden birini yapıyorum. Halka haber ulaştırmak için… Memlekete senin kadar vergi vermemişimdir ama alın terimin vergisini ödedim kuruşuna kadar. 

Beğenseniz de beğenmeseniz de işimi yapmaya devam edeceğim. Siz futbolculuğu bırakıp yorumcu, gazeteci olabiliyorsunuz, hatta insanları hedef gösterip hakaret de edebiliyorsunuz ama biz gazeteciliği bırakıp futbolcu olamayız. 

Üstelik sizlerin sözlerinize ne yazık ki sizler gibi cevap verecek kadar da pespaye bir dil kullanmayı bilmiyoruz. 

Nasıl olacak şimdi Nihat Kahveci? Ekrana çıkıp bu sözlerime de yeni tehditler, hakaretler ekleyecek misin yoksa pişman olup bir özür dileyecek misin? Gerçi aynı tavrını sürdürürsen o 1 kuruşluk davayı açarım söz…

Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları