Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
35,6507
Dolar
Arrow
32,8577
İngiliz Sterlini
Arrow
42,4601
Altın
Arrow
2544,0000
BIST
Arrow
11.086

CHP amblemi ve Devletçilik ok'unu boyamak

CHP Genel Başkanı Özgür Özel 5 Temmuz günü bir açıklama yaptı; “CHP’nin Devletçilik Ok’una iki renk kazandırmayı düşünüyoruz. Devleti yönetirken sürdürülebilir kalkınmayı ve çevre duyarlılığını temsil eden yeşil ve kadın-erkek eşitliğini temsil eden bir mor rengi. Değişimin altını dolduruyoruz” dedi.

Bu beyanatı defalarca okudum. Hala anlayabildiğimi söyleyemem.

Çünkü Devletçilik Atatürk döneminde 1932’den sonra uygulanmaya başlanmış bir “ekonomik modeldir”. 1932 yılına kadar yarı liberal bir ekonomik politika izleyen Cumhuriyet Hükumeti, kalkınmaya hız vermek için  Planlı Kalkınma dönemine geçmiş  ve devlet yatırımlarına ağırlık veren fakat özel sektörü de  tümüyle yasaklamayan bir kalkınma modelini uygulamaya sokmuştur. Sanayi Planının önsözünde de belirtildiği gibi amaç, özel teşebbüsün yetersiz kaldığı alanlarda memleketin ekonomisini devletin eline alması ve kalkınmanın kısa zamanda gerçekleştirilmesiydi.

Devletçilik Sistemi ne sosyalizme ne de liberalizme benziyordu. Atatürk’ün sözleriyle “bundan önceki nazariyeler, memleket için uygun görülmüyordu.” Dönemin Medeni Bilgiler Kitabında da bu yeni ekonomi modeli “ılımlı devletçilik” olarak adlandırılıyordu.

Diğer bir ifade ile Devletçiliğin o dönemde dünyada benzeri olmayan bir ekonomi modeli olduğu  açıktı.  

CHP’nin Devletçilik Modelinin, Kemalizm ile bütünleşen  özgün bir ekonomik model olduğu dünyanın önde gelen siyaset bilimcilerince de kabul edilmekteydi. 

Dünyaca ünlü siyaset bilimci Maurice Duverger şöyle diyordu;

“ Azgelişmiş ülkelerin Moskova ve Pekin etkisinde kalmamış olanları için doğrudan doğruya ve dolaylı olarak Kemalist sistem çok yönlü etkiler uyandırmıştır. Kemalizm, Kuzey Amerika ve Batı Avrupa rejimlerinde bulunmayan  nitelikleriyle Markizmin gerçek alternatifidir. Marksizm uygulamasına girmek istemeyen ülkeler, Batı demokrasisinde saptadıkları yetersizliklere çözüm getiren Kemalist Modeli tercih etmelidirler.”

Özetle günümüzde “karma ekonomi” adını alan  Devletçilik ilkesini temsil eden Ok,  özgün bir  ekonomik modeli işaret etmektedir.

 Ne yazık ki CHP, uzun yıllardır Devletçilik ilkesini eğip, bükerek ve onun ilkeleri arasında yer almasından adeta sıkılıp, utanarak liberal ekonomiyi kutsamak alışkanlığını sürdürmektedir.

Özgür Özel’in yaptığı son açıklama da bu kalıplaşmış sıkılganlığın ürünüdür. 

Son açıklamalar göstermektedir ki, Ok’un rengini değiştirerek dikkati toplumda albenisi olan çevreciliğe ve kadın-erkek eşitliğine çekmek gibi gülünç bir yönteme başvurulmaya çalışılmaktadır.  Böylece Devletçilik yeşile  boyanarak , çevre dostu, mora boyanarak da kadın-erkek eşitliğine duyarlı hale getirilecek ve buna “değişim” denilecektir. 

Ancak Devletçiliğin kadın-erkek eşitliği ile bağlantısını yorumlamaya benim hayal gücüm yetmedi. Çünkü Kadın-erkek eşitliği konusunda  en etkili mesajı veren bir Ok var; Laiklik Ok’u. Dilerim laiklik ilkesinin kimi kesimlerde yarattığı iticilikten kurtulmak için onu da mor rengine boyamaya kalkışmazlar. 

CHP’NİN AMBLEMİ CUMHURİYET İDEOLOJİSİNİN SEMBOLÜDÜR

CHP’nin amblemi boyama kitabı değildir. Cumhuriyet ideolojisinin anlamlı, tutarlı bir özetidir.

1933 yılında Gazi Terbiye Enstitüsü ve İsmail Hakkı Tonguç’un çalışmaları sonucu ortaya çıkmış ve Atatürk’ün titiz yorumları ile şekillendirilmiştir.

Tonguç, çalışmalarını Topkapı Sarayında yapmış, Osmanlı Ok’ları incelenmiş ve amblemdeki Ok’lar bir anlam bütünlüğü içinde sıralanmıştır.

Amblemdeki en uzun ve tek çentikli Ok’un Devletçilik Ok’u olması da kuşkusuz rastlantısal değildir.

Devletçilik Ok’u öncü Ok’tur ve o nedenle en uzun olanıdır. Ok’taki çentik ise hedefinden sapmamasını ve hedefe doğru hızla ilerlemesini sembolize eder. Ekonomik tam bağımsızlığın temsilcisidir ve devlet güdümündeki ulusal sermaye ile diğer Ok’ları harekete geçireceği anlayışı ile diğer Ok’lardan farklı tasarlanmıştır.

Devletçilik Ok’unun amblemdeki sırası da anlamlıdır. Üstünde yer alan Ok’lar ( Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Halkçılık) Halkın ve Milletin iradesinin Devletin üstünde yer aldığını sembolize eder.

Altında , 5. ve 6. sırada yer alan Laiklik ve Devrimcilik Ok’ları ise Devletin bu ilkeler üstünde yükseldiğinin, şekillendiğinin işaretini taşır.

İlkeleri temsil eden Ok’lar, birbiri ile ilişkilidir. 

Ok’ların alt kısımları (gez’leri) birbirine dokunmaz, yakın ancak eşit aralıklı, bağımsız hareket edebilme özgürlüğüne sahiptirler. Bu da ilkelerin güçlerindeki eşitliği simgeler.

Amblemin mesajı;  6 temel ilkenin birlikte, bütünlük içinde ileriye, geleceğe ve hedefe yol almalarının millete katacağı gücü göstermektir. Türkiye, geçmişten geleceğe, uygar dünyaya, onurlu ve tam bağımsız bir ulus olarak Ok hızıyla yol alacaktır. Amblem dinamizmin, ilerlemenin ve özgürlüğün sembolüdür.

İktidara yürüyüşte yapılacak onca iş varken, hiçbir siyasi partinin sahip olmadığı bir derinliğe ve anlama sahip olan 91 yıllık CHP Amblemine ve onun 6 Ok’una  dokunmak, onu farklı renklere boyamak nasıl düşünülebilir? Anlamak olanaksız. 

 CHP’nin Ok’larını farklı renklere boyamak,  yakın geçmişte olduğu gibi “Ulu Çınar, taze filiz” gibi alternatif semboller üretmeye  kalkmak değişim değildir.

6 Ok’lu CHP amblemi bizlere Büyük Atatürk’ün emanetidir. 

Özlenen “Değişim” CHP’nin duyarlı tabanına kulak vererek partimizin kuruluş ayarlarına dönmesini sağlamak ve  “Yeniden CHP” diyerek, topluma “Gerçek CHP’yi, Atatürk’ün Partisini “ armağan etmek olmalıdır.