Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
51,4850
Dolar
Arrow
44,4973
İngiliz Sterlini
Arrow
58,7512
Altın
Arrow
6806,2388
BIST
Arrow
10.729

MKTV, Müslim Sarı ve zorunlu bir yazı

Ankara’nın ilk AVM’si olarak bilinen Karum İş Merkezi’nden içeri girdiğimde anılarım beynimde ve kalbimde dans etmeye başlamıştı. 

Ne zaman bu binaya adım atsam Sabah ve Atv muhabirliği günlerimi hatırlarım. 

Anılar...Anılar...Anılar... 

Bir dönem Türkiye haberciliğine damga vurmuş Sabah Gazetesi ve Atv Haber Ankara büroları, Karum İş Merkezi’nin altıncı katındaydı. (1996-2004 yılları arasında Sabah Gazetesi Diplomasi Muhabiri ve ATV Parlamento Muhabiri olarak Karum İş Merkezi’nde çalışmıştım. O dönemde gazete ve televizyon Dinç Bilgin’e aitti. Dinç Bilgin iflas edince yönetim Turgay Ciner’e geçmiş ama Ciner yönetiminin aptalca uygulamaları ve baskıları nedeniyle bir grup arkadaş Sabah ve ATV’den ayrılmak zorunda kalmıştık.)

“O Soruyu Biz Sormayalım” adlı kitabımda o günlere dair çok çarpıcı hikâyelerimi yazdım... 

Mavi Karadeniz TV’nin (MKTV) Ankara’daki bürosu da Karum İş Merkezi’nin beşinci katındaydı. Gazeteci Fatih Ertürk’ün program konuğu olarak MKTV’ye gelmiştim. Beşinci katta asansörden iner inmez solumda Nurol Holding’e ait bir tabela, sağ tarafta ise bir Vakıf tabelası vardı. Kapı numarasını kontrol edip kapısında vakıf yazan zili çaldım. Uzun yıllar birlikte haber peşinde koşturduğumuz Fatih Ertürk her zamanki güler yüzüyle kapıyı açtı ve beni içeri buyur etti. 

Gazetecilik kariyerini uzun bir süredir televizyon programcısı olarak devam ettiren Fatih, Halktv, TELE1, Flash TV derken şimdi de MKTV’de program yapmaya başlamıştı.

Fatih’le programlarımızda iç politikayı konuştuğumuz da olur ama ağırlıklı olarak sömürge madenciliği, yağma-talan madenciliği ve Türkiye’nin yaşam alanlarının doğasının acımasızca tahrip edilmesi konularını konuşuruz. Ve benim sert eleştirilerimden Nurol Holding’te zaman zaman payını almıştır. Çünkü Nurol Holding’in sahibi olduğu TÜMAD Madencilik Şirketi’nin birisi Madra Dağı’nın zirvesinde “İvrindi Altın Madeni” ve diğeri de Çanakkale-Lapseki’nin tepesinde “Lapseki Altın Madeni” olmak üzere faaliyet halinde iki siyanürlü altın madeni bulunuyor. TÜMAD, Kanadalı Alamos Gold’un terk etmek zorunda kaldığı Kazdağları ekosistemindeki Kirazlı-Balaban Altın Madeni sahasını da 1 Milyar Dolara satın almıştı. Yani iktidardan aldıkları güçle doğa talanına tam gaz devam ediyorlardı. “Altın Ölüm”, “Altın Girdap” ve “Çöpler Faciası” kitaplarımda bu konuları detaylarıyla yazdım. 

Yine doğayı, talanı ve sömürge madenciliğini konuşmak için Fatih’in programı için bu kez MKTV’ye gelmiştim. Mavi Karadeniz TV’de daha önce de birkaç kez Mustafa Sağlamer’in programlarına konuk olarak katılmıştım. Televizyon haberciliğinin bilinen isimlerinden birisi olan Mustafa Sağlamer’le de arkadaşlığımız eskilere dayanıyor. Ancak Mavi Karadeniz TV el değiştirince Sağlamer ayrıldı.  Kim aldı, neden el değiştirdi doğrusu bilmiyordum. Bunu Fatih’e de sordum. O da gazetecilik yapmak isteyen bir grup insan diye açıklamıştı. Başına da Hakan Aygün’ü getirmişlerdi. Hakan Aygün’le hiç birlikte çalışmadık.

Elbette geldiğim ortamda Nurol Holding tabelası görmek beni rahatsız etmişti. Bunu Fatih’le de paylaştım. MKTV’nin Nurol’la bir ilgisinin olup olmadığını çok net sordum. Olmadığını söyledi. İki büronun yan yana olmasının tesadüf olduğunu söyledi. Ancak dikkatimi çeken bir başka nokta ise, Nurol Holding Ofisi ile MKTV’nin, çay ocakları ve tuvaletler kısmında ortak bir alanı kullanması olmuştu. Aslında bundan da önemlisi, bugün Kılıçdaroğlu ve Butlan Ekibini destekleyen MKTV, Nurol Holding tarafından yaptırılan ve Nurol Holding’in sahibi olduğu ve Ankara’nın en pahalı ofis kiralarının olduğu Karum İş Merkezi’nde yer bulmasıydı.

Neyse yayın için hazırlık yaparken bir yandan da bulunduğum ortamı inceliyordum. Elbette Mavi Karadeniz Ankara Bürosu kısıtlı olanaklarla yayın yapıyordu. Küçük bir odada, bir yönetmenin olduğu bir küçük yayın masası, iki kamera ve yan yana oturduğumuz iki koltuk. 

Hemen yan tarafta cam bölmeyle ayrılmış bir odada bulunan bir şahıs hemen dikkatimi çekmişti. Bir dönem milletvekilliği de yapmış bir kişiydi bu şahıs. Simasını çok iyi hatırlıyordum ama adını çıkaramadım. Sordum, Müslim Sarı olduğunu söylediler. Milletvekili olduğu dönemde de soğuk, konuşmayan ve gazetecilere mesafeli bir kişiydi. Müslim Sarı ile  24’üncü dönem (2011-2015 arası) milletvekilliği süresince bir kez bile röportaj yaptığımızı hatırlamıyorum. Ben de o dönem Kanal D Parlamento Muhabiri olarak çalışıyordum. Zaten benim geldiğimi, yayına hazırlandığımızı görmesine rağmen zahmet edip, dışarı çıkıp bir “hoş geldiniz” deme zahmetine bile katlanmadı. 

Neyse konumuz o değil... 

Peki Müslim Sarı’nın Mavi Karadeniz’in Ankara Bürosu’nun ortasında ne işi vardı. Fatih’e de sordum o gün, kanalın bulunduğu alanın bir vakfa ait olduğunu ve Müslim Sarı’nın da vakfın yönetiminde olduğunu söylemişti. Fatih’le ilk programı yaptığımız 10 Nisan 2026 tarihinde Müslim Sarı’nın siyasi duruşunu doğrusu bilemiyordum. Mavi Karadeniz’de zaten topu topu iki programa katıldım. Sonuncusu da 21 Mayıs 2026 tarihinde yine Fatih’in isteği üzerine Kurban Bayramı öncesinde yapmıştık. Yine vahşi madencilik, çevre-doğa konularını ele aldığımız bir programdı. O dönem MKTV ve Müslim Sarı ilişkisi ve MKTV’nin durduğu yer konusunda kafamda soru işaretleri vardı. Ancak bu soruların hepsi 24 Mayıs’ta CHP’ye yapılan polis baskını ve arkasından yaşanan Kılıçdaroğlu Butlan Ekibinin partiyi ele geçirmesiyle yanıtlandı. Müslim Sarı, Butlan Yönetiminde MYK üyesi olmuş ve Parti Sözcüsü seçilmişti. 

Peki bunları neden yazıyorum? 

Aslında anlatmak istediğim ve kısa zaman önce öğrendiğim daha derinde bir şey var... 

Yaklaşık 1,5 yıl önce, Ekrem İmamoğlu’na yönelik yoğun saldırıların yaşandığı 2025 yılının kış aylarında, Müslim Sarı’nın da içinde olduğu bir ekibin Ankara’da bazı temaslarda bulunduğunu öğrendim. Bugün CHP Genel Merkezi’ni polis zoruyla ele geçiren Butlancılarla birlikte hareket eden Müslim Sarı, bu çerçevede Ankara’da bazı özel görüşmelerde bulunur. Sarı bu görüşmeler sırasında Ekrem İmamoğlu, Özgür Özel ve Kılıçdaroğlu sonrası yepyeni bir yapılanmaya hazırlanmaları gerektiğini söyleyerek, CHP’yi içinde bulunduğu durumdan kurtaracak bir kadro kurmak istediklerini belirtir. Ekonomistinden kamu yöneticisine kadro kurmaya çalıştıklarını söyleyen Müslim Sarı’nın bazı gazetecilerden de bu kadronun iletişim ve medya ilişkileri konusunda destek istediğini öğrendim.Bu görüşmeler yapılırken, iktidar Ekrem İmamoğlu üzerinde baskıyı giderek artırmıştı ama daha Butlan Baskını falan ortada yok. Ama bugünün Butlan Ekibi alttan alta hazırlık yapıyor. Yeni bir kadro kurmaya çalışıyor, kendi seslerini duyuracak medya altyapısın oluşturuyor ve bugün, “Bizim A haberimiz de Halktv” diyecek kadar da gemileri yakmış durumdalar. 

Evet Müslim Sarı’nın CHP Sözcülüğüne getirilmesi, MKTV’nin Nurol Holdingin binasında yayın hayatına devam etmesi bunların hepsi tesadüfte olabilir ancak Butlan Ekibinin A Haber ve TGRT sevdasına bakılırsa, MKTV desteğinin onlara yeterli gelmediği anlaşılıyor. 

İbrahim Gündüz