Türkiye haftalardır uyuşturucu operasyonlarını konuşurken, geçtiğimiz 23 Nisan’da Muğla Dalaman’da yapılan bir uyuşturucu operasyonundan sonra öyle bir soruşturma açıldı ki, inanılır gibi değil.
Hakkında soruşturma açılan da 15 Temmuz gazisi, emekli Emniyet Müdürü Fatih Eryılmaz.
Eryılmaz, operasyonla ilgili polis hesaplarından gördüğü bazı paylaşımların ardından 30 Mayıs’ta sosyal medya hesabından şunları yazdı:

“Dün akşam yoldaydım. Mola esnasında okuduğum bir haber, artık hiçbir şeye şaşırmam dediğim ülkemde yine de şaşılacak cinsteydi. O sebeple not ettim ve teyit etme gereği duydum. 23 Nisan günü Muğla Dalaman’da narkotik birimlerinin 3 katlı bir villaya yaptığı uyuşturucu operasyonunda 100 küsur kök kenevir ve 30 kg esrar ve hassas terazi ele geçiriliyor. Kaçmaya çalışan uyuşturucu tacirleri şahıslar görevli arkadaşlarca yakalanıyor. Şahıslar sahil illerinde gayri meşru işlerle iştigal edip elde ettikleri kara para ile mal mülk edinen ve mafyacılık oynayan malum kişilerden. Başarılı operasyon valilik tarafından da takdir edilip haberleri yapılıyor, video sosyal medya hesaplarından yayınlanıyor. Buraya kadar her şey normal. Ancak operasyonu yapan polisler takdir beklerken Savcılık, operasyonu yapan polislerle ilgili gözaltı kararı çıkarıyor. Polisler savcılık talimatıyla jandarma tarafından gözaltına alınıyor ve geceyi nezarethanede geçiriyorlar. Ertesi gün mahkemeye çıkarılan polisler yurtdışı çıkış yasağıyla serbest bırakılıyor. Nasıl, filmlerde olsa film işte der geçeriz. Ama gerçek. Uyuşturucu aşiretinin polisi gözaltına aldırdığı yerde polis nasıl görev yapacak, halkın güvenliği nasıl sağlanacak.”
Sonunda da Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı ile bakanlar Yılmaz Tunç ve Ali Yerlikaya’yı etiketleyip, “Lütfen bu olayla ilgili müfettişlerinizi gönderin, şeffaf bir soruşturma yapın ve bu rezalete sebep olanları devlet hizmetinden uzaklaştırın. Devletin ve halkın güvenliğini sağlaması gereken makamlar uyuşturucu tacirlerine nasıl kol kanat gerer. Tuz kokmuş tuz. Konunun takipçisiyiz.” dedi.
Ne mi oldu?
6 ay sonra Köyceğiz Cumhuriyet Başsavcılığı, Fatih Eryılmaz hakkında o meşhur “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla 6 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılması talebiyle iddianame düzenledi.
İddianamede, Fatih Eryılmaz’ın o paylaşımına yer verildi; ama ufak bir eksiklikle... Eryılmaz’ın, Adalet ve İçişleri Bakanlarını etiketleyip, olayın araştırılmasını istemesinden söz edilmeyip öncelikle şu vurgulandı:
“Bu paylaşımın, ekran görüntüsü alınan tarihte 117 bin kişi tarafından görüntülendiği anlaşılmıştır.”
Devamında uyuşturucu operasyonunu yapan polislerin gözaltına alınmasına ilişkin şöyle denildi:
“Ceza Muhakemesinin 91. maddesine göre gözaltı talimatı Cumhuriyet Savcısı tarafından verilebilir. Şüphelinin Köyceğiz Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yürütülen şüpheli polis memurlarının ‘uyuşturucu aşireti’ tarafından gözaltına aldırıldığını, uyuşturucu sebebiyle hakkında soruşturma yürütülen şahısların siyasi bağlantıları olduğunu belirten dedikodudan ibaret, teyidi mümkün olmayan, kime ait olduğu belli olmayan hesapların paylaştığı bilgileri teyit etmeksizin paylaştığı anlaşılmıştır.”
Nihayetinde de; “paylaşımın görüntülenme sayısı değerlendildiğinde, halk arasında endişe ve panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç güvenliği, kamu düzeni ile ilgili bir bilgiyi kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yaydığı sonucuna varıldığı” bildirilerek, Fatih Eryılmaz’ın cezalandırılması istendi.
Olay Doğru mu Değil mi?
Uyuşturucu operasyonu yapılmış mı, yapılmış... Kaçarken yakalanan bir şüphelinin, “kolumu kırdılar, ama tutanağa kaçarken düştüğüm için kolumu kırdığımı yazdılar” suçlaması üzerine operasyonu yapan polisler gözaltına alınmış mı, alınmış... Fatih Eryılmaz’dan önce konuyla ilgili paylaşım yapanlar hakkında takipsizlik kararı verilmiş mi, verilmiş...
Ama işte bu iddianame üzerine Eryılmaz hakkında dava açıldı. Geçtiğimiz günlerde de Köyceğiz 2. Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Ankara’da talimatla ifadesi alındı. Eryılmaz, ifadesinde özetle şunları söyledi:
“Savcılık yaptığım paylaşımdaki cümlelerin belli kısımlarını alarak iddianame düzenlemiştir. Bu iddianameyi reddediyorum, hukuka aykırıdır. Burada bir suç uydurma vardır. 28 Mayıs’ta Köyceğiz Savcılığı, operasyonu yapan polisleri gözaltı kararıyla nezarete aldırmıştır. Bu konunun gerek basında gerek sosyal medyada yer almasından sonra üzüldüm ve haberi teyit ettikten sonra o paylaşımı yaptım. Halkı yanıltıcı bir bilgi paylaşmadım. Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanından müfettiş görevlendirilmesini ve soruşturma yapılmasını istememin, ne şekilde yanıltıcı bilgi yayma suçunu oluşturduğuna anlam veremiyorum. Öte yandan yapmış olduğum paylaşımla ilgili de herhangi bir şekilde kamu düzenini bozucu bir unsur oluşmamıştır. Yıllarca kamu düzeni için uğraş veren bir kişinin kamu düzeni bozucu eylemlerde bulunmayacağı aşikârdır.”
Uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınanların durumu mu?
Haklarında dava açılmış... Sadece bir şüpheli tutuklanmış... İddiaya göre, o da nasıl olduysa, cezaevinden izinli çıktığında firar etmiş!..
Neyse, biz yine de enseyi karartmayıp, “Türkiye bir hukuk devletidir” demeye devam edelim!..
Müyesser YILDIZ
9 Ocak 2026
Çok Okunanlar
Uyuşturucu ve grup seks skandalında yeni ayrıntılara ulaşıldı
İktidar cephesinde büyük şok!
Mehmet Akif Ersoy cezaevinde bakın ne yapmış!
'Görüntülenme sayısının 117 bin olması' suçu!..
'CHP'den AKP'ye bomba transfer!'
En düşük emekli maaşı belli oldu: Beklenen oldu!
Zam oranını saatler öncesinden duyurdular
Bebek Otel’de uyuşturucu ve fuhuş partileri
Kulisler hareketlendi! İktidardan 'liste sözü'
Ekol TV’ye yönelik kara para aklama soruşturması devam ediyor