Kılıçdaroğlu dün Genel Merkezde yaptığı alternatif grup toplantısında, CHP’li olmadıkları açıkça belirgin olan çoğunluk ve az sayıda CHP’liye konuştu.
“İhraç”, “İhraç” naraları atanlara, bolca arınmadan söz ederken, şaşırtıcı bir dış politika vizyonu ortaya koyduğu.
2022’de hazırlattırılan “Kılıçdaroğlu Doktrininde”dış politikanın Atatürk’ün iki önemli sözü üzerine inşa edileceği ve bunların “Yurtta Barış, Dünyada Barış” ve “Egemenlik kayıtsız şartsız ulusundur” sözleri olduğu vurgulanmış ve “barışçılık” ilkesinin öne çıkarıldığından söz edilmişti.
CHP’nin “İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamesinde ise Dış Politika konusu şöyle ifade edilmişti;
“Akılcı, barışçıl ve gerçekçilikten sapmayan, uluslararası hukuka ve meşruiyete önem veren bir dış politika izlenecektir.”
Oysa 9 Haziran günü Genel Merkezde yaptığı konuşmada şöyle dedi:
“Dünya değişiyor, Ortadoğu değişiyor, Türk Cumhuriyetleri değişiyor. Hürmüz Boğazının ne kadar değerli olduğunu hepimiz biliyoruz, biz şu anda.
Peki CHP bu konuda ne söylüyor? Dış politikada ne söylüyor? Bu Devletin çıkarlarını CHP savunmayacaksa kimler savunacak? ….
Türkiye çok önemli bir coğrafyada. Bakın, dünya dengeleri değişiyor, derken Çin’e bakın, Amerika’ya bakın, İngiltere’ye bakın. Ortadoğu politikalarına bakın. OSMANLI’NIN TOPRAKLARINA BAKIN, o coğrafyada yaşayan insanlara bakın; TÜRKİYE O COĞRAFYAYA GİTMEK, O COĞRAFYADA YENİDEN AMA YENİDEN KENDİ KİŞİLİĞİNİ KORUMAK VE GELİŞTİRMEK ZORUNDADIR.
Biz dünyanın önemli, sayılı ülkelerinden biri olmak zorundayız. KÜÇÜLEREK DEĞİL BÜYÜYEREK GİTMEK ZORUNDAYIZ.”
Kılıçdaroğlu, 90’lı yıllarda başlatılan , Özal döneminde ilk adımları atılan ve Davutoğlu ile ete kemiğe bürünen “Yeni Osmanlıcılık” projesinin destekçileri arasına mı katıldı?
Özal ne demişti? “Türkiye, Ortadoğu ve Balkanlarda emperyal uygarlığın mirasçısı olduğunu hatırlamalı, gücünü farketmeli”
Ne demişti CIA Ajanı Paul Henze? “Türkiye Federalizmle büyüyecek”.
Yeni Osmanlıcılık aslında Büyük Ortadoğu Projesinin yerli versiyonu.
Yıllardır Öcalan’ın Türkiye’yi ikna etmek için kullandığı elma şekeri.
Öcalan tutuklandığı günden bu yana “Türkiye’ye bir Türkiye daha katacağım” demeyi sürdürüyor.
Öcalan’dan devam edelim; (İmralı tutanakları)
“Ben büyük kazandıracağım. 20-30 milyon çevre ülkedekiler, çeşitli azınlıklar ve Türkmenler var. Yani bütün Kürleri Türkiye’nin hizmetine sokacağım. Türkiye buralarda bölgeyi kontrol altına alacak…Türkiye’ye dayalı büyüklük derken, bu eşittir İmparatorluk düzeyinde bir şey diyorum.”
Türkiye’nin misak-milli sınırlarına ulaşması ve petrol kaynaklarına erişim sağlanması pompalanıyor.
2025’de Öcalan’dan naklen yapılan DEM açıklamasını da hatırlayalım:
“PKK ve Kürtler değişecek. TC Devleti ve Türkiye ortamı değişecek, Ortadoğu ve tüm dünya değişecek”
Önümüzdeki on yılda Ortadoğu’da Türkiye’nin etki alanına girecek bölgelerin haritaları yayınlanıyor.
Türkiye, İslam Coğrafyasının en güçlü potansiyele sahip ülkesi olarak adlandırılıyor.
Tom Barrack, bölgede mutlakiyetçi rejimlerine güzellemeler yapıyor ve savunuyor.
Amaç belli, Türkiye himayesinde kurulacak bir Kürt Federasyonu ile büyüme… sonrasında ise elbette Kürdistan’ın dördüncü parçası olacak Türkiye Kürdistan’ının bağımsızlık ilanı ile 230 bin km. karelik toprak parçasını çekip götürmesi.
Kılıçdaroğlu’nun Yeni Osmanlıcılık açılımı çok dikkate değer. Kast ettiği “Ortadoğu coğrafyasına gitmek”, sanırım turistik bir gezi olmayacak. Çünkü “büyümek” vurgusu yapıyor.
Bu açıklama aynı zamanda Cumhur İttifakına katılmış olmanın da itirafı.
Ne de olsa kendisi, “Kurucu Önder” Statüsünün verildiği Terörist başının “selam söylediği” ender siyasetçilerden biri.
Yeni Anayasa sürecinde Cumhur İttifakı ile uyumlu çalışacağından kuşku duymak yersiz. Çözüm sürecindeki söylemleri bunun açık kanıtı.
Anlaşılan odur ki, Kılıçdaroğlu CHP Genel Merkezini kendi topraklarına katarak başlattığı büyüme vizyonunu Ortadoğu coğrafyasında da sürdürmeyi planlıyor.
Bunu planlarken CHP’nin seçilmiş yönetimini toprağa gömmek için tehlikeli mesajlar vermeye ve iktidara yeni hedefler göstermeye de devam ediyor.
Mansur Yavaş’ın zarif üsluplu ve iyi niyetli Grup Toplantısına ilişkin çağrısına şu sözlerle gözdağı veriyor;
“Topyekûn halk ayaklanması çığırtkanlığı yaparak bu partinin öz evlatlarını birbirine düşman etmek isteyenler bilsin ki; o kirli emellere asla geçit vermeyeceğiz! İç karışıklık yaratma çabaları, sadece dış müdahale heveslilerine zemin hazırlar. Biz bu oyunu bozarız!
Açıkçası ihbarda bulunuyor. “Bunlar halk ayaklanması çıkaracak, iç karışıklık yaratacak” diyor.
Kime diyor? Mansur Yavaş’a mı? Onunla birlikte yol almaya başlayan Özgür Özel yönetimine mi?
Zaten beklenen adım; onları olmayan yargı erkini kullanarak, etkisizleştirme değil mi?
Kılıçdaroğlu kendi imzasıyla verdiği; “ Genel Merkezi işgal” emrinden sonuç alamayınca bu kez CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı ve arkadaşlarına namlunun ucunu yöneltmiş görünüyor.
“Ne yapsanız olmaz Kemal Bey,olmayacak…kendinizi yıpratmayın. Kinin, nefretin simgesi olmayın. Seçmenlerinizi incitmeyin. Hayal kırıklıklarını büyütmeyin. YETER !” diyecek kimse kalmadı mı?
Yoksa bunlar Kemal Bey’in hiç mi umurunda değil artık ?
Her defasında “Bu kadar da olmaz” diyenlerin tepkileriyle mi besleniyor?
CHP’ye yaşattıklarından haz mı alıyor?
Yoksa CHP’yi tarihin çöplüğüne gönderecek bilinçli adımlar mı atıyor?
Zaman gösterecek….
Çok Okunanlar
'Genel Başkanımız Özgür Özel, adayımız İmamoğlu'
Kılıçdaroğlu'nun genel merkez buluşmasında dikkat çeken tablo
Türkiye ile Suudi Arabistan arasında yeni dönem
İran’ın füzeli saldırısıyla Ramat David Hava Üssü’nde hasar oluştu
Kılıçdaroğlu düğmeye bastı: İşte CHP'den ihraç edeceği 10 isim
Muharrem İnce, CHP'de yaşanan gelişmelere ilişkin 'tarafını' belli etti
Krizden maraz…
Kılıçdaroğlu'ndan CHP'de deprem etkisi yaratacak mesaj
Platonik aşık dehşeti
İBB davasında duruşma salonunda tansiyon yükseldi