11. Yargı Paketiyle, dolandırıcılık vakalarına yeni bir dokunuş geliyor. 5 Temmuz 2025'te yazmıştım: ''Banka hesabını kullandırma/Kiralama suçu'' (bkz. https://12punto.com.tr/yazarlar/cenk-ozdag/banka-hesabini-kullandirmakiralama-sucu-92323)
Şöyle demiştim:
''Dolandırıcılık vakaları korkunç boyutlara ulaştı. Bu suçun mağdurlarının gerçek sayısını hesaplamak neredeyse imkansız. İnsanlar dolandırılıyor. Vatandaşlar dolandırılma kaygısıyla terörize olmuş durumda. En basitinden en niteliklisine çok çeşit dolandırıcılık türü var.
Ne kadar çeşitli olursa olsun, karşılaştığımız dolandırılma vakalarının çoğunda mağdur bir üçüncü kişinin IBAN'ına para transferi yapıyor. Bu IBAN sahibinin ise dolandırma eyleminden haberi olmuyor veya haberi olduğunun ispatı mümkün olmuyor. Haliyle, gerçek faillere ulaşılamıyor. IBAN'ını kullandıran kişi ile mağdur karşı karşıya geliyor. Tam bu noktada, haksız kazanç veya sebepsiz zenginleşme iddiasıyla özel hukuk yoluyla paranın iadesi mümkün. Ne var ki, IBAN'ı kullandırılan kişilerin hesaplarında pek bir varlık olmadığından, mağdur buradan da eli boş dönüyor.''
Ne yapmalı diye sormuştum. Yanıtım şöyleydi: ''Öncelikle, banka hesabını kullandırma konusunda özel bir suç ve ceza belirlenmelidir. Bilindiği üzere, suç ve cezada kanunilik ilkesi gereği, kanunda düzenlenmemiş suç veya cezadan hareketle vatandaşlar hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılamaz veya herhangi bir ceza infaz edilemez.''
Bu konuda akıl hakim gelmiş. Yeni bir düzenleme geliyor: ''Teklife göre, ödeme araçlarını veya hesap bilgilerini başkasına vermek TCK'de müstakil suç olarak düzenlenecek. Kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına verenler, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.'' (https://www.aa.com.tr/tr/gundem/haksiz-menfaat-icin-hesap-bilgilerini-baskalarina-vermek-suc-sayilacak/3706383)
Dolandırıcılık mağdurlarını sevindirecek güzel bir adım atarken, insanı ezen, insanın varlığını, kimliğini, kişiliğini ezen bir uygulama da geliyor: "Doğuştan gelen biyolojik cinsiyete ve genel ahlaka aykırı tutum ve davranışta bulunan ya da bulunmayı alenen teşvik eden, öven veya özendiren” kişilere 1 ila 3 yıl hapis cezası öngörülüyor.
Bu tür davranışta bulunmayı ''teşvik etmek'', ''övmek'', ''özendirmek'' gibi ifadeler suçta ve cezada kanunilik ilkesini, ölçülülük ilkesini çiğnemeye açık ifadeler. Sözgelimi, kendisi ''doğuştan gelen'' biyolojik cinsiyetine uygun davranmayan biri, varoluşuyla bu tür tutum ve davranışta bulunmayı övüyor, özendiriyor olarak yorumlanamaz mı? Ülkemi, uygulayıcıları, muhbirleri ve müştekileri tanıyorsak, böyle yorumlanacağı kesin. O halde amaç ne? Biyolojiyle, toplumsal cinsiyetle kavga etmek mi?
Onca hummalı çalışmanın ardından çıka çıka bu mu çıktı? Türkiye'de adaleti güveni, bir günah keçisini sabah akşam döverek mi sağlayacağız? Allah akıl fikir versin.
Çok Okunanlar
Öğrenci affında son viraj: Teklif Erdoğan’a sunuluyor
Fatih Altaylı'dan tahliye sonrası ilk görüntü
Hazine'den kredi kartı ve KMH limitlerine fren
WhatsApp'tan grup sohbetleri için gizlilik tartışması başlatan özellik
ABD’li ünlü dağcı gökdelene ipsiz tırmandı
YPG'nin saldırıları tekrar başladı
Şu mektuba dikkat!..
Şişli'deki kesik baş cinayetinin zanlılarının yakalanma anı ortaya çıktı
Öncesi, sonrası, bugünü ile 24 Ocak ve 12 Eylül 1980
Bilal Erdoğan kendisine verilen suyu neden içmedi?