Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
52,0227
Dolar
Arrow
43,5617
İngiliz Sterlini
Arrow
59,6295
Altın
Arrow
7051,7796
BIST
Arrow
10.729

Sentetik proletarya: Kendi verisiyle mülksüzleşen yeni sınıf-1

Yapay zeka çağında dijital medya, bilginin demokratikleştiği bir alan olmaktan çıkıp, kolektif zekanın sermayeye devredildiği devasa bir tasfiye merkezine dönüştü. Bugün ürettiğimiz her içerik, makinelerin yakıtı olurken “Sentetik Proletarya” sömürüyü bizzat kendi elleriyle inşa ediyor.

Dijital medyanın vaadi, bilginin demokratikleşmesi ve hiyerarşilerin yıkılmasıydı. Ancak 2026’dan geriye baktığımızda varlığıyla hammaddeleşen sentetik proletarya sınıfının ortaya çıktığını görüyoruz. Bu sınıf, her sabah telefonunu eline aldığında mesaisi başlıyor. Attığı her tweet, paylaştığı her fotoğraf ve girdiği her tartışma ile dijital bir değer yaratıyor. İçeriğin (özne)insandan kopup saf algoritmik bir metaya dönüştüğü paradoksal süreçte varlığımızı, üslubumuzu ve bilişsel kapasitemizi AI’yi eğiten devasa veri havuzlarına yakıt olarak sunuyoruz.

Geçtiğimiz dönemde (2024-2025) OpenAI, Google’ın Reddit ve News Corp gibi platformlarla yaptığı milyar dolarlık veri lisanslama anlaşmaları, bu sömürünün en somut kanıtı oldu. Platform sahibi bu devasa kolektif birikimi, bir hammadde paketi olarak AI şirketlerine sattı. Yıllarca Reddit forumlarında bedelsizce bilgi paylaşan, tartışan ve kolektif bir zeka inşa eden kullanıcıların emeği, platform sahipleri tarafından şirketlere devredildi. Burada gerçekleşen, tarihin en büyük bilişsel artı-değer transferlerinden biridir. Kullanıcı, sosyalleştiğini sandığı her an, aslında kendi yerini ikame edecek olan algoritmaların zekasını inşa etti. Anlaşmanın bedeli kullanıcılara değil, platformun hissedarlarına gitti. Sonuca ise bilişsel enflasyon diyebiliriz. Bir makale, analiz veya görsel arkasındaki araştırma süreci, entelektüel birikim ve harcanan zaman nedeniyle bir değer taşır.Şimdi ise bilişsel enflasyonda insanın anlama ve işleme kapasitesinden çok daha fazla sentetik içerik piyasaya sürülmekte.

Bilişsel Enflasyon: Anlamın Değersizleşmesi ve Dijital Çitleme

Ekonomide bir malın arzı sonsuza yaklaşırsa, değeri sıfıra iner. Bugün üretken AI (GenAI), içerik üretimi için gereken toplumsal emek zamanını saniyelere indirerek içeriğin marjinal değerini buharlaştırdı. Saniyeler içinde makine ve derin öğrenme ile üretilen bir sentetik metin, organik emeği değersizleştirdi.“tıklama ekonomisi” gelir modeli ile sosyal medya yapay zeka çöplüğüne evrildi. Platformlar, kullanıcıların ücretsiz dijital emeği ile yarattığı veriyi sömürerek AI’yi eğitiyor, sonra aynı AI ile aynı kullanıcıların önüne “sentetik çöp” (AI Slop) yığıyor. Kısacası sentetik proletarya; algoritmaların yönettiği ortamda AI kullanarak veya kullanmayarak içerik üreten ve yine AI tarafından filtrelenmiş düşük kaliteli bilgiye maruz kalan kitledir. Bu arada mutlak içerik bolluğundaki internette, kullanıcılar da sınıflandırılmış oluyor. Geniş kitleler algoritmalar tarafından üretilen, reklamlarla boğulmuş ve manipülasyona açık düşük kaliteli sentetik çöp (AI Slop) ile beslenirken,  insan elinden çıkmış, teyit edilmiş ve derinlikli bilgiye erişmek için (Substack, özel bültenler, butik yayıncılık vb.) abonelik ücretleri ödeyebilen, dijital gürültüden kaçma lüksüne sahip bir azınlık oluştu. Bunda medya endüstrisinin kendini teknoloji tabanlı platformlar karşısında iş ve gelir modeli olarak koruma eğilimi de yadsınamaz.

18.yüzyıl İngiltere’sinde ortak kullanım alanlarının çitlenmesi köylüleri mülksüzleştirmişti. Bugün ise internetin kamusal alanları (sosyal medya, Wikipedia, açık forumlar, kişisel bloglar), AI modellerini eğitmek için küresel teknoloji ve AI şirketleri tarafından çitleniyor. Bu haliyle dijital medya ekonomisi, bizi kendi verimizle örülen bir hapishanenin hem mimarı hem de mahkumu yapıyor. Dijital “medya fabrikasında” çalışan mülksüzleşmiş ve kendi yaşamlarını, fikirlerini ve görsellerini AI modelleri ve platformların algoritmasını beslemek için sunan ancak ürettiği içerik üzerinde hiçbir kontrolü olmayan bir kitledir sentetik proletarya. Ve eğer bilginin mülkiyetini, veri hakkını ve “insan emeği bilişsel ürünün” hukukunu yeniden tanımlamazsak her şeyin var olduğu ama hiçbir şeyin değerli olmadığı bu sentetik gürültüde kendi yarattığımız algoritmaların gölgesinde kalacağız. 

GELECEK HAFTA: "Sentetik Proletarya" kavramına bu hafta bir giriş yaptık. Gelecek yazıda dijital emeğin “tık tarlalarından” AI veri silolarına uzanan gizli coğrafyayı, bilgi mülkiyetin el değiştirdiği büyük veri anlaşmalarını ve bu içerik gürültüsünden çıkışın mümkün olup olmadığını tartışacağız.