Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere o nesiller, o kadrolar, sadece eğitim hayatlarında öğrendikleriyle değil, yaşadıklarıyla, cephelerde gördükleriyle de çok erken olgunlaşmışlardır. Genelde Osmanlı modernleşme sürecinin, özelde ise eğitimdeki, hele de askeri okullardaki, ordudaki modernleşmenin de etkisiyle, Osmanlı Ordusu’nun son dönem kurmay kadrosu iyi yetişmiştir. Zaten bu kadro, Atatürk başta olmak üzere, Kurtuluş Savaşı’nı yapacak olan kadrodur.
O kuşak aynı zamanda siyasal, toplumsal, kültürel, entelektüel iklimden de etkilenmiş, beslenmiştir, her nesil gibi. Bu kapsamda Mustafa Kemal Atatürk’ün doğup büyüdüğü Selanik, sadece coğrafi olarak Avrupa’ya yakınlığıyla değil, toplumsal, siyasal, kültürel canlılığıyla, nüfus yapısıyla da büyük önderin yetişmesinde çok önemli yeri olan bir liman kentidir.
O dönemin siyasal arayışları, toplumsal çözülüşleri, ekonomik çöküşleri, ideolojik tartışmaları, örgütlü mücadeleleri, basın yayın faaliyetleri de asker – sivil kadrolar, öncü aydınlar üzerinde etkili olmuştur kuşkusuz.
Şüphesiz çok başarılı bir öğrencidir Mustafa Kemal, okumaya çok meraklı bir askerdir. Bilinebilen – bulunabilen 4 bin kitabı (Anıtkabir Derneği bunların listesini kitaplaştırmıştır 24 ciltte) yanlarına notlar alarak, yorumlar yazarak okumuştur.
Fakat Atatürk; tüm bunlardan ötesidir, fazlasıdır.
19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkan kararlılıktır, iradedir, özveridir, cesarettir Atatürk.
“Biz Anadolu’ya ne silah ne cephane götürüyoruz, biz ideal ve iman götürüyoruz” diyen bilinçtir Atatürk.
22 Haziran 1919’da Amasya Tamimi ile niyetini yurda ve dünyaya duyuran öncüdür Atatürk.
Meclis, 23 Nisan 1920’de açıldığında, başkent İstanbul ve Anadolu’nun pek çok yeri işgal altındayken, umudunu hiç yitirmeyen dehadır Atatürk.
1800’lü yıllar boyunca İngiltere ve Fransa’nın, sonrasında Almanya’nın Osmanlı Devleti’nin ekonomisi, ticareti, üretimi, siyaseti üzerindeki büyük etkisini bilen, bu nedenle Osmanlı’nın iktisadi bağımsızlığını, dolayısıyla da siyasi bağımsızlığını yitirdiğini saptayan devrimcidir Atatürk.
Siyasi, iktisadi, askeri, bürokratik yapının değişebileceğini, fakat en zor olanın toplumsal yapıdaki değişim olduğunu gören, bu değişimin sancılı, zorlu, yavaş olduğunu, güçlü dirençle karşılaştığını kavrayan ve zoru başaran halk önderidir Atatürk.
O nedenle Türkiye; toplumsal yapıda, değişimde, devinimde geldiği noktayı, Türk kadınının toplumsal, siyasal, ekonomik, bürokratik, akademik hayattaki varlığını, nitelikli insan gücünü, dünyayla rekabet eden her alandaki kişi ve kurumlarını, kültürde, sanatta ulaştığı düzeyi, yalnız ve ancak Atatürk’e, Cumhuriyet’e borçludur.
Çok Okunanlar
Bahçeli, Özel ve Kılıçdaroğlu ile telefon görüşmeleri gerçekleştirdi
Trump'tan sağlık kontrolü sonucu açıklaması
Trump’tan 'Meşruiyetin' ilk faturası mı?!
Bay Kemal'e ikinci çağrı
CHP'de Kurultay senaryosu netleşiyor
Ukrayna: Dünyanın siyasi fay hattı
Farkında mıyız!
BTP de 'Kılıçdaroğlu' kararını açıkladı
AKP'li Tayyar, partilerin bayramlaşma planları üzerinden 'ittifak' çıkardı
MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin CHP'ye 'tarihi çağrısı' ortaya çıktı