Türkiye’de sorunun yalnızca iktidardan ibaret olmadığını, muhalefetin de en az iktidar kadar ciddi bir sorun alanı oluşturduğunu en başından bu yana kabul edenlerden biriyim.
Buna dair sayısız örnek mevcut. Yaklaşık 25 yıla varan AKP iktidarı boyunca, kendisini “muhalif” olarak tanımlayan yapıların rejim karşısında nasıl süklüm püklüm savrulduğunu hep birlikte izledik. Fırıldak gibi dönen, dün söylediğinin tam tersini bugün savunan, parti değiştiren, saf değiştiren isimleri saymaya bile gerek yok.
Bununla birlikte, hâlâ anlamakta zorlandığımız birçok gelişme yaşanıyor.
Türkiye tarihinin en büyük servet transferlerinden biri gerçekleşirken; halk, tarihi geçmiş ürünleri satan yeni açılmış marketlerden gıda toplamaya çalışırken; emekliler perişan halde hayata tutunmaya çabalarken; insan onurunu ayaklar altına alan maaşlar yurttaşa reva görülürken muhalefet etkili, sonuç alıcı bir muhalefet ortaya koyamıyor.
İktidarın amansız çelişkileri meydanlarda anlatılamıyor.
Emperyalizmle nasıl iş tutulduğu, ülkenin nasıl tehlikeli süreçlere sürüklendiği belgelerle, videolarla, organize sosyal medya çalışmalarıyla halka gösterilemiyor.
Topraklarımızın, suyumuzun, madenlerimizin, koylarımızın nasıl peşkeş çekildiği; ormanlarımızın nasıl ve neden yakıldığı anlatılamıyor.
İktidarın yolsuzlukları ve vurgunları birkaç milletvekilinin sosyal medya paylaşımlarına sıkışmış durumda. Milyar dolarlık soygunlar, uluslararası kriz yaratabilecek gelişmeler geniş kitlelere ulaştırılamıyor.
Sağlık sistemindeki çöküş; çocukların yeterince beslenememesi; okullarda hijyen sorunu yaşanması, sabun dahi bulunamaması; deprem bölgelerindeki ağır zafiyetler ve eksiklikler etkili biçimde kamuoyuna anlatılamıyor.
Çökmüş yargı sistemi ve yurttaşın adalete olan inancını temelden sarsan gelişmeler, toplumun geniş kesimlerine ulaştırılamıyor.
Yasa dışı bahis çetelerinin eline düşen, evini barkını satıp intihara sürüklenen insanların yaşadıkları; genç kızların fuhuşa itilmesi, canına kıyanların neden canına kıydığı görmezden geliniyor.
Çeteler sokakta terör estirirken, yurttaşlar artık güvenle yürüyemez hale gelmişken, bu güvenlik sorunlarının kimden kaynaklandığı insanların zihnine kazınamıyor. Gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır ama anlatılmadığında gerçek bile etkisiz kalabiliyor.
Buna karşın iktidar cephesine baktığımızda; artık kaşarlaşmış trolleri, utanma duygusundan fersah fersah uzak eski belediye başkanlarını ve çocuklarını, “gazeteciyim” diyen tetikçileriyle var olmayan gerçekleri bile gerçekmiş gibi pazarlamaktan çekinmediklerini görüyoruz.
Sokakta Noel Baba kostümü giymiş birini gezdirip uzaktan fotoğraf çektirerek “Üsküdar Belediyesi Noel Baba gezdiriyor” başlığıyla iğrenç bir bülten servis edebiliyorlar.
Kendi sorumluluk alanlarını başkalarının sorumluluğuymuş gibi gösterip halkın önüne atıyorlar. Halkın kaynaklarıyla, belediye bilboardlarından açıkça karşı propaganda yapıyorlar. AKP’nin İstanbul’da yine halkın vergileriyle devasa bir propaganda atağı başlattığını hepimiz gördük.
Muhalefetin artık anlaması gereken çok basit bir gerçek var: Şimdiye kadar denediği yöntemlerle sonuç alamadığını görmek zorunda. Meydanlarda toplanan kalabalıklara kurulacak ekranlardan gerçekler izletilmeli. Şeffaf, gerçek hesaplardan; trolvari yönelimlere girmeden; gerçek kişilerle, gerçek söylemlerle her şey bütün açıklığıyla ortaya konmalı.
Siyasal İslamcı rejimin çarpıklıkları, iç içe geçmiş çelişkileri, taban tabana zıt söylem ve eylemleri halka mutlaka ulaştırılmalı. Kimlerle ortaklık kurdukları, kimlerle ticaret yaptıkları belgeleriyle anlatılmalı.
Elbette başta Cumhuriyet Halk Partisi yönetimi olmak üzere, AKP iktidarının karşısında durduğunu iddia eden tüm siyasi oluşumlar ellerinden geleni yaptıklarını söyleyeceklerdir. Meydanlarda haykırdıklarını, her şeyi anlattıklarını, cezaevlerine atıldıklarını hatırlatacaklardır.
İşte tam da bu noktada bir farkındalık anına ihtiyaç var. Çünkü yapılanlar ya eksik ya yanlış. Zira beklenen etki oluşmuyor. Toplum gerçek anlamda bir farkındalığa ulaşamıyor.
Oysa sınırsız kaynaklara sahip AKP iktidarı her gün yeni hikâyeler üretiyor. İnsanları aynı torbaya dolduruyor. FETÖ’nün algı ve propaganda taktiklerinin izleri açıkça görülüyor. Algı süreçleri bilinçli biçimde yönetiliyor. Gazeteci olduklarını iddia eden propaganda aygıtları ve troller devreye sokuluyor. Kamu kaynaklarıyla, halkın parasıyla beslenen medya organlarında saatler süren yayınlarla halk hedef alınıyor.
Ve görüyoruz ki AKP’nin kendi çıkarları doğrultusunda en iyi yaptığı şey, yüzü kızarmayan, asla kızarmayacak insanları bulup bünyesine katmak oluyor.
Çok Okunanlar
Derya Çayırgan'ın savcılık ifadesi ortaya çıktı
26 ilde yapılan ankette zirvenin sahibi belli oldu
Oktay Kaynarca'nın ifadesinde yeni ayrıntılar
DEM Parti'den Erdoğan'a '5 Kürt Bakan' şartı
Herkes uyuşturucu operasyonu dedi ama gerçek farklı çıktı
Yokluğun gözü kör olsun!
PKK'lı teröristler tehditlerine devam ediyor
Ünlülere uyuşturucu soruşturmasında yeni dalga
Algı rejimi kazanıyor, gerçek kaybediyor! Peki muhalefet ne yapmalı?
Sadettin Saran'dan rakibine övgü dolu sözler