Tarihsel bir tunç yasasıdır; işgal edilmiş bir ülkede, yenilmiş bir toplumda, kurtuluşa ve savaşa öncülük edecek olan kişi, mücadelenin doğası gereği öncelikle, ağırlıklı olarak askerler arasından çıkar. Askerlik eğitimi almasa bile, sivil olsa bile, o öncünün askerliği çok iyi bilmesi şarttır.
Her zaman örgütlü olması ve daima iyi bir örgütçü olması beklenir. Aksi düşünülemez. Çünkü işgalci düşmanı silahla kovmaktan başka bir yol yoktur. İstisnaları olmakla birlikte, silahlı mücadeleye de, doğası gereği, çoğunlukla askerler liderlik ederler.
Savaş; tanımı gereği, askeri, siyasi, toplumsal, ideolojik, stratejik boyutlarıyla bir bütündür. Dahası, Marx’ın sözleriyle, “Her savaş, aynı zamanda bir iç savaştır”. Savaşın bu yönünü de unutmamak gerekir. O yüzden, kurtuluşa önderlik edecek, işgalci, emperyalist düşmanı yurttan kovacak lider, hem asker hem devrimci hem devlet adamı hem de halk önderi olmalıdır.
Türk Kurtuluş Savaşı düşünüldüğünde, dönemin koşullarında tüm bu özelliklere sahip tek kişi, Mustafa Kemal Paşa’dır. Bu nitelikleriyle öne çıkan başka da bir komutan yoktur zaten. Dahası, Atatürk; henüz Atatürk değilken, daha Atatürk olmadan çok önce, Selanikli Mustafa Kemal olduğu dönemde, genç bir subayken şekillenmiştir kişiliği ve karakteri.
Osmanlı Devleti’nin kaçınılmaz sonunu, çok genç yaşta görmüştür Mustafa Kemal. Yola Mustafa Kemal olarak çıkan, ardından Mustafa Kemal Paşa olan, sonra Gazi Mustafa Kemal Paşa, sonra da Atatürk olarak tarihe geçen büyük önderimizin, Kurtuluş Savaşı sırasında halk arasında Sarı Paşa veya Gazi Paşa olarak tanındığı, kongreler sürecinde Kongre Paşası olarak da bilindiği, 23 Nisan 1920’de Meclis açıldıktan sonra bazen Reis Paşa olarak selamlandığı da bilinir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk; askerdir. Devrimcidir. Devlet adamıdır. Kurtuluş Savaşı önderidir. Ulusal kahramandır. Devlet kurucusudur. Mazlum milletlere örnek olmuş, kurtuluş savaşlarına ilham vermiş bir kurtarıcıdır. Dilden matematiğe, fizikten coğrafyaya, edebiyattan müziğe, tarihten felsefeye dek çok geniş ilgi alanları, engin ve zengin entelektüel birikimi olan seçkin bir aydındır.
Cumhuriyetimizin 100. yılı, Atatürk’ün dünya tarihindeki aşılmaz ve aşınmaz önemini, asla şaşmayan öngörüsünü ve Türk Milleti’nin belleğinde ve yüreğindeki büyüklüğünü bir kez daha göstermiştir.
Çok Okunanlar
Üsküdar Marmaray’da panik anları
Victor Osimhen sezon açılışını yaptı
Sakin tatil arayanlara Türkiye’den 10 huzurlu ilçe
Eskişehir'de silahlı çatışma: Uzman Jandarma şehit oldu
Hayatta da bir hata payı vardır
Ankara'da Çankaya Belediyesi'ne operasyon!
Kılıçdaroğlu cephesinde cumhurbaşkanı adaylığı için sürpriz isim!
Oulai için Trabzonspor'a rekor teklif!
Şamil Tayyar'dan seçim hesabını değiştirecek çıkış
Dünya barışı için NATO!