Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
34,5635
Dolar
Arrow
32,3836
İngiliz Sterlini
Arrow
40,4880
Altın
Arrow
2463,0000
BIST
Arrow
9.492

Geçmişe umutla bakmak.

Umut gelecekle ilgilidir öyle değil mi? Gelecekten güzel şeyler umarız. O zaman başlığı yanlış mı attım acaba? Maalesef hayır. Söz konusu eğitim sistemi olunca geleceği umutla bakmak mevcut durumda mümkün değil. Eğitim ileri gideceğine sürekli geriye gitmekte. Onca eğitim bakanı onca hükümet bu kötü gidişi durduramamaktadır. Madem gelecekten ümidi kestik o halde biraz nostalji yapalım da eğitim adına umudu gelecekte değil geçmişte arayalım. 

Bu ülkede eğitim tarihi adına olumlu bir şeyden bahsetmek gerektiğinde akla ilk olarak Köy Enstitüleri gelir. Ben de sizlere Köy Enstitülerini Türkiyeli bir Yahudi genç kadın öğretmenin deneyimlerinden kendi ağzından aktarmak isterim.

“Çok güzel bir atmosfer vardı. Amerika’dan İran’a birçok ünlü isim Hasanoğlan’ı görmeye geldi. Memleket meselelerini düşünenler Hasanoğlan’ı çok ziyaret ettiler. Bir gün de İsmet Paşa’yla karşılaştım. O dönem Tercüme Bürosu vardı. İki öğrencim Bernard Shaw’un ‘’Pygmalion’’unu İngilizceden Türkçeye tercüme etmişler, ben de editörlüğünü yapmıştım. Çok beğenildi; hem kütüphanelere dağıtılmıştı hem de İngiltere’deki bir çeviri yarışmasına girmişti. Shakespeare’in ‘’Bir Yaz Gecesi Rüyası’’nı sahneye koyduk. Sahne düzenlemesini, oyundaki dansları birlikte tasarladık. Ders olmadığı zaman, kütüphaneye giderdim. Yardıma ihtiyacı olan öğrenciler de gelir İngilizce ile ilgili sorular sorarlardı. Çocukların bazıları benden büyüktü. Sanırım Musa’ydı; evli ve iki çocukluydu. Kızlara ne öğretmek icab ediyorsa o öğretilirdi. Ama umumi kültür vardı. Erkekler, kızlar aynı binada okurdu. Beraber her yere giderlerdi. Kadın erkek eşitliği orada çok mühim bir hadiseydi. Hasanoğlan’da erkek kız farkını hiç hissetmedim.

Her şeyi talebeler yapar hocalar da yardım ederdi. Tarlaya birlikte gider, maydanoz ekerdik. Yemekler hep enstitüde yenirdi. Hiçbir zaman bir hoca bir talebeden iş isteyemezdi. Sobamız vardı ama mesela bir talebeden onu yakması istenmezdi. Öğrencilerimden hiç saygısızlık görmedim. Ama bir gün Selahattin isminde, Hasanoğlan’a sonradan gelen bir öğrenciyi dinlemiyor diye sınıftan çıkardım. Mualla, ‘bir daha asla yapma, burada böyle bir usul yok’ demişti. Oysa benim okuduğum okullarda hep böyle yapılırdı. Sonra Selahattin benden af diledi. Herkesin asker gibi üniforması vardı. O kumaştan bulamayınca, üniformamı Ankara’dan aldığım basmayla kızlar dikmişti"

Bu anlatılanlar ne kadar muazzam değil mi? Düşünsenize öğrenciler İngilizceden çeviri yapıyor Shakespeare’in oyununu sahneliyor. Şu an bırakın devlet okullarını binlerce liraya öğrenci kaydı alan her türlü donanımın yer aldığı en pahalı özel okullarda bile böyle şeyleri öğrencilerden beklemek bir hayal. Ya işte bizim eğitim tarihimizde gurur duyacağımız böyle okullarımız vardı. Gelin görün ki şimdi neredeeennn nereeeyee. Bu ülkede güzel olan halka faydalı hiçbir şey uzun ömürlü olmaz bilindiği gibi Köy Enstitüleri de halka gereğinden fazla faydalı görüldü ki ilerleyen süreçte kapatıldı. Köy Enstitülerinin kapanmasıyla ilgili görüşlerini ise şöyle dile getiriyor idealist kadın öğretmenimiz: “Köy Enstitüleri kapatılmasaydı Türkiye bambaşka bir Türkiye olurdu. Mesela tarımdan vazgeçmezdik belki… İsmet Paşa’nın Köy Enstitülerini kapattığına inanmıyorum. Mecbur ettiler de kapatmıştır. Yoksa İsmet Paşa hiçbir zaman o sisteme karşı olmadı.”

Keşke keşke Köy Enstitüleri kapatılmasaydı da Anadolu aydınlanması tamamlanabilseydi. Biz de geçmişle avunmak yerine geleceğe umutla bakabilseydik. Bu vesileyle bu ülkeye böylesine bir deneyim yaşatan İsmail Hakkı Tonguçlara Hasan Ali Yücellere ve onların nezdinde Köy Enstitüleri için emek vermiş tüm eğitimcilere şükranlarımı sunuyorum. İyi ki var oldunuz iyi ki bu topraklardan geçtiniz.

Yazıda bahsi geçen idealist kadın öğretmen kim miydi? Söyleyeyim efendim kendisi Bella Eskenazi Hasanoğlan Köy Enstitüsünde öğrencilere İngilizce, Fransızca, Almanca, jimnastik ve bazen de coğrafya dersleri veren öğretmen olmayı çok seven ve öğretmenliğin hakkını veren Bella Eskenazi. Eğitim ancak idealist öğretmenler sayesinde ilerler Bella gibi öğretmenlerin çoğalması dileğiyle … Sen de iyi ki vardın Bella.