Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
51,4850
Dolar
Arrow
44,4973
İngiliz Sterlini
Arrow
58,7512
Altın
Arrow
6806,2388
BIST
Arrow
10.729

Döne döne değişim...

Bireyde değişim, ailede değişim, toplumda değişim, doğada ve dünyada değişim...

75 yaşına gelmekte olan şanslı bir dünyalı olarak, her alanda, her safhada yaşanan değişimlerin pek çoğunu yaşadım ve hala yaşıyorum. 

29 Temmuz 2025 yılında geçirdiğim ağır trafik kaza sonrası yeni sahip olduğum elektrikli aracım ile Fethiye Göcek tarafına doğru ilk yolculuğuma çıktım. Yolu bitirmem için aracımın yeterli elektriği yoktu. Elektrikli araçların elektrik şarj istasyonları yeni yeni çoğalıyor. 

Sabah yola çıkmadan, Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü önündeki şarj istasyonuna geldim. Yeni ve farklı bir firmanın şarj istasyonu, orasına bak buradan bak, şarj istasyonunun üstündeki uyarı "telefonunuza firmanın uygulamasını indirin" diyor. İşlem biraz zaman alıyor ama kısmen başardım. Yok kredi kartı, o olmadı bu olmadı. 1-2 saat geçiverdi şarj istasyonun önünde. Soracak bir kimseler de yok. Şarj istasyonun üstünde bir telefon numarası, tuşluyorum ve karşıma bir robot çıktı. Alo alo... robot ne anlar alodan. O bildiğini okuyor. Sırada bekleyen 7. kişisiniz, beklettiğimiz için özür dileriz v.s, v.s.. 20 dakika oldu 7. sıradan 6. ya gelemedik. Ah ah bir akaryakıt istasyonuna uğrayıp pompacıya benzin yada mazot doldurtup gitmek varken, bulduk başımıza derdi, beleyı. Ben, araba ve şarj istasyonu başbaşayız. Bir de robot... Çık çıkabilirsen işin içinden, kolay mı? Kolaysa gel sen yap.. Anti depresan mı alsam? Yok yok olmaz yola çıkacağım...

Değişimi yaşamak, değişime ayak uydurmak, kısacası değişmek zor. Ama olsun vaz geçmek yok. Aracımın şarjı az da olsa yola çıktım. Büyük bir petrol istasyonunda şarj ederim. Bilen birileri bulurum elbet. Torbalı kavşağına gelmeden, araçtan her 3-5 dakikada bir "şarjın bitiyor aman dikkat et yolda bırakma beni" diyor. Araç bile kendini düşünüyor. Beni düşünen yok. Şarj bitti bitecek. Ekran şarjın düştüğünü yüzde ile gösteriyor. % 4 kaldı %3'e indi diye.

Zar zor attık kendimizi Selçuk Belevi Sağlık köyü yakınlarındaki benzin istasyonuna. 

Hemen istasyonun yakınındaki şarj ünitesine yanaştım. Farklı bir şarj şirketinin istasyonu... Programını telefonuma indirdim. Ben de değişime ayak uyduruyorum ya... Şirket merkeziyle iletişim kolay oldu. Kısa bir robot görüşmesi sonrası. telefonun ucundaki bayan güzel güzel rehberlik yaparak şarjımızı başlattık. Şarj sürasini ekran 2 saat 20 dakika olarak gösteriyordu. Epey zaman alacak!

Ne edelim bekleyeceğiz. Kitap da almamışım okuyayım. Gazete de yok ortalıkta, satılmıyor. Gazete okuyan mı kaldı?! 

Bütün dünya cep telefonunda, eğer şarjı varsa ve internete de ulaşabiliyorsan. Oturdum bir kenarda TRT Türkü kanalını buldum ve dinliyorum. Türküleri severim. Bir toplumun geçmişi ile en iyi bağ kuran türkülerdir. 

Telefondaki radyo istasyonunda sunucu Turhan Alıcı ile röportaj yapıyorlardı. Daha öncelerden adını duyduğum bir sanatçı. Sarıkamışlı. İki Köy Enstitülü öğretmenin küçük çocuklarından biri. Çocukluğunda ailecek çalınan mandolin ve diğer sazların arasında büyümüş. Gümümüzün çok değerli Anadolu sanatçılarından biridir. Bir başka açıdan bakarsak eğitimin ve çalışmanın başarısı, ailesel değişimin gücü. 17 Nisan Köy Enstitülerin Anadolu'daki o inanılmaz değişimin ürünü.. 

Bu arada 17 Nisan Köy Endtitülerinin 86. yılı kutlu olsun. 

Radyodaki spiker sanatçı ile yapılan sohbet ile türküleri dinlerken şarjın %77'lere geldiğini gördüm. İçimden yeter deyip aracı şarj aletinden kurtarmaya çalıştım. Aha... şarj sonlanmıyor. Şarj bağlantısını çıkarmaya çalışıyorum. Ekranda "uygulamanızdan şarjı durdur" uyarısı veriyor. Hemen cep telefonumu aldım. Aa hayret... türküleri dinlerken telefonun şarjı bitmiş. Aracın içine giriyorum. Yeni bir uyarı "araba şarj olurken elektrikli alet kullanılmaz tehlikelidir" diyor. İçimden vay anasına deyip toparlanıyorum.

Karşıdaki istasyona bitişik kafe markete giriyorum. "Kusura bakmayın elektriklerimiz kesik" yanıtını alıyorum. Benzin istasyon marketine girince bir priz bulup telefonumun şarj kablosunu taktım. Beklerken bir çay sipariş ettim. Yandaki tezgahlar kız, bana çay veren garsona doğru dönerek herkesin duyacağı şekilde "2 ay 5 gün kaldı" deyince, bende pek meraklı Naciye misali sordum. Nedir bu söylediğin? Kız "düğünüm var da" yanıtlayarak ve tebessümle "Sizi de beklerim. Belevi’nde.." açıklamasını yapıp işine dönüverdi. Cilveli kız da değişimi bekliyor?...

Telefon az da olsa şarj olduktan sonra, uygulamadan aracın şarjını durdurabildim. Şarjı %97 ve menzil 444 km ile yola çıktım.

Radyomu açtım, pardon tuşladım... Saat 16 haberlerini veriyorlar. Macaristan'daki muhalefetin "demokrasiye dönüş ve değişimdeki" büyük başarısını duyuruyordu. Trump, Putin ve Netanyahu otokrasisi kaybetti. Demokrasi kazandı. Halk kazandı.

Gönülden kutlarım Macar Halkını… 

Kısa haberlerden sonra Turhan Alıcı'nın röportajı devam etti.  Son parça "Döne Döne/ Bahar gelsin" i dinlerken Kastamonulu Necati'nin bir günde Osmanlı sarayında en ünlü şairi yapan " Döne döne gazeli" gözümün önüne geldi.  Divan şiirinin unutulmaz şairlerinden Baki başta olmak üzere 10'larca şaire ilham kaynağı olduğunu anımsadım. Turhan Alıcı'nın "döne döne" si ile Necati'nin " Döne döne gazeli arasında bir bağlantı varmı? Bilmem? Burası Anadolu, türkülerin anasının yurdu... 

Geçmişten günümüze Türkülerin, Anadolu kültürünün gücünü gösterdiğini düşündüm.

Geçtiğimiz yılların baharlarıyla bugün içinde yaşadığımız bahar aynı mı? Değişim yaşamın taze kanı. Değişim ve değişimleri yaşamak ne güzel. 

Köşem daralıyor. Türkünün sözlerini paylaşmak isterdim. Yerim kalmadı. Turhan Alıcı'nın "Döne döne/ Bahar gelsin" parçasını Youtube da dinlemenizi öneririm... 

Sağlığımızda türkülerin apayrı bir yeri vardır. Müziksiz kalmayın...