Ekonominin durumunu görmek isteyenler,
Dişinden tırnağından biriktirdiği parasını 3,5 kuruş artırabilmenin çabası içinde olanlar,
Sabahtan akşama kadar döviz kurlarında, kriptoda, borsada, fonlarda,altında, piyasalara bakıyorlar.
15 gün önce uyandığımızda gördük ki,
Bazı fonlardaki paralar fonları yönetenlerin hesaplarına ve yurtdışına aktarılmışlar,
Yatlara, katlara, son model lüks arabalara harcanmışlar.
Skandalın boyutu 131 fonda 827 milyar lira,
455 bin 758 çoğu küçük yatırımcı da mağdur durumda.
*
Ekonominin gerçek durumunu görmek isteyenlerin bakması gerekense,
Çarşı, pazarda milletin alamadığı gıdaların sürekli yükselen fiyatlarıdır.
Sadece gıdalar mı?
Benzinin, mazotun, suyun, elektriğin, gazın faturaları,
Yediğimizden içtiğimize tükettiğimiz, kullandığımız malların fiyatları,
Yoların, köprülerin geçiş ücretleri, eğitim ve sağlık harcamaları,
Ve tabi ki kartlarına takla attırarak yaşamaya çalışan Milletin borcu YÜKSELİYOR.
Faiz, enflasyon, işsizlik, yokluk, yoksulluk, umutsuzluk,
Yasadışı olaylar, uyuşturucu kullanımı ve şiddet ARTIYOR.
Her yıl artarak 539 milyar dolara çıkan Türkiye’nin borcu da YÜKSELİYOR.
Yükselmeyen,
İşçinin asgari ücreti, emeklinin maaşı, çiftçinin mahsulünün fiyatı.
Kazananlarsa,
Uluslararası sermaye, bankalar ve para piyasalarının aktörleri, iktidar yanlıları ve yandaşı sermaye sahipleri.
*
Fon skandalı 1982’de yaşanan banker krizinin bir benzeridir.
Merkez Bankası başkanlarından Durmuş Yılmaz’ın fon skandalı ile ilgili sözleri,
80’lerden bu yana ekonomide yaşadığımız yasadışı olayların gerçeğini göstermektedir.
1. Bu işi bizzat yapanlar,
2. Bu yanlışı yapanlara göz yuman kurumlar, görev ihmali,
3. Görev ihmalini yapanlara görevlerini yaptırmayanlar, siyaset kurumu,
Yükü de biz, halk öderiz.
Durmuş Yılmaz haklı,
Yasadışı yollardan kazananlar kazandıklarıyla kalıyorlar,
Sorumlular sorumsuzluklarıyla makamlarında oturuyorlar,
Bedelini ödeyen vatandaşlar da yoksullaşmaya devam ediyorlar.
*
Halimizden şikayet etmeden önce,
Neden böyle bir duruma düştüğümüzü sorgulamamız lazım.
24 Ocak kararlarından bu yana yeni dünya düzeninin gereği diye,
• Cumhuriyetin karma ekonomi politikasını terk ettik,
• Neoliberalizmin serbest piyasa ekonomisine geçtik.
• Devleti ekonomiden uzaklaştırdık, tarımda ve sanayide üretime desteği bıraktık,
• Fabrikalarımızı ve üretim tesislerimizi özelleştirdik, sattık,
• Ekonomiyi para piyasalarına teslim ettik,
• İnsanın temel hakkı olan eğitimi ve sağlığı bile parayla alınıp satılan bir meta haline getirdik...
Sonuçta bugünlere geldik.
Bakmayın iktidarın “Türkiye yüzyılı, büyüyen güçlü Türkiye” sözlerine,
Gerçek olan, RTE-AKP yüzyılı, büyüyen güçlü RTE-AKP.
Milletde yoksulluğun çaresizliği içinde.
*
Mustafa Kemal Atatürk 104 yıl önce uyarmıştır;
“Hangi istiklâl vardır ki, yabancıların nasihatleriyle, yabancıların planlarıyla yükselebilsin?
Tarih böyle bir olay kaydetmemiştir.”
Bugün Millet olarak yaşadığımız bu karanlık düzenin nedeni,
ABD’nin kurduğu neoliberalizmin serbest piyasa düzeni ve uygulayıcısı olan RTE-AKP iktidarıdır.
Bu sömürü düzeni ülkemiz gerçeklerine, kültürümüze ve yaşam biçimimize aykırıdır.
Bu satırlarda çokça yazılmıştır, çıkış yolumuz bellidir.
Türkiye’nin gerçeği;
Akla ve bilime dayalı eğitimi,
Üretime dayalı karma ekonomisi ile Cumhuriyet’tir.
Demokratik Laik Sosyal Hukuk Devleti düzenidir.
• Tarlada, madende hammaddeyi,
• Üniversitelerde teknolojiyi,
• Fabrikalarda, atölyelerde tüketim maddelerini,
• Kendimiz üretmeliyiz ve hakça paylaşmalıyız.
Siyaseti, yabancıların istekleri ve planlarıyla yapan partilere hayır diyerek,
Türkiye’nin gerçeğine sahip çıkan ve siyaseti bu temelde yapan partilere destek vererek,
Ülkemizin ve Milletimizin geleceğine sahip çıkmak zorundayız.
Çok Okunanlar
Türk vatandaşı Cansu, Afganistan’da ölüm riskiyle karşı karşıya
Amine Cansu Çelik CHP’den istifa etti
Gizemli fonun kapalı dönem listesi ortaya çıktı
Arda Güler su istedi, taraftar poşetle gönderdi!
Yasadışı kazançlar, yoksullaşan vatandaşlar…
Odysseus'un yolculuğu-4. İthaka: Eve dönmek yetmez!
YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre fon skandalındaki AKP'li ismi açıkladı
Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki fon iddiası AKP'lileri bile çileden çıkardı
Güneş eritmiyor, ayaz donduruyor!
Yapay zekâ çağında mülkiyet, iktidar ve özgürlük