İran, İslam Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bu yana en ağır ekonomik krizlerinden birini yaşamaktadır. Ülke, yıpratıcı protestolar, siyasi baskılar ve belirsiz bir gelecek tablosu ile karşı karşıyadır. Derinleşen ekonomik sorunlar, Riyal’in dolar karşısında değer kaybetmesi, yüksek enflasyon, artan yaşam maliyeti ve baskılar toplumsal huzursuzluğu artırmıştır.
Bu sürecin en somut göstergelerinden biri, Tahran Kapalı Çarşı esnafının vergiler, yüksek enflasyon ve piyasadaki ekonomik durgunluğa yönelik tepkileriyle başlayan protestolar olmuştur.Kısa sürede başka şehirlere yayılan bu protestoların üniversitelere kadar ulaşması, yaşanan krizin ülke geneline yayılma potansiyelini gözler önüne sermiştir. Bu tablo, son yıllarda İran’ı sarsan protesto dalgalarına benzer şekilde, daha geniş çaplı bir toplumsal krizin eşiğinde olunduğuna dair endişeleri artırmaktadır.
Günlük Hayatta Krizin Derinliği
Ekonomik krizin etkileri, toplumun günlük yaşamında da belirgin hale gelmiştir.Temel gıda fiyatlarındaki sürekli artış, süt, süt ürünleri ve et tüketiminin azalmasına neden olmuştur. Özellikle toplumun geniş kesimlerinin ete ulaşması ise oldukça zorlaşmıştır. Buna ek olarak kamu çalışanlarının ve emekli maaşlarının hızla erimesiekonomik krizin boyutunu açık biçimde ortaya koymaktadır. Resmi verilere göre enflasyon %40 iken maaşlara yapılan %20’lik artış tepkileri daha da artırmıştır.
Bu ekonomik tabloya eşlik eden uzun süreli kuraklık ve elektrik kesintileri de krizi daha kırılgan hale getirmektedir. Bu durum, toplumdaki memnuniyetsizliğin kısa vadeli olmayacağını göstermektedir.
Sokaktaki Öfke
Ekonomik baskılar, siyasi çıkmaz ve toplum ile yönetim arasındaki gerilimin tırmanması İran’daki mevcut durumu daha da karmaşık hale getirmiştir. Yurt dışındaki muhalif hareketlerin söylemleri de bu süreci etkileyen unsurlar arasında yer almaktadır. Esnafın öncülük ettiği protestolarda “Diktatöre ölüm”, “Ne Gazze ne Lübnan, hayatım İran için” sloganları öne çıkmıştır. Protestoların ülke geneline yayılmasıyla birlikte ise “Bu yıl kan yılı, Seyyid Ali düşecek”, “Rıza Şah ruhun huzur içinde”, “Bu son savaş, Pehlevi geri dönecek”,“Yaşasın kral” ve“Başörtüye hayır, baskıya hayır, hep birlikteyiz, eşitlik ve özgürlük” gibi rejim değişikliği çağrıları içeren sloganlar da duyulmuştur.Bu gelişmeler, toplumsal bölünme ile ekonomik ve siyasi yıpranmanın derinleştiğini gösterirken, İran’ın bu krizleri atlatıp atlatamayacağına ilişkin soru işaretlerini de artırmıştır.
İç Dinamikler ve Dış Zamanlama Tartışması
Son protestolar, büyük ölçüde dış müdahalelerden çok toplum içinde biriken taleplerin sonucu ortaya çıkmıştır. İran, yıllardır çözülemeyen ve giderek derinleşen finansal sorunlarla karşı karşıyadır. Geçim sıkıntısı, toplumsal kısıtlamalar, yaygın yolsuzluk algısı ve kuraklık, toplumsal huzursuzluğun temel nedenleri arasında yer almaktadır. Her ne kadar İran’ın içinde bulunduğu durum zaman zaman dış güçler tarafından istismar edilmek istense de protestoları yalnızca dış müdahalelerle açıklamak, İran toplumunun yaşadığı somut gerçeklikleri göz ardı etmek anlamına gelmektedir.
Bu çerçevede dikkat çekici bir diğer husus, protestoların İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ABD ziyaretiyle eş zamanlı olarak gerçekleşmiş olmasıdır.Bu zamanlama, çeşitli yorumlara yol açsa da protestoların İran’ın kendi iç ekonomik ve toplumsal sorunlarından kaynaklandığı gerçeğini değiştirmemektedir.
Yönetimin Sınavı ve Pezeşkiyan Faktörü
İran bugün kritik bir dönüm noktasındadır. Yönetimin önceliğini İslam Cumhuriyeti’nin devamlılığına vermesi, krizin çözümü açısından gerekli olan kapsamlı yapısal reformların yetersiz kalmasına yol açmaktadır. Bu durum, ekonomik ve toplumsal sorunların kalıcı biçimde çözülmesini zorlaştırmaktadır.
Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın protestolara yönelik izlediği politika bu noktada önem taşımaktadır. Protestocuların taleplerini meşru olarak nitelendirmesi, protestocularla empati kurarak onları isyancı olarak tanımlamaktan kaçınması, Merkez Bankası başkanını değiştirmesi, bütçenin revize edilmesi gerektiğini kabul etmesi, hükümetin tansiyonu düşürmeye yönelik bir çaba içinde olduğunun göstergesi olarak değerlendirilebilir. Ancak Pezeşkiyan’ın güvenlik güçleri üzerindeki yetkisinin sınırlı olması, protestolara yönelik güvenlik önlemlerinin hükümetin tam denetimi altında olmadığını göstermektedir.
Sonuç
İran bugün yalnızca ağır bir ekonomik krizle değil, aynı zamanda belirsizlikle karşı karşıyadır. Resmi verilere göre %40’a ulaşan yüksek enflasyon, artan işsizlik, hükümetin uyguladığı ekonomik paketlerin yetersizliği ve para biriminin değer kaybetmesi İran’da hayatı durma noktasına getirmiştir. Son protestoların da gösterdiği üzere hem toplum hem de hükümet zorluklarla karşı karşıyadır.
Toplumda giderek derinleşen gelecek kaygısı ve umutsuzluk, yüksek fiyatlar karşısında hükümetin alacağı kararların kısa vadede halkı memnun etmesini zorlaştırmaktadır. Bu nedenle önümüzdeki günlerde protestoların farklı biçimlerde ve boyutlarda devam etme olasılığı güçlüdür. Hükümetin ekonomik ve sosyal şartları düzeltecek yeni programlar geliştirmesi gerekmektedir. Ancak ekonomik, sosyal ve ideolojik problemlerin derinleştiği bu süreçte böyle bir düzenleme zor görünmektedir.
İran’daki mevcut tablo, ekonomik kriz ile siyasal meşruiyet sorununun birbirini beslediği kırılgan bir sürece işaret etmektedir. Yönetimin sınırlı reform adımları kısa vadede tansiyonu düşürebilse de yapısal sorunlar çözülmedikçe toplumsal huzursuzluğun kalıcı biçimde sona ermesi zor görünmektedir.
Bu nedenle İran, önümüzdeki dönemde ya kontrollü bir istikrar arayışına yönelecek ya da ekonomik ve siyasal baskıların iç içe geçtiği yeni protesto dalgalarıyla yüzleşmek zorunda kalacaktır.
Çok Okunanlar
AKP'li Şamil Tayyar'dan Sadettin Saran açıklaması: Fenerbahçe şampiyon olursa...
Güllü'nün ablasından çok konuşulacak Tuğyan açıklaması
Uludere faciası hakkında yeni iddialar!..
Erdoğan sonrası döneme hazırlandığı iddia edilmişti
Garipoğlu’nun Boğaz’daki yalısının şifresi
Yeni yılla birlikte mevduat faizleri de güncellendi
Ünlü influencer'dan itiraf geldi: Partilere katıldım, uyuşturucu ikram edildi!
Murat Ağırel çocukları üzerinden yapılan aşağılık tehditlere isyan etti
Mehmet Akif Ersoy soruşturmasında yeni bir ayrıntı daha dosyaya girdi
Sadettin Saran için 5 ihtimali sıraladı