Okullar açıldı. Bir süre daha tiyatro oynanacak. Öğrenciler öğreniyormuş gibi yapacak; öğretmenler öğretiyormuş gibi yapacak; veliler eğitim önemliymiş gibi davranacak. Eğitim-öğretim müfredatı tartışılacak.
Dindar nesil mi? Çağdaş nesil mi? Din dersleri ne kadar olmalı? Yeni nesil sorular? Yabancı dil eğitimi? Çağın ihtiyaçlarına uygun nesil yetiştirmek? Okullarda çeteler? Uyuşturucu kullanımı? Gençliğin ahlakı?
İktisadi buhran ahlaki buhrana eşlik ediyor. Yolsuzluk, manipülasyon, kayırmacılık, nepotizm, fuhuş, uyuşturucu ticareti, taciz-tecavüz... Ahlaken çöktüğümüzün kanıtları...
Siyasetçiler kimin ahlaksız olduğu tartışmasının dışında toplum ahlakının akıbeti konusunda sessiz. Toplum ahlakının nasıl düzeleceği konusunda siyaset öneren maalesef yok. Yahut sesleri duyulmuyor.
Gençliğin ahlakını konuşanların çoğunun önerileri, belirli kültürel ürünleri yasaklamak, engellemek; belirli malların satışını engellemek ve en nihayetinde eğitim-öğretim müfredatına ''ahlak'' zerk etmek gibi maddelerle sınırlı.
Gençliğin ahlakını bu şekilde izole ve dar almak kanımca sakıncalı. Ülkemizin ekonomik buhranı, toplumun geleceğinin ihtiyaçları, çevre ve şehircilik sorunları ile birlikte ele alınmalı ahlak sorunu. Ahlak, emanete sahip çıkmaktan, hesap vermekten ve insanca yaşamaktan bağımsız değil. O yüzden bunlar birlikte ve çok boyutlu olarak ele alınmalı.
Toplum, vergiyle, ticaret düzeniyle, çalışma düzeniyle, şehircilikle, mekansal dönüşümle ve planlamayla, askerlik hizmetleriyle, belediye hizmetleriyle, sağlık hizmetleriyle kısacası toplumsal yaşam düzeniyle eğitilir. Eğitim-öğretim müfredatı, hele bu çağda, belki de en az etkili konu başlıklarından biri. Günümüzde bu saydıklarıma ek olarak, medya ve sosyal medya kullanımı da en etkili başlıklardan biri. Ne var ki, medya da toplumsal yaşam düzeniyle etkileşim içinde. Dolayısıyla, topyekun bir planlama ve bağımsız birimlerin birlikte çalışması olmaksızın toplum ahlakına etkili ve planlı bir müdahalede bulunmak imkansız.
Devletin gücünü, tutuklamalar, gözaltılar, müsadere ve kamulaştırma dışında vergi uygulamalarında, mekansal dönüşüm ve planlamada, toplumsal yaşam düzenlemesinde toplum yararına kullanabilmesi gerekir. Gerçek anlamda güçlü devlet ve iktidar toplumsal yaşam düzenine bu planlı etkisiyle kendini gösterir. Dindar nesil yetiştireceğim diye yola çıkıp ahlaki çöküntü yaratan bir iktidar gerçek anlamda iktidar değildir.
Türkiye'ye hizmet etme vaadi olanların toplumsal yaşam düzenini ve toplumumuzun ahlakını günün ihtiyaçlarına göre düzenlemeyi programlarının merkezine almalı. Yoksa toplumumuz uçurumdan yuvarlanacak.
Çok Okunanlar
Fon krizinde Fed çıkmazı
Ümit Özdağ’dan Öcalan için evlilik iddiası
Tuna Portföy'den TNR fonu açıklaması
Özgür Özel o görüntülere çok sinirlendi, sert tepki gösterdi
BDDK’dan Bank Mellat kararı
Yemen, Yemen; Şanlı Yemen…
Yusuf Dikeç'in yeni mesleği belli oldu
Cumhurbaşkanlığı avukatı: 'Sevr’ci Anlamı Çıkıyor' dedi
Fenerbahçe'ye bir kötü haber daha!
Şamil Tayyar’dan fon krizinde sert çıkış