Kimsenin şüphesi olmasın,
İran coğrafyasına kara harekatı düzenlenemez.
Adeta doğal bir kale.Ve kara harekatının olmadığı hiçbir savaş da sonuca ulaşamaz. Çünkü Osmanlı devlet adamı Halil Rıfat Paşa'nın "Gidemediğin yer senin değildir" sözü hala geçerli.

İran’ın komşularına bakalım;
Kuzeyde Türkmenistan ve Türkiye. İç yapısını sağlamlaştıran ve halen de Rusya’nın etkisinde olan Türkmenistan kara harekatına izin vermez.
Türkiye için durum Irak savaşına benzemez. Türkiye her ne kadar 1 Mart teskeresi ile Kuzey Irak kara harekatına Meclis ile “Hayır” deyip, daha sonra ise hükümet ile izin verse de şimdiki şartlar çok farklı. Türkiye’nin savaşa girmesi demek, kırılgan ekonomisinin savaş ekonomisi ile birlikte çökmesi ve ülkenin de toprak olarak parçalanması demektir.
Türkiye bunu göze alamaz.
İran’ın batısında Irak var.
Hatırlayınız 1980’de başlamış ve 7 yıl sürmüştü. Ve 1 milyon insan hayatını kaybetmişti. Sonuç olarak her iki ülke de kaynaklarını sonuna kadar harcadı, Irak yıkıldı, ama İran ayakta kaldı.
İran 20 yıllık Irak’a, 3-5 yıllık Suriye’ye benzemez.
İran’ın güneyinde Basra körfezi var. Deniz harekatı mümkün değil, Hürmüz Boğazı var çünkü. Amerika yaklaşamaz bile.
Doğusunda Pakistan ve Afganistan var. Her iki ülkenin de coğrafyası kara harekatına izin vermez. Zaten Amerika Afganistan da tutunamamış ve askerlerini çıkarmıştı bir zaman.
Dolayısıyla İran’a kara harekatı mümkün değil.
Hava harekatına gelelim;
Hava harekatı tutsaydı Amerika Afganistan’da başarılı olurdu. Hava harekatından kasıt füze savaşları ise, İran gereğinden fazla füze stoklarını çoktan yaptı bile. Amerika’nın uçak gemilerinden fırlattığı 3-5 füzeye aldanmaz.
Farz-ı mahal Amerika füze saldırılarıyla İran’ı cehenneme çevirse bile fark etmez.
İran zaten fiziki olarak zaten cehennemde yaşıyor. Açlık, kıtlık, hastalık, barınma sorunu filan. Fayda etmez.
Zaten İran, tarihi ve yaşamı itibarıyla köklü bir devlet geçmişi var. Pers'lerle başlayan bir devlet kültürüne sahip. Medleri ve Elamlıları da sayacak olursak 3 bin yıldan daha da eski. 3 bin yıllık bir devlet 3-5 hava harekatı ile yıkılmaz.
Peki içten yıkabilir mi?
Gelinen nokta da o da pek mümkün gözükmüyor.
Bu savaş nedeniyle İran’ın içerisindeki solcusu sağcısı, dincisi, dinsizi kenetlenmiş durumda.
İran’ın köklü devlet geleneği nedeniyle kendisine yapılan bu saldırıya “Ulusalcı”bir refleksle karşılık verdi.
Ayrıca iç savaşı körükleyerek kurulacak ülkenin başına geçmesi düşünülen Rıza Pehlevi’nin işe Kudüs’ten, ağlama duvarından başlaması Amerika için en büyük hata.
Çünkü İslam kökleri açısından her ne kadar Yahudilerle Müslümanlar arasında İbrahim’den gelen bir kardeşlik damarı olsa da, bugün bu damardan artık kan akıyor. Müslümanlar, Ortadoğu’daki yayılma politikası nedeniyle İsrail’e Siyonist bir gözle bakıyor. Ve bunda haksız sayılmıyor.
Güya isyan edecek İran Azeri Türklerinin başına İsrail’den biri gelecek de kurtaracak. Bu mümkün değil. Öte yandan İran’ı yönetenler zaten Türk.
Psikolojik savaşta ve iç isyanlarla ülke parçalamakta uzman olan Amerika böyle bir hatayı nasıl yaptı anlamak mümkün değil.
Peki, Afganistan, Libya, Irak, Suriye parçalarken yaptığı gibi Birleşmiş Milletleri arkasına alabilir mi?
Koca bir hayır. Avrupa açık bir tepkide, Araplar ise sessiz bir bekleyişte. Avrupa açıktan tepki verirken Araplar “aman bana dokunmasın da” anlayışıyla Trump delisinin sonunu bekliyorlar.
Peki Güvenlik Konseyi?
Çin, Fransa, Rusya, İngiltere ve Amerika.
Kimine göre 5’li çete, kimine göre Dünyayı yöneten 5’li kadro.
İşte daha dün çıkarları için birbirine benzeyen bu beşli, şimdi beş benzemeze dönüştü.
İngiltere savunma hedefleri doğrultusunda” kendi üslerinin İran’a karşı kullanımına onay verdi. Ama “belirli ve kısıtlı”. İran’ın bölgedeki füze saldırılarını engellemek, başta İngiliz vatandaşları olmak üzere sivillerin hayatını korumak için.
Fransa da aynı.
İtalya ve İspanya zaten savaşa karşı. Amerika’ya meydan okudular.
Dolayısıyla Dünya desteği de Trump’a tam değil.
Ancak bu ülkelerin vatandaşları aynı düşünmüyor. Amerika ve Avrupa halklarının savaşın getireceği ekonomik ve vicdani yük ile önümüzdeki seçimlerde “Savaşçıdan ve Trump delisinden yana oy kullanmayacağı” ve ilk seçimde bu adamları postalayacağı güçlü ihtimal.
Yani Amerika ve Avrupa seçmeni savaş istemiyor. Savaş tamtamları çalsalardı Müslüman olan Zohran Mamdani’yi New York Belediye Başkanını seçmezlerdi örneğin.
Demem o ki savaş Trump’ın dediği gibi 3-5 hafta sürmeyecek. 3-5 yıl, o da değil. Peki ne kadar sürer derseniz bana göre Amerika’daki seçimler ve savaş karşıtı gösterilerin artışı süreci belirleyecek.
Trump’un Amerika’da iç politikasında seçimi kaybedeceğini anladığında biter bu iş. Hemen terk eder bu bölgeyi. Tabii bir bahane bularak. Kürtleri satan Amerika İsrail’i de satar elbette.
Ne zaman biteceğine dair süre vermek gerekirse, bu savaş önce düşük yoğunluklu savaş şekline dönüşür, sonra da 7 Kasım 2028'de yapılması planlanan 61. Amerika Birleşik Devletleri başkanlık seçimi ile ilgili Trump’ın yapacağı kamuoyu yoklamalarına ve anket sonuçlarına göre biter.
O da en az 2 yıl sürer...
Çok Okunanlar
Şanlıurfa'da tepki çeken görüntüler: Öcalan'ın doğum günü kutlandı!
Trump: İran 48 saat sonra cehennemi yaşayacak
İran, düşürülen ABD savaş uçağının görüntülerini paylaştı
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve NATO Genel Sekreteri Rutte telefonda görüştü
Soruşturma mı savaş mı: Şimdi de 'Polis AKP Milletvekiline Küfretti' iddiası!..
Turkcell'in Shaquille O’Neal'a ödediği reklam ücreti için olay iddia
Kutalmış Türkeş'ten MHP Genel Başkanı Bahçeli'ye 'Apocu Bahçeli' tepkisi
Gülben Ergen'e Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'ndan 'suç duyurusu'
Yaşlı borçlu sayısı 2002'de 45 bindi, bugün 3 milyona dayandı!
Icardi'den Trabzonspor mağlubiyeti sonrası imalı paylaşım