Atatürk’ü küçük gören ve onun mücadelesinin, hamlelerinin başarısızlıkla sonuçlanacağına inanan Türk Edebiyatçı Refik Halid Karay, Şubat 1920’de İstanbul’da Alemdar’da şu dizeleri yazdı:
“Anadolu’da bir patırtı bir gürültü, kongreler, beyannameler filan...
Sanki bir şey yapabilecekler…Blöf yapmanın sırası mı şimdi?
Hangi teşkilatın ne gücün var! … Bu ne hayal!
Kuzum Mustafa sen deli misin!”
Ancak “deli” denilen Mustafa Kemal Paşa, harap ve bitap bırakılan Türk milletini küllerinden yeniden yaratacak, Refik Halid ise Cumhuriyetin ilanından sonra 150’likler listesi ile Milli mücadele karşıtı yazıları ve faaliyetleri sebebiyle yurt dışına sürgün edilecekti.
Refik Halid, sürgün bulunduğu Beyrut’da yaptığı hataları anlayacak, Atatürk devrimlerini savunur hale gelecektir. Artık gazeteler aracılığı ile Beyrut’dan özür mektupları yazıyordu.
Atatürk, ünlü edebiyatçıyı yurt dışında da takip ediyordu. Haziran 1938’de 150’liklerin bir bölümüne af çıktı. Refik Halid ilk dönenlerdendi. Geldikten sonra pişmanlığını ölene kadar gösterdi, anlattı. Atatürk ile ilgili pek çok yazı kaleme aldı.
Biri şöyledir;
Yurda döndüğümde ben, yeni Türkiye Cumhuriyetini gelişip palazlanmış genç bir delikanlı olarak buldum. Ve bağrıma öyle bastım. İşte bu gidiş ile dönüş arasındaki farkı Atatürk’e borçluyum.
Ben ne yazık ki Atatürk’ü göremeyen tanıyamayan bir adamım. Hatta zamanında Atatürk’ün kudretini göremeyen nüfuzunu tanımayan adam da bendim.
Yabancı ülkede bana değil en inatçı geri kafalı bir muhalife bile Atatürk, Türk olmanın gururunu zorla taşıttı. Ve onu gönderdiği gurbette, gurbetten çok fena olan milli miskinlikten kurtardı.
Ben o milli gurur ile yaşadım. Ve belini doğrultmuş vatanıma o sayede beli bükülmemiş, dinç ve şevkle döndüm.
Dünyayı kaplayan milli kalkınma ruhunu seyrederken farkında olmayarak benim gönlümde onun nuru ile doluydu.
Var ol Atatürk, Sağ ol Atatürk. Zira senin varlığın senin yolundan giden ve gidecek olanlarla yine yerindedir. Sağlığın ise sapasağlam. Bıraktığım biletimin sağlam bünyesidir.
Herkese Refik Halid gibi sağlığında Atatürk ve Atatürk Cumhuriyetinin faziletlerini idrak edecek bir ömür dilerim.
Çünkü onun sayesinde bu Cumhuriyetin bir evladı olmak şereftir. Çünkü Cumhuriyet Atatürk’ün en büyük eseridir.
Cumhuriyet Bayramınız kutlu olsun.
Çok Okunanlar
Jesus'tan Ali Koç hakkında şok itiraflar
İmamoğlu’ndan mahkeme başkanına çağrı
Kafe yöneticisine Atatürk Barış Ödülü vermek!..
Emperyalizme karşı en büyük güç: Millî Birlik
Dağ deyip geçmemek lazımmış...
Savaş kırmızı bir İran halısında Oscar'lık bir film değil
Ersan Şen'den 'tapu' gündemine dair 'orijinal değil' çıkışı
İran-Amerika savaşı sürerken, Türkiye üzerinden silah geçişine yeni düzenleme
18 Mart 1915’in 111. yıldönümünde postmodern Navarin Baskını üzerine düşünceler
İmamdan 'namaz kılarken 'Azdavaylı Safiye' çalıyor' tepkisi