Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
35,8436
Dolar
Arrow
32,9105
İngiliz Sterlini
Arrow
42,5815
Altın
Arrow
2535,0000
BIST
Arrow
11.089

Rus General Frunze'nin Türkiye anıları

Türkiye'yi daha iyi anlamak için sadece haber bültenlerini takip etmek yeterli değil. Çoğu zaman tarih kitapları ve çeşitli tarihi şahsiyetlerin anıları bir ülkenin çağdaş tarihini anlamanıza yardımcı olabilir. İkı yıl önce İzmir Kitap Fuarı'nda bir kitap dikkatimi çekti, daha doğrusu o kitabın yazarı, çünkü küçüklüğümden beri kitaplardan ve okuldaki tarih derslerinden duyduğum bir isim. Kitabın yazarı Mihail Frunze'dir. Bilmeyenler için Mihail Frunze, 1917 Rus Devrimi sırasında çok önemli rol oynayan Bolşevik bir lider, Kızıl Ordu'nun kurucularından, Sovyetler Birliği Komünist Partisi Merkez Komitesi üyesi, Devrimci Askeri Sovyet'in başkanı (o zamanlar Savunma Bakanlığı olarak anılıyordu). Mihail Frunze Bişkek'te (Kırgızistan'ın şu anki başkenti) doğdu. Babası Rumen asıllı, annesi ise Rus'tur.

Ama kitabına geri dönelim! Kitap, Rus Generalin Kasım 1921 - Ocak 1922 döneminde Türkiye'yi ziyaret ettiği gezi notlarından olu?maktadır. Ziyareti Türkiye'nin Batılı emperyalist güçlere karşı Kurtuluş Savaşı yıllarına denk geldi. Bolşevik Devrimi'ni Asya'ya ihraç etmek isteyen Sovyetler, önce Türkiye'den geçmeleri gerektiğini biliyorlardı. Batılı emperyalist güçlerin ortak düşman olması, Mustafa Kemal Atatürk ile Bolşevik lider Vladimir Lenin'i birbirine yaklaştırdı. Sovyet Rusya aynı zamanda Türkiye'nin siyasi ve ekonomik bağımsızlığını tanıyan ilk devletlerden biriydi. 

Mihail Frunze, Sovyet Rusya ve Ukrayna Türkiye Olağanüstü Yetkili Temsilcisi olarak Türkiye'ye gönderildi. Burada bir dostluk antlaşması imzalayacak ve Sovyet hükümetinin daha sonra Türkiye'ye göndereceği askeri ve mali yardımını nasıl yapılacağı konusunu çözecekti. 5 Kasım 1921'de Harkov'dan (şu anda Ukrayna’daki Rus ordusunun bombaladığı şehir) yola çıkan Frunze, 26 Ocak'ta Trabzon'a ulaştı, ardından Samsun, Çorum, Yozgat'ı takip ederek Ankara'ya ulaştı. Frunze, Türkiye ile Sovyet Rusya arasındaki ilişkilerin kurulmasına katkıda bulundu ve onun sayesinde Moskova Konferasında yardım olarak vaat edilen 10 milyon altın rublenin geri kalan 3,5 milyon rublesi 3 Mayıs 1922 Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümetine gönderdi.

General Frunze'nin gezi notlarında Osmanlı İmparatorluğu'nun son yıllarından Kurtuluş Savaşı yıllarına kadar olan döneme ait önemli ayrıntılar yer alıyor. İnsanları, şehirleri, köyleri, özellikle de Türk köylüsünü ve onların kırsaldaki oldukça zorlu yaşamlarını detaylı bir şekilde anlatıyor. Savaşın etkileri çıplak gözle görülebiliyor, çünkü Türkiye'nin tüm köyleri korkunç bir yoksulluğa sürüklenmiş.

Trabzon'a vardığında Frunze, Türkiye'de temel ihtiyaç maddelerinin aşırı yüksek fiyatları karşısında şaşırıyor ve Batum ve Harkov'in çok daha ucuz olduğunu söylüyor. Rus general, sokaklardaki çok sayıda çocuk dilenci karşısında da şok oluyor. Rusya'dan uzaklaşıp Bakü ya da Tiflis'e yaklaştıkça yoksulluğun da arttığını belirtiyor. Frunze, Samsun'da çoğu kadın ve 9-10 yaş arası çocuklardan oluşan 300 işçinin çalıştığı ve günde yaklaşık 11 saat çalışan bir sigara fabrikasını geziyor (REJİ sigara fabrikası, hükümet tarafından devralındığı o yıla kadar sigara üretiminde tekel olan bir Fransız şirketine aitti).

Ankara’nın bir ilçesi olan Keskin’e gelen Frunze, gece dondurucu soğuktan dolayı kaldığı otelde bile ısınamıyordu. Görünüşe göre 1921'de Türkler hala lezzetli çay hazırlamayı bilmiyorlardı. Yazar, diğer halklardan farklı olarak Türklerin lezzetli çay hazırlamayı bilmediklerinden ve bunun için özel bir çaydanlıklarının olmadığından söz ediyor. Çayı bir kasede çorba gibi kaynatıklarını ve sonuç olarak çok koyu bir çay içmek zorunda kaldıklarını belirtiyordu. Frunze, Türklerin daha sonra dünyanın en iyi çayını üretme, hazırlama konusunda uzman olacağını o yıllarda bilemezdi. 

Arnavut kaldırımlı yollarda yürürken taş aralığının fazla olması nedeniyle şikayet ediyor. Çünkü böyle bir yolda rahat yürünemiyordu. Atlar bile böyle bir yolda yürürken yaralanabiliyordu. Frunze, yöre halkından oldukça mütevazı bir yaşam tarzı süren, farklı şehirleri gezen, askerlerle olduğu kadar sıradan insanlarla da sohbet eden, halkının saygısını ve hayranlığını kazanan Mustafa Kemal Atatürk hakkında bilgiler öğrenir. Frunze, Türklerin oldukça büyük bir hasat elde ettiği toprağın kalitesizliğine hâlâ şaşırıyor. Ziyaret ettiği köylerde yoksulluğun büyük olduğunu, halkın neredeyse giyecek kıyafetinin olmadığını gördü. Dünya savaştan bıkmış görünüyordu, herkes bir an önce barış istiyordu.

Frunze, Türklerin ağırbaşlı insanlar olduğunu söylüyor. Son derece uysal ve nazik insanlar. Yemek masada servis edildiğinde tüm misafirlere yetecek kadar çatal-bıçak yoktu ama bu yoksulluk Türklerin saygılı ve sıcak davranışlarının gölgesinde kaldı. Resmi heyetin geçtiği bir köyde iki gencin düğününe tanık oldu. Damat 17 yaşında, henüz çocuk, gelin ise 15 yaşındaydı. Kıyafetler eski püsküydü ama Frunze'nin dikkatini çeken şey, damadın "sanki doğduğundan beri yıkamamış gibi" son derece kirli elleri oldu. Ayrıca alışılmadık gelen gelin ve damadın dans hareketleri. General Frunze, anlatımlarında kaldığı otellerden birinde bir gece "davetsiz misafirler" (pire veya biti kastederek) yüzünden bütün gece uyuyamadığını anlatarak bu belayla dalga geçmekten çekinmiyor ve retorik bir şekilde yerli mi yoksa başka bir yerden mi getirmiş olduğunu sorguluyor. Frunze, Türk çocuklarının soğuğa karşı direncinden etkileniyor. Neredeyse elbisesiz ve ayakkabısız, karda çıplak ayakla yürüyen, bu çocukların bu şartlara nasıl dayanabildiğine şaşırıyor. Bu çocukları gördükten sonra Türk askerinin savaşın zorlu şartlarına nasıl dayanabildiğini anlamış oldu. Yazar köylerde neredeyse hiç erkeğin bulunmadığını da belirtmeyi unutmuyor. Ya savaşta şehit olmuşlardı ya da hâlâ savaşıyorlardı.

Frunze'nin Türkiye gezi notları, Osmanlı İmparatorluğu'nun son günleri ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun ilk işaretleri hakkında eşsiz ve önemli bir bilgi kaynağıdır. Taksim Meydanı'ndaki Cumhuriyet Anıtı'nda, Mustafa Kemal Atatürk'ün hemen arkasında şükran ifadesi olarak General Frunze'nin heykeli bulunuyor. Atatürk'ün hemen arkasında iki devlet arasında işbirliği ve dostluğun kurulmasında önemli rol oynayan iki Rus generali Kliment Voroşilov ve diğer Mihail Frunze yer almaktadır.