Dünya faiz artırırken Ankara neden indiriyor?
Yapay zekâ rallisinin en büyük tehdidinin yeni bir teknoloji ya da düzenleme olacağı sanılıyordu. Bu hafta piyasalar, çok daha eski bir tanıdığı hatırlattı: Faiz. Alphabet üçüncü çeyrekte beklentilerin altında büyüdü. Hisseleri %12'yi aşan kayıpla, 20 yılı aşkın borsa tarihinin en sert günlük düşüşünü yaşadı. Amazon ve Intel de beklentileri karşılayamadı, Nasdaq vadeli kontratları %2 civarında geriledi. Herkes “Yapay zekâ balonu mu?” diye soruyor. Bence soru yanlış. Asıl soru şu: Ucuz paranın bittiği bir dünyada, borçla büyüyen bir devrim kaç çeyrek daha nefes alabilir?
Faiz Devrimi Boğar mı?
Alphabet son çeyrekte maddi duran varlıklara 51 milyar doları aşan yatırım yaptı. Veri merkezleri, çipler ve enerji altyapısı getirisini yıllar sonra gösteren harcamalardır. Böyle bir yatırımın bugünkü değeri, gelecekteki nakit akışlarının hangi oranla iskonto edildiğine bağlıdır. Faiz sıfıra yakınken hayal gücü yetiyordu. Şimdi nakit akışı zayıflıyor, harcama hız kesmiyor, iskonto oranı yükseliyor. Piyasa, teknoloji devlerinin harcamasını ilk kez gerçekçi bir bedelle fiyatlıyor.Binance’e yönelik siber saldırıda yaklaşık 6,3 milyar dolarlık varlığın etkilenmesi de zaten zayıf olan risk iştahına ek bir darbe oldu.
Fed’in Aralık Sınavı
Fed, politika faizini %3,75-4,00'da sabit tuttu. Ama bu bir gevşeme sinyali değil. Eylül’de 2023'ten bu yana ilk kez artıran Fed’in kararı 10'a 2 oyla alındı. Lisa Cook ve Beth Hammack, 25 baz puanlık ek artıştan yanaydı. Gerekçe enflasyon. Eylül’de PCE yıllık %3,6, çekirdek PCE %3,1 oldu. Çekirdek göstergenin üst üste ikinci ay %0,3 artması, baskının yalnızca enerjiden gelmediğini gösteriyor. Gümrük tarifeleri ve İran savaşı da enerji fiyatlarını yukarı itiyor. Fed Başkanı Kevin Warsh, kararı Aralık’a kadar gelecek verilere bağladı. Fed’in elinde yalnızca politika faizi yok, bir de gizli yardımcısı var: Tahvil Piyasası. Uzun vadeli faizler son aylarda yükseldi. Konut kredisinden şirket borçlanmasına kadar her şey pahalandı. Yani Fed artırım yapmadan da finansal koşullar sıkılaşıyor. Faturayı en çok, büyümesini borçla finanse eden yapay zekâ şirketleri ödüyor.
Avrupa’da Nöbet Değişimi
ECB faizi %2,5'te sabit tuttu. Haziran ve Eylül’de 25'er baz puan artıran banka, 17 Aralık için kapıyı açık bıraktı. Tam bu noktada kadro değişiyor. Christine Lagarde, 7 Şubat 2027'de görevi bırakacağını açıkladı. Dünya Ekonomik Forumu başkanlığı için güçlü aday olarak anılıyor. Isabel Schnabel Ocak’ta IMF’ye geçecek, Başekonomist Philip Lane’in görev süresi Mayıs’ta bitiyor. Koltuk için Klaas Knot ile Pablo Hernández de Cos öne çıkıyor. Sıkılaşma döngüsünün ortasında bu kadar kapsamlı bir yönetim değişimi, piyasaya alışık olmadığı bir belirsizlik katmanı ekliyor.
Ankara’da İhtiyatlı Faiz İndirimi
Dünyanın iki büyük merkez bankası sıkılaşma mesajı verirken TCMB, 22 Ekim’de politika faizini 100 baz puan indirerek %37'den %36'ya çekti. Dün yayımlanan PPK özeti, bu kararın arkasındaki mantığı gösteriyor. Özete göre son veriler, enflasyonun ana eğilimindeki gerilemeyi teyit ediyor. Eylül ayında aylık enflasyon %1,84 oldu, yıllık enflasyon 1,78 puan gerileyerek %29,73'e indi. Ancak bu düşüşte mekanik bir etki var: Vakıf üniversitesi ücret artışları geçen yıl eylülde tek seferde yapılmıştı, bu yıl ağustos ve eylüle yayıldı.Yani rakam göründüğü kadar parlak olmayabilir. Merkez Bankası da bunun farkında: Ekim’de gıda ve enerjinin aylık enflasyonu yukarı çekebileceği, hizmet enflasyonunun da yükselmesinin beklendiği belirtildi.
Faiz Makasının Bedeli
Mesajın en önemli kısmı, adımların büyüklüğünün ve zamanlamasının toplantı bazında, ihtiyatlı biçimde belirleneceği vurgusu. Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olursa duruşun yeniden sıkılaşabileceği de açıkça söylendi. Yani indirim, bir yol haritası değil, bir izin: Veri elverdiği sürece geçerli.
Küresel tabloyla yan yana koyunca denklem netleşiyor. Dışarıda faiz yükseliyor, teknoloji hisseleri satılıyor, risk iştahı daralıyor. İçeride ise faiz indiriliyor. Bu hem fırsat hem sınav. Borsa İstanbul’un yarım işlem gününü yatay kapatması da bu yön arayışını özetliyor. Teknik tarafta 11.250-11.300 direncini izlemeyi sürdürüyoruz. Ama bu seviyelerden daha belirleyici olan, küresel iştahın seyri.
Önümüzdeki Takvim
Gözler artık üç tarihte: ABD enflasyon verileri, ECB’nin 17 Aralık toplantısı ve Merkez Bankası’nın yılın son PPK’sı olan 10 Aralık. Üçü de aynı soruya cevap verecek: Pahalı para, bu hikâyelerden hangisini ayakta bırakacak? Teknoloji devrimleri hikâye ile başlar, sermaye maliyetiyle sınanır. Ucuz paranın dönemi kapanırken bakılacak soru değişti: Hangi yatırım, hangi ekonomi pahalı parayla da yürüyebiliyor?