TV programlarında ve çeşitli sosyal medya araçlarında her gün onlarca parıltılı ve güvenilir görüntülü yayında halkın sağlığını zedeleyen programlar ekranları süslemekte, kulakları tırmalamaktadır. Barsak kurtlarından, prostat tedavisine, kabızlıktan mide ekşimesine dek bir çok sağlık alanında pervasızca ilaçlar ya da yöntemler önerilmektedir. İşin ilginç yanı, böylesi programların bazılarında halkın çok iyi tanıdığı ünlü kişiler de yer, hatta rol almakta ve kamuya inanılmaz bilgiler sunmaktadır. İşin daha da ilginci, önerilen ilaçların bir bölümü haricen kullanılan krem vs gibi olmayıp, dahili kullanıma yönelik ilaçlar da olabilmesidir.
Bu ilaçlardan olumsuz etkilenen insanların ciddi sağlık riskleri ile karşı karşıya kalmış oldukları da sıkça görülen-duyulan haberler arasındadır. Kimi zayıflatıcı ilaçlar ya da iştah üzerinde etkili olarak kilo kaybını sağlayıcı ilaç tavsiyelerinden kaynaklanan vakaların yaşandığı da yine medyadan edinilen bilgiler arasındadır. Hatta bazı haricen kullanılan krem vs gibi dermatolojik bileşimlerin de alerji vs gibi olumuz etkileriyle doktora ya da hastaneye başvurular olduğu da yine medya haberlerine konu olmuştur.
Şimdi bu iki konuyu yanyana getirdiğimizde, işin akıl ve mantıkla açıklanır bir yanı olduğu iddia edilemez. Peki, eğer teknik bilgi ile yürünmesi gereken bir alana medya haberleri ile ulaşılarak ve işin aslının, kaynağının ne olduğu hakkında hemen hiçbir bilgiye sahip olunmadan, gerçeği de araştırılmadan uygulamaya geçmek halk açısından tam bir cehalet, kamu otoriteleri açısından ise tam bir aymazlık ya da görev ihmali olarak görülmelidir. İnsan soramadan edemiyor: Koskoca Sağlık Bakanlığı ve sağlık odaları gibi kamusal kuruluşlar niçin var ve bunların görevleri nedir?
İster doktor vb gibi kimi teknik elemanlar, ister bazı kuruluşlar para ile ya da gönüllü olarak halka tıbbi malzeme kullanımı yönünde bilgi vermeye kalktığında halkın sağlığını korumayıp, halkın karşısında düşman rolüne soyunmuş demektir. Böylesi davranışlar hiçbir şekilde tasvip edilir olarak halkın yanında, halka bilgi verici yararlı faaliyetler olarak görülemez. Böylesi davranışlar halkın lehine değil, kesinlikle aleyhine olan davranışlardır. Kamu otoritelerinin bu konuda sessiz kalarak, programların devamına izin vermesine bir türlü akıl erdiremiyorum. İnsan bazen düşünmeden edemiyor, acaba kimi kamu ajanlarının da bu işte şöyle ya da böyle parmağı mı var, veya hatta çıkarı mı var diye!
Sağlık konusu iktisat öğretisinde “asimetrik bilgi” alanı olarak ele alınır ve tartışılır. Şöyle ki, gerek sağlık sorunlarının oluşumu, gerek sağaltım yöntemleri oldukça karmaşık ve yoğun teknik bilgiyi gerektiren alanlardır. Hele de kullanılan ilaçların içeriği ve ne tür hastalıklarda ne şekilde kullanılması gerektiği de teknik bilgiyi gerektiren konulardır. Öyle durum olabilir ki, herhangi bir hastalıkta belirli durumda bir ilaç yararlı olabileceği gibi, aynı hastalıkta başka durumda başka bir ilaç iyi gelebilir. Hal bu olunca, şu hastalıkta şu ilaç kullanılır gibi düz mantıkla hareket edilemez. Halkın teknik bilgisi olmadığı için çözüm, durumu iyi analiz edebilen ve teknik bilgisi ışığında en doğru kararı verebilen doktordur karar merci, TV ekranları ya da propaganda yayınları değildir!
Fakat, işin acı yanı şudur ki, böylesi yayınlar devamlı olarak yapılmakta, hatta o kadar ki, ekran önünde, kimi doktorlara saldırı gibi bazı nahoş hadiselere de tanık olmaktayız. Doğrusu böyle bir olayı okuduğumda acaba bu da bir reklam mıdır, diye düşünmeden kendimi alamadım. Üzerinde uzun uzun düşünülmesi gereken bir durumdur bu!
Genel sağlık konusu ve halk sağlığının sağlanması konusu kesinlikle kamusal alan olarak devletin görevidir, çünkü sağlık teknik bilgi gerektirir ve genel halkta böyle bilgi yoktur, O nedenle, sağlık sorunu ile karşı karşıya gelmiş olan bir kişi bu konuda asimetrik bilgi ile mücehhez olup, ancak güvenilir bilgiyle mücehhez ve ruhsatlı bir kişi ya da örgütten alacağı bilgiye göre hareket etme durumundadır. Halkın sağlığının temel koşulu budur, bu koşul da kamu otoritesinin söz konusu alanda halkı koruyucu şekilde halkın yanında olması ile mümkündür. Sağlık bir reklam konusu değildir; sağlık risk alınacak, tehlikeye atılacak bir konu hiç değildir. Böylesi çok teknik alanda ne reklama ne de propagandaya yer vardır.
Etrafımızdaki ateş çemberi bize doğru yaklaşırken; içte dağınık bir toplum ve siyasi çekişmeler gerekli iç-cephe görüşüne rağmen belki de kasıtlı olarak sürdürülürken; enflasyon almış başını gidiyorken; halk ekonomik olarak yoksul ve varsıl, siyasi olarak da güvenli alanlar ve güvensiz alanlar olarak bölünmüşken; siyaset sahnesinde ise topluma zorla hakim olmaya çalışan fakat tam anlamı ile muktedir olamayan bir iktidar, buna direnen fakat bir türlü bir araya gelip güç oluşturamayan parçalı ve programsız bir muhalefet varken başka ne yazılabilir ki!
Değerli okurlarımıza, tüm halkımıza mutlu, huzurlu bir Şeker Bayramı dilerim!
Çok Okunanlar
AKP'den CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e Akın Gürlek tepkisi
İmamoğlu aday olamazsa CHP'nin adayı kim olmalı
Kafe yöneticisine Atatürk Barış Ödülü vermek!..
Emperyalizme karşı en büyük güç: Millî Birlik
İran-Amerika savaşı sürerken, Türkiye üzerinden silah geçişine yeni düzenleme
Ersan Şen'den 'tapu' gündemine dair 'orijinal değil' çıkışı
Dışişleri Bakanı Fidan: Savaş, ciddi riskleri beraberinde getiriyor
Özgür Özel Akın Gürlek'in malvarlığını açıkladı
Akın Gürlek'ten Özgür Özel'in malvarlığı iddialarına yanıt!
İmamdan 'namaz kılarken 'Azdavaylı Safiye' çalıyor' tepkisi